Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Ayancık'tan Haberler Ayancık ‘Kudüs için biz de buradayız’ dedi

Ayancık ‘Kudüs için biz de buradayız’ dedi

e-Posta Yazdır PDF

Geçtiğimiz günlerde ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul ettiğini ilan etmesi, başta ‘İslam İşbirliği Teşkilatı’ üyeleri olmak üzere bütün dünyada tepki ile karşılandı. Dünyanın çeşitli yerlerinde ve ülkemizde yoğun bir şekilde protesto edilen bu karar için Ayancık’ta da 15 Aralık 2017 Cuma günü saat 13.30 da ‘Cumhuriyet ve Demokrasi meydanı’nda bir etkinlik gerçekleştirildi. Suskun dünyaya gür ses olmak ve Kudüs’e sahip çıkmak için; Kaymakamlık, Belediye ve mecliste grubu bulunan AkParti, CHP ve MHP ilçe teşkilatları ile ilçedeki sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir platform tarafından organize edilen toplantıyı düzenleyen tertip heyetinde yer alanlar;

Ayancık Kaymakamlığı, Ayancık Belediyesi, Adalet ve Kalkınma partisi İlçe Başkanlığı, Cumhuriyet Halk Partisi ilçe Başkanlığı, Milliyetçi Hareket Partisi ilçe Başkanlığı, Ayancık Şoförler ve Otomobilciler Derneği, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen, Diyanet-Sen, Türk Diyanet-Sen, Eğitim Bir-Sen, Türk Kızılayı, AyancıkTürkiye Sakatlar Derneği, Ayancık Muhtarlar Derneği, Ayancık Emekliler Derneği, Ayancık Esnaf ve Sanatkârlar Derneği, Ayancık Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Ayancık Küçüksanayi Yapı Kooperatifi, Önder İmam Hatipliler Derneği, Din Görevlileri Derneği, Diba-Der isimli resmi ve sivil toplum örgütleri.


Önder Erdoğan’ın sunuculuğunda saat 13.30 da İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlayan toplantı, bütün toplum birimlerinin ortak görüşünü yansıtan bir bildiri ile devam etti. Ertunç öğretmen’in okuduğu bildiri sık sık sloganlarla kesildi. Sloganlarda; “AYANCIK AYAKTA, FİLİSTİN’İN YANINDA”, “KUDÜS ONURUMUZDUR”, “KAHROLSUN İSRAİL, KAHROLSUN ABD” nidaları göğe yükseldi.

Daha sonra Ayancık Müftüsü Ömer Ergül tarafından yapılan dua ile proğram sona erdi.


"BASIN AÇIKLAMASI:

Kıymetli Ayancıklılar!

Bugün buraya ABD’nin Kudüs ile ilgili almış olduğu kararı protesto etmek için toplanmış bulunuyoruz.

Bilindiği üzere ABD Başkanı Trunp, Kudüs’ü israil’in başkenti olarak tanıdığını açıkladı. Kudüs’ü israil’in başkenti olarak tanıma kararı 1995 yılında Bush döneminde alınmıştı. Ancak ABD başkanları, kararda tanımın altı aylık sürelerle ertelenebileceğine dair ek maddesine dayanarak, 22 yıl boyunca bu kararın hayata geçmesini ertelemişlerdi.

Trump ise, seçim kampanyası sırasında bu kararın kağıt üzerinde kalmasına son vereceğini ve ABD’nin “Kudüs’ün israil’in başkenti olması kararını hayata geçireceğini “ vaadetmişti. Bu kararın verilmesinin arkasında çok çeşitli nedenler vardır.

Bizler de biliyor ve inanıyoruz ki;

İnanç ve adanmışlığa ev sahipliği yapan Kudüs, tüm semavi dinlerin ortak mekânıdır. Peygamberimizin miraca çıktığı ulvi bir mekân, Hakka açılan kapı, zulme karşı direniş, ilk kıblegahımız, ilk istikametimiz olan Kudüs’e sahip çıkmak, Hakkın ve adaletin mücadelesini vermektir.

Kudüs’ün Müslümanlar için ilk kıblesinin olmasının yanında sevgili peygamberimizin miraca çıktığı şehir olmasından ötürü de önemli ve kutsal bir topraktır. Kudüs hepimizin göz bebeği Müslümanların namusudur. Buranın ABD başkanı Trump tarafından İsrail in başkenti olarak ilan edilmesi kararını kesinlikle kabul etmiyor, Müslümanlar üzerinde oynanan bu oyunu hep birlikte bozacağımızı ifade etmek istiyoruz. Son zamanlarda o bölgede yaşanan sıkıntılar göz önüne alındığında verilen bu kararın oradaki tansiyonu yükseltmekten başka bir işe yaramayacağı aşikârdır.

Göreve geldiği günden buyana İslam düşmanlığı sergileyen ABD başkanı Trump son hamlesi ile hadsizliğin, saldırganlığın ve hukuksuzluğun sınırlarını zorlamıştır. Müslümanların ilk kıblesi olan Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması affedilemez bir hatadır. Bir yandan gönül coğrafyamıza ölümler yağdırılırken, bir yandan da kutsallarımız çiğnenip topraklarımıza el uzatılmaktadır. Hadsizliğin saldırganlığın ve hukuksuzluğun geldiği son nokta olarak siyonizmin bu devirdeki kullanışlı piyonu Trump aracılığıyla ilk kıblemiz Kudüs’ümüzü işgalci İsraillilerin Siyonist emelleri doğrultusunda başkent ilan etme cüretinde bulunmuşlardır.

İlk kıblemizin bulunduğu Kudüs, dolaysısıyla Filistin 1948 yılından beri büyük İsrail projesi çerçevesinde adım adım işgal edilmiştir. TV’lerde naklen Müslüman semtleri bombalanırken masum kadınlar, masum erkekler masum çocukları dünyanın gözü önünde, cami avlusunda katledilirken bunu yapan Siyonist zalimleri, emperyal silah tüccarları olan müttefikler şımarıklıkla nitelendirip şirin göstermeye çabalamıştır. Bu açıkça söylemek gerekirse en hafif tabiriyle alçaklıktır, namussuzluktur.

Kendilerini dünyanın efendisi dünyanın diğer kalanını da kölesi olarak görenlerin ortaya koydukları uygulamalarla İslam dünyasını yıpratmaya çalışmaktadırlar yaptıklarının bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Şu açıkça bilinmelidir ki New York’un bir gece aydınlanması için tüm gönül coğrafyamızı ateşe atanlar Kudüs’ün karanlığa gömülmesinin sonuçları çok ağır olacaktır. Tarih bize göstermiştir ki Thedor Herzl’in rüyası ile hareket edenler bu çağın Selahaddin’lerini  hesaba katmazlarsa acı bir kabusla uyanacaklardır. Şimdi İslam coğrafyası üzerinde yeni üretilen silahların tatbikatının yapılmasına göz yuman kimseye hesap verme gereği duymadan çocukları öldürülen kadınların, namuslarına tecavüz edilen ilk kıblesine el uzatılan İslam dünyasının mensuplarına sesleniyoruz;

Daha neyi bekliyorsunuz. Daha ne kadar kendi kardeşlerinize ümmetin meselelerine sağır dilsiz kalacak görmezden geleceksiniz. Filistin dar bir coğrafyada bulunan bir takım insanların meselesi değil tüm İslam aleminin namusudur. Dünya var oldukça yeryüzü bizimdir. Kudüs bizimdir.

Açık ve gizli bütün askeri ve ekonomik anlaşmalar başta olmak üzere, bütün ikili anlaşmalar iptal edilmelidir. Bu yapılmadan sonuç alıcı hiçbir adımı atmak mümkün değildir. Sorun sadece dinler ve mezhepler sorunu olarak da ele alınamaz. Bu sorunu üreten emperyalistler ve onların işbirlikçilerinin politikalarıdır.

Silah üreticisi olan emperyalist güçler hiçbir zaman İslam Coğrafyası üzerinden hesaplarını göremeyecek, amaçlarına ulaşamayacaklardır. Kim ki Kudüs’ün gözyaşını akıtırsa yeryüzünü kana bulamış, fitne saçmış, zulüm etmiştir. Kim ki Kudüs’ün yüzünü güldürür ise barış, huzur, dostluk, mutluluk getirmiş, yeryüzüne adaleti hâkim kılmıştır. Adaletin temsilcisi Hz. Ömer’in Kudüs’ü fethetmesi ile başlayan manevi bağlılığımız, yapılanlar karşısında bizleri bu meydana akın etmeye, bu meydanı doldurmaya zorlamıştır

Böylesi kalabalıkları gördükçe derin bir korku ve kaygıya kapılanlar biliniz ki bugün burada 80 milyon Türkiye’nin yüreği var. 80 milyon Türkiye adına söz söylemek gerekirse sömürünün olmadığı bir dünyanın mücadelesini hep birlikte vereceğiz. Sadece Müslümanların değil tüm ezilmiş, zulme uğramışların umut kapısı olacağız.

Bu gün burada toplanan bu kalabalık çok iyi bilmelidir ki, onlar kurdukları tuzaklara kendileri düşecek, İsrail’in mutluluğu için tüm İslam coğrafyasını ateşe atanlar, Kudüs’ün karanlığa gömülmesinin hesabını çok ağır ödeyeceklerdir.

Son olarak Rabbimiz’in bizlere ve Tüm İslam Coğrafyasına mesajı;

“Ey iman edenler! Hangi düşünce ve güç dengesi sizi Allah (cc) yolunda mücadele etmekten, hakkı müdafaa etmekten alıkoyuyorsa bilin ki bu Allah’ın razı olduğu bir şey değildir. Bir gün ateş sizi çemberi içerisine almadan harekete geçiniz. Irk, meşrep ve mezhep taassubiyetini bir kenara bırakıp siz Ey Müslümanlar; Allah yolunda birleşiniz.”

Son Güncelleme: Pazar, 17 Aralık 2017 11:48