Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Makaleler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan asrımıza 'NUTUK'
e-Posta Yazdır PDF

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan asrımıza 'NUTUK'

Selim Sinan ÖZTÜRK

27 Ağustos 2017

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, yetişme tarzı, yılların birikimi ve tecrübesiyle, karizmatik ve bilge bir kişiliğe sahip. Rahmetli Aliya İzzetbegoviç'e de Bilge Kral yakıştırması yapmışlardı. Bu bir Allah vergisi herhalde... Mazlumlara umut olan, sessiz yığınların sesi, mazlumların gür sesi olan Cumhurbaşkanımızın yıllar boyu yaptığı konuşmalardan seçtiğim bazı bölümleri buraya alıyorum. Bu, Recep Tayyip Erdoğan'ın çağımıza hitabı ve meşhur tabirle bir 'NUTUK'tur...

"Sayın Peres, benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor. Biliyorum ki sesinin bu kadar çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar yüksek çıkmıyacak, bunu da böyle bilesin. Öldürmeye gelince siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz. Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü, nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum. Ülkenizde başbakanlık yapmış olan iki kişinin bana önemli lafları vardır. "Tankların üzerinde Filistine girdiğim zaman kendimi bir başka mutlu addediyorum" diyen başbakanlarınız vardır. "Tankların üzerine çıkıp da Filistin'e girdiğim zaman kendimi mutlu addediyorum" diyen başbakanlarınız olmuştur. Ve bana sayılar veriyorsunuz. İsim de verebilirim. Merak edenleriniz vardır belki. Şu zulme alkış tutanları da ayrıca kınıyorum. Çünki bu çocukları öldürenleri, bu insanları öldürenleri kalkıp da alkışlamak, öyle zannediyorum ki o da ayrı bir insanlık suçudur."

(29 Ocak 2009'da katıldığı Davos Ekonomi Forumu'ndaki “One minute” çıkışından)

***

"Birilerinin topu tüfeği varsa, hilesi hurdası varsa, neyi olursa olsun bizim Allah'ımız var. Bize o yeter."

“Hiçbir tehdide boyun eğmeyeceğiz. İstedikleri kadar çirkin yollara tenezzül etsinler, kirli ittifakların içine girsinler, buradan bir kez daha tekrar ediyorum. Türkiye'de artık söz milletindir, karar milletindir, yetki milletindir. Mühür milletin elindedir.”

“Her anlamda Türkiye'yi normalleştiriyoruz. Anlamsız yasakları, baskıları, zulümleri tek tek ortadan kaldırıyoruz. Milletimizin değerlerini yok sayan, kimliğini, inancını tahkir eden, asli vazifesini unutup, diliyle türküleriyle kılık kıyafetiyle meşgul olan bir devlet anlayışını artık tarihe havale ediyoruz.”

(17.12.2013)

***

"Hiçbir zaman hüzünlenmedik. Hiçbir zaman ye'se, ümitsizliğe kapılmadık, karamsar olmadık. Merhametlilerin en merhametlisinden ümidimizi asla kesmedik. Kaderin üstünde mutlaka bir kader vardır dedik. Direndik, mücadele ettik. Hiçbirşey yapamadığımız zamanlarda seccadelerimize sığındık. Ellerimizi göğe açıp dualarla yol arkadaşlığı yaptık. Biz sabırsızlardan olmadık. Tahammülsüzlerden olmadık. Bütün tahriklere rağmen, eline silah alanlardan, şiddeti bir çözüm yolu olarak görenlerden olmadık. Yerin üstü varken, siyaset varken, meşru mücadele yöntemleri varken, yerin altını tercih edenlerden, gizlenenlerden, sinsi bir virüs gibi bünyeyi işgal etmeye çalışanlardan olmadık.

Biz bu toprakların bu vatanın evladı, biz bu ecdadın, aziz şehitlerin torunlarıyız. 76 milyon biz hep birlikte bu ülkenin sahipleriyiz. Bu toprak bizim toprağımız. Bu vatan bizim vatanımız, bu şanlı bayrak bizim bayrağımızdır. Biz kendi toprağında, kendi vatanında, kendi milletine karşı şiddete tevessül edenlerden asla olmayız, bunu asla onaylamayız. Şunu herkesin bilmesini istiyorum. Bizim mücadelemiz Hak mücadelesidir. Bizim mücadelemiz adalet mücadelesi, hukuk mücadelesi, bizim mücadelemiz milletin değerlerini yüceltme, milletin kutsallarını yaşatma mücadelesidir. Bizim mücadelemiz Türkiye mücadelesi, yeni Türkiye, büyük Türkiye mücadelesidir.

Kardeşlerim. Sevgili yavrular... Bize gelen emir son derece açıktır: "FESTEKIM KEMÂ ÜMİRTE (Hud suresi:112. ayet) Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Ancak doğru olursan kazanırsın. Ancak dik durursan kazanırsın. Rüzgâra göre eğilen, rüzgâra göre yön değiştiren, kalıba göre şekil alan, ilke tanımayan, çizgi tanımayan, ahlak edep tanımayan hiçbir mücadele zafer kazanamaz, başarı sağlayamaz, menzile ulaşamaz.

Kardeşlerim. Üstad Necip Fazıl diyor ya; "Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya."  Bakın burada birşey söyleyeceğim. Üstad Necip Fazıl'ın dilimizden hiç düşmeyen bu anlamlı dizesinden 'garip' ya da 'parya' kelimelerini değil, 'öz yurt' ve 'öz vatan' kelimelerini öne çıkaracağız. Üstadın da söylemeye çalıştığı da işte budur. Burası bizim öz yurdumuzdur. Burası bizim öz vatanımızdır. Biz bu milletin fertleriyiz. Biz bu milletin ta kendisiyiz. "

(17.01.2014 İmam Hatip okulları kuruluşlarının 100. yılında yaptığı konuşma)

***

“Burada, Birleşmiş Milletler’in 69. Genel Kurulu’nda bir kez daha vurgulamak isterim: Çocukların öldüğü ve öldürüldüğü bir dünyada, hiç kimse masum değildir, hiç kimsenin can güvenliği yoktur, hiç kimse de sürdürülebilir barış ve refah içinde olamaz.”

“Çok açık söylüyorum; çocukların öldürülmesine, masum kadınların alçakça katledilmesine, halkın oylarıyla gelmiş iktidarların silah ve tanklarla darbe yoluyla devrilmesine seyirci olanlar, sessiz ve tepkisiz kalanlar, bu insanlık suçuna alenen ortak olmaktadır. Daha da önemlisi, modern dünya tarafından sergilenen bu çifte standart, çok geniş halk yığınları nezdinde ciddi bir güvensizlik oluşturmaktadır.”

“Daha fazla gecikmeden, daha fazla masum insan hayatını kaybetmeden, küresel vicdan daha fazla yaralanmadan, Birleşmiş Milletler sorunlara ağırlığını koymalıdır. Altını çizerek ifade etmek isterim ki dünya, 5’ten büyüktür. BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkenin, dünya gerçekleri ile bağdaşmayacak şekilde Birleşmiş Milletleri etkisiz hale getirmesi, küresel vicdanın kabul edebileceği bir durum değildir”

“Din adına terör kavramını hiçbir şekilde onaylamıyor, böyle bir tanımlamanın en başta dinlere yönelik büyük bir saygısızlık olduğuna inanıyoruz. Barış anlamına gelen İslam kavramının terör ile yan yana kullanılmasına da şiddetle karşı çıkıyoruz. İslam ile terörün yan yana kullanılması inciticidir.”

“Burada özellikle vurgulamak isterim ki; Türkiye teröre destek veren, göz yuman bir ülke değil, bilakis teröre karşı en etkili mücadeleyi veren ülkedir. Zira terörden çok çekmiş bir ülkeyiz 30 yıldır. Hala çekiyoruz. Türkiye, antisemitizmin, İslamofobinin, her türlü ırkçılığın karşısında bir ülkedir. Şahsım antisemitizmin bir insanlık suçu olduğunu ilan eden dünyadaki belki de istisna siyasilerden bir tanesidir. Ama aynı şekilde İslamofobinin de insanlık suçu olduğunu tüm dünyanın kabul etmesini özellikle vurguluyorum”

(24.09.2014 - BM 69. Genel Kurulu’nda yaptığı bir konuşma )

***

"Birleşmiş Milletlerin reforme edilmesi gerekir. Özellikle barışı koruma ve inşa faaliyetlerinin daha etkin hale getirilmesi konusunda genel sekreter Ban Ki-mun önderliğinde atılan adımları takdirle karşılıyoruz. Bununla birlikte uluslararası barış ve güvenliğin temininden sorumlu ana organ olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi reforme edilmedikçe bu çabaların tam manasıyla amacına ulaşamayacağı açıktır. İşte bu sebeple, biz 'Dünya 5'ten büyüktür' gerçeğini her fırsatta uluslararası kamuoyuna hatırlatıyoruz, hatırlatıyorum."

"Beş ülkenin iki dudağının arasına dünyayı mahkum edemezsiniz. Ama şu anda dünya bu beş ülkenin iki dudağının arasına mahkum edilmiştir."

"Bunun bir defa gözden geçirilmesi gerekir ve düşünebiliyor musunuz; üç tane ülke Avrupa'dan, bir ülke Asya'dan, bir ülke Amerika, beş ülke. Peki, dünyanın diğer ülkeleri ne olacak? Bunları bir kenara koyuyoruz. Biz diyoruz ki 20 ülke mi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde olacak, bunların hepsi daimi olsun. Dönerli olarak, iki yılda bir bunlar değişebilir, değiştirilsin ve hepsi de dünyayı temsil etmek üzere, tüm dünya ülkeleri burada yerini alsın. Adalet ancak böyle tesis edilebilir."

(20.9.2016 - BM 71. Genel Kurulu' nda yaptığı bir konuşma)

***

"Ülkenin ve milletin faydası için, Allah rızası için yapılan her işin sonuna kadar arkasındayız, sonuna kadar destekçisiyiz. Bizim ömrümüz hamdolsun hizmetle geçti, siyasi partilerde, sivil toplum kuruluşlarında, belediyede, hükümette bulunduğumuz her yerde millete hizmetin çabası içinde olduk. Bunlar verilen emanetti, bu emanetlere layık olmaya çalıştık. Ülkenin ve milletin lehine olan her işi desteklediğimiz gibi aleyhine olan her işin de karşısında olduk, olmaya devam edeceğiz."

"17-25 Aralık darbe teşebbüsünün gerisinde kendisine 'hizmet hareketi' diyen, cemaat kisvesi altında çalışan, dini ve milli tüm değerlerimizi fütursuzca kullanan bir yapı var. Pensilivanya'dan yönetilen ve artık kayıtlarda adı 'paralel devlet yapılanması' olarak geçen bu örgüt, yıllarca cemaat kisvesi altında insanımızın kanını, iliğini sömürdü"

“İnsanları polisle, savcıyla, hakimle, müfettişle, aileleriyle, zaaflarıyla, ellerine ne geçerse onunla tehdit ederek adete bir korku imparatorluğu inşa ettiler. Zahirde hizmet hareketi olarak gözüken bu yapı, esasta bir şantaj şebekesine dönüştü. İnsanların görüntülerini kaydederek, telefonlarını dinleyerek, bilgisayarlarına girerek, muhasebe kayıtlarına sızarak elde ettikleri bilgileri depoladılar, gerektiğinde çıkartıp kullandılar. Bütün bunlar eğitim için, yardım için, Allah rızası için çalışan insanların yapacağı iş midir?”

(21.02.2015)

***

“Ülkemizin neresinde olursa olsun tek bir vatandaşımız dahi akşam karnı aç yastığına başını koymuşsa bunda devlette birlikte bu alanda çalışan tüm vakıflarımızın, derneklerimizin sorumluluğu vardır. Şu kışta kıyamette bir kardeşimiz, tek bir ailemiz bile sıcak bir yuvadan mahrumsa bunda aynı şekilde başta şahsım olmak üzere hepimizin sorumluluğu vardır. Sadece bu kadar değil, bugün coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında zulüm altında, baskı altında inleyen kardeşlerimiz var. Suriye, Filistin, Irak, Mısır'da var. Libya'da, Türkistan'da, Myanmar'da, Kırgızistan'da var. Biz bu insanlara gücümüz imkanlarımız nispetinde yardımcı olmak mecburiyetindeyiz”

“Kardeşlerim, rütbe beklemeden, mal beklemeden hiçbirşey beklemeden tehditlere göğüs gererek bu yolda yürüyeceğiz. Sorumluluğumuzu üstlenmiş insanlar olarak üzerimize düşeni yapacağız. Bize bu milletin duası, samimi bir gülümseme, teşekkür yeter. Kalpten sökülüp gelen Allah razı olsun sözü, hedefini bulmada oktan etkili kurşundan hızlı bir duadır.”

(25.02.2015)

***

“Rahmetli Menderes'in ölümü hala milletimizin kalbinde yaradır. 12 Eylül'de dar ağacına gönderilen gençlerimiz hala içimizde acıdır. 28 Şubat'ta sadece başörtüsü taktığı için kapılardan alınmayanlar... İmam - Hatipli diye gençlerimiz üzerlerine baskı kurdular. Din adamı kisvesinde başörtüsüne füruat diyenler çıktı. Meşru hükümete gitsin diyenler. Beceremediniz bırakın diyenler. Darbeci hükümeti sevinçle karşıladılar.”

(28.02.2015)

***

“Başkanlık sistemi benim şahsi arzum değil. Bu konudaki ısrarımın sebebi, 2023 hedeflerine bu şartlarla ulaşılabileceğine inanıyor olmam. En ileri olan ülkeler başkanlık sistemiyle yönetiliyor.  Başkanlık sistemi dünya üzerinde çok yaygın. Bundan diktatörlük anlayanların kendi milletlerine güveni yok. ABD'de diktatörlük mü var. Fransa'da, Arjantin'de, Brezilya'da diktatörlük mü var? Böyle bir gidişe milletimiz asla izin vermez."

(10.03.2015)

***

“Irak bizim için kan ağladığımız bir yer. Şu ana kadar orada 100 bini aşkın insan öldü. Tarih katledildi. Aynı şekilde Suriye'de 300 bin insan öldü. Beni burda ne şia ilgilendirir, ne sünni ilgilendirir. Beni müslüman ilgilendirir. İnsan yaradılmışların en şereflisidir. Oturarak konuşarak, bu kana bu ölüme bir son vermeliyiz.”

(07.04.2015)

***

"Bizim Sünnilik diye bir dinimiz yoktur, bizim Şia diye bir dinimiz yoktur, bizim tek dinimiz İslam'dır, bunu böyle bilmemiz lazım. Ne yazık ki mezhebini din edinmiş olanlarla başımız dertte, sıkıntı burada"

(12.04.2015)

***

"Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaşmaktan ne yaparlarsa yapsınlar alıkoyamayacaklar. Her hesabın üzerinde bir hesap olduğuna inanan insanlar olarak bu mücadeleye devam edeceğiz. Daha çok üreteceğiz, daha çok ihracat yapacağız, daha çok istihdam oluşturacağız, dünyanın neresinde olursa olsun mazlumlara kollarımızı daha çok açacağız, zalimlerin karşısında daha gür sesle itirazlarımızı dile getireceğiz çünkü 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek yola devam edeceğiz"

(25.04.2015)

***

“Türkiye bizim vatanımız. Taşıyla, toprağıyla, kurduyla, kuşuyla, baharıyla, kışıyla yani her şeyiyle bu topraklar bizim ezeli ve ebedi toprağımız, vatanımız. Vatanımıza sahip çıkacağız. Bu toprakların hiçbir örgüt tarafından, hiçbir hain tarafından kirletilmesine izin vermeyeceğiz”

“Bugün Türkiye kritik bir dönemin eşiğinde buluyor. Bölücü terörden paralel ihanet çetesine kadar pek çok tehditle karşı karşıyayız. Türkiye’nin bölgesindeki kardeşleriyle kucaklaşmasından rahatsız olanlar, bunu hazmedemeyenler çevremizi adeta bir ateş çemberiyle kuşattı. Biz neyin, niçin olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bunların arkasında kimlerin olduğunu, hangi hesapları güttüklerini de çok iyi biliyoruz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz, ‘La galibe illallah.’ Nedir anlamı, Allah’tan başka galip yoktur. Bütün hesapların üzerinde bir hesap vardır onu da ancak Allah bilir. Biz çalışacağız, mücadele edeceğiz, durmadan, duraksamadan doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz yolda ilerleyeceğiz.”

(29.04.2015)

***

“Türkiye'de yakın siyasi tarihimize baktığımız zaman liderlerin büyük çoğunluğunun başkanlık sistemini hep savunduğunu görüyoruz…

Bu mevzular yeni değil yani. Bunu biz dillendirdiğimizde farklı bir yaklaşım ortaya konuluyor. Ülkemizin menfaati neyi gerektiriyorsa oradan bakmamız lazım. Hiç birisi benim kişisel arzum değil. Bizim derdimiz faniler değil en ideal sistem nedir bunun üzerinde durmamız lazım. Bunun içinde dünyada bu işi en iyi kimler başarmış bunlara bakmamız lazım.”

(26.05.2015)

***

“Eğer gençlik döneminde böyle ideallerimiz olmasaydı, onlara ulaşmak için kendimizi yetiştirme gayretine girmeseydik, herhâlde bugün ulaştığımız yerlere gelemezdik. Gençlik döneminde yapılan hiçbir şey, unutmayın, hiçbir zaman boşa gitmez. Olumlu veya olumsuz, bunun meyvelerini ileride mutlaka toplarsınız”

“Özgürlük mücadelemiz, farklı görünümler altında, Cumhuriyet tarihimiz boyunca da kesintisiz sürmüştür. Terör örgütleri, önceleri nöbetleşe, son dönemde ise topyekûn bir şekilde ülkemizi hiç boş bırakmamışlardır. Bu saldırı ve tacizlerde, güvenlik görevlisi ve sivil olarak çok ciddi kayıplarımız olmuştur. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Ailelerine Rabbimden sabırlar niyaz ediyorum, gazilerimize bu vesileyle şifalar temenni ediyorum. Gönül ister ki, tek bir insanımızın dahi burnu kanamasın, tek bir gencimiz dahi hayatını kaybetmesin. Ne diyor Yunus Emre? ‘Bu dünyada bir nesneye / Yanar içim, göynür özüm / Yiğit iken ölenlere / Gök ekini biçmiş gibi.’ Bizim de yiğit iken ölenlerin ardından gözyaşlarımız kimi zaman yanaklarımızdan süzülüyor, kimi zaman içimize akıyor. Ama biliyoruz ki, bu toprakları bizim için vatan hâline getiren, işte bu yiğitlerdir, onların fedakârlıklarıdır, bu fedakârlığı göze alan milyonların varlığıdır. Eğer bugün millet olarak vatan toprakları üzerinde özgürce ve güven içinde yaşıyorsak, bunu şehitler tepesini boş bırakmayan kahramanlara borçluyuz.”

“İşini iyi yapmanın yeri, konumu, unvanı, bedeli yoktur. Öğrenciyseniz eğitiminizi en iyi şekilde yapacaksınız. Sanayide çıraksanız oradaki işinizi en iyi şekilde yapmaya çalışacaksınız. Özel sektör veya bir kamu kuruluşunda kariyer uzmanıysanız, orada işinizi en iyi şekilde yapmanın gayreti içinde olacaksınız. Bunu başardığınızda, kapıların yavaş yavaş açıldığını, basamakları giderek artan bir hızla tırmanmaya başladığınızı göreceksiniz”

“Siyaset, ülkenin ve milletin geleceğini şekillendirme konusundaki en büyük karar alma mekanizmasıdır. Aslında siyasetin tanımı nedir diye sorarsanız, siyaset aynı zamanda insan yönetme sanatıdır. Bunu başardığın an iyi siyasetçi olursun, başaramıyorsan olamazsın.” (19.05.2017)

***

“Mültecilere saldırdıklarına şahitlik ettik. Umutla topraklarına gelen sığınmacıların ziynet eşyalarına el koyan sözde gelişmiş ülkeler gördük. Türkiye kardeşlerine sahip çıkarken, ABD ve uluslararası kuruluşlar verdikleri sözleri yerine getirmiyorlar. Aynı tavrı biz 15 Temmuz'da kendimiz yaşadık. Kimi ülkeler darbe teşebbüsü başarılı olsun diye sabah kadar heyecanla beklediler. Sonra tepkilerini de çok kısık sesle ortaya koydular.”

“Batı'da yaşayan kardeşlerime sesleniyorum: Dik durun. Bunların yaklaşımları gelip geçici. Bunların attıkları bumerang dönüp kendilerini vuracaktır. Türkiye güçlendikçe bunlar eziliyor, daha da ezilecekler. Ortadoğu'daki terör örgütlerinin silahı bunlardan geliyor. Hepsi elimize belgeli. Yalan söylüyorlar; 'Böyle birşey yok diyorlar' Kimi aldatacaksınız? Biz sizi biliyoruz.”

(12.03.2017)

***

“Avrupa’da Türk korkusu aldı başını gidiyor, İslam korkusu aldı başını gidiyor. Hiçbir şeyleri kalmadığı için hayata tutunabilmek uğruna, kendilerine sığınan mültecilerden bile korkuyorlar, kendilerinden olmayan her şeyden korkuyorlar, kendilerinden olmayan her şeye düşman kesiliyorlar. Bundan sonra artık ne AB'nin ne de herhangi bir Avrupa ülkesinin kimseye demokrasi, özgürlük, adalet, hukuk dersi verme hakkı kalmamıştır. Faşizmin ruhu Avrupa sokaklarında kol geziyor.”

(16.03.2017)

***

“16 Nisan'da halk oylamasına sunulacak olan anayasa değişikliğiyle Türkiye, yönetim sistemini değiştiriyor. Sistemin esası istikrar ve güven ortamını garanti altına almaktır. Çok partili hayata geçtiğimiz 1950'den beri 48 hükümetin değiştiği, hükümet ömürlerinin ortalama 16 ay olduğu mevcut sistem milletimize çok büyük bedeller ödetti. Madem en büyük 10 ekonomi arasına girmeyi hedefliyoruz, öyleyse bu ülkelerle rekabet edebilmemize imkan sağlayacak bir yönetim sistemine ihtiyacımız var."

“Bir yandan 'DEAŞ', diğer yandan PKK kanlı eylemlere girişti. Hendekler, çukurlarla Güneydoğu'da benim vatandaşlarımın yaşam hürriyetini, özgürlüğünü ellerinden aldılar. Güvenlik güçlerimiz çukurlarla ülkeyi böleceğini sanan teröristleri, o çukurlara gömdü. Ben bu vesileyle askerimize, polisimize, korucularımıza şükranlarımı bildiriyorum"

“Bu millet tankı, topu görünce kaçar, evine saklanır sandılar. Tabi öyle olmadı. Milletimiz o gece tarihimizin en büyük kıyamlarından birini gerçekleştirerek, FETÖ ihanet çetesi mensuplarını derdest etti. Şimdi hepsi mahkemelerde hesap veriyor. Yakalandıklarında itiraf ettikleri ne varsa şimdi hepsini inkar ediyorlar. İstedikleri kadar inkar etsinler. Ortada 249 vatandaşımızın şehadeti, 2 bin 193 vatandaşımızın yaralanması var. Ortada işgal edilmek istenen bir ülke var. Milletimiz müsterih olsun. O katiller ve onları destekleyen kim varsa hak ettikleri cezayı alacaklar.”

(19.03.2017)

***

"DEAŞ, PKK ve diğer terör örgütleri birer piyondur. Bizim mücadelemiz sadece bu araçlarla değil, bunları kullananlarladır.

Türkiye artık ayağa kalktı bunu böyle bilesiniz. Ne yaparsanız yapın, biz ancak rükuda eğiliriz. Çünkü biz sadece Allah'a ibadet eder, sadece O'ndan yardım dileriz.

Bizim, bir medeniyet iddiamız var ve bunu da başaracağız. Medeniyeti taş üstüne taş koyanlar kurabilir. Eğer siz kendiniz için çalışmazsınız, birileri gelir, sizi kendileri için çalıştırır. Tıpkı Yavuz Sultan Selim'in, Gazi Mustafa Kemal'in yaptığı gibi bir ve beraber olursak bu kötü gidişin önüne geçebiliriz. Türkiye'nin 2053 ve 2071 vizyonları bizimle birlikte çok daha farklı bir şekilde tüm kardeşlerimizin aydınlık geleceğinin müjdesidir.

Gelin, ecdadımızın yolundan gidelim. Gelin, bölgemizin yaşadığı kara kışı umut dolu bir bahara hep birlikte dönüştürelim. Malazgirt'te aslanlar gibi dövüşen ecdadımızın ruhunu ancak bu şekilde yad edebiliriz. Peygamberimizin fetih müjdesinin anahtarı olan bu bölge inşallah hep birlikte inşa edeceğimizin yeni geleceğimizin de sembolü haline gelecektir.”

(26.08.2017)

***

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elli yıllık siyasi hayatında elbet birçok konuşması ve millete hitabı olmuştur. Onların hepsini toplamak veya buraya almak mümkün değil. Ancak bir damla mesabesinde bazılarını seçtim. Sözü burada noktalarken Uğur Işılak’ın 2009 da AkParti için hazırladığı dombralı seçim müziğinin sözleriyle bitirelim…

“Ezilenlerin gür sesidir o. Suskun dünyanın hür sesidir o

Göründüğü gibi olan, gücünü milletten alan, Recep Tayyip Erdoğan

 

Halkın adamı hakkın aşığı. O milyonların umut ışığı

Mazlumlara sırdaş olan, gariplere yoldaş olan, Recep Tayyip Erdoğan

Oldu her zaman sözünün eri. Çıktığı yoldan dönmedi geri

Kararlıdır davasında, anaların duasında, Recep Tayyip Erdoğan

 

Söz dosdoğru yoktur riyası. Zalimlerin korkulu rüyası

İnandığı yolda gider, yıllardır beklenen lider, Recep Tayyip Erdoğan.”

Son Güncelleme: Pazar, 27 Ağustos 2017 11:00