Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Makaleler 16 Nisan Halkoylaması üzerine
e-Posta Yazdır PDF

16 Nisan Halkoylaması üzerine

Selim Sinan ÖZTÜRK

17 Nisan 2017

16 Nisan 2017 Referandumu, yani Halkoylaması güzel bir bahar günü gerçekleşti. Milletin % 51,4’ü EVET, % 48,6’sı HAYIR dedi. Böylece yeni bir dönem başlamış oldu. Ben evet oylarının biraz daha fark yapabileceğini ümit ediyordum. Ama nasıl olduysa oldu, az bir farkla seçim kazanıldı. Daha doğrusu yeni kazanımların önü açılmış oldu.

TV’lerde “yalanların sonu gelmez, doğrusu ne demedikçe” diye proğramlar yapıldı. Ama gördük ki CHP’nin fanatiklerinin yalanlara ve kandırılmaya ne kadar teşne oldukları anlaşıldı. İnsan üzülüyor tabi bu kadar insan ‘aklını peynir ekmekle mi yedi’ diye..

Tamam herkes oyunu verdi. Seçim bitti ve kazanan bütün Türk milleti oldu. Şimdi biraz düşünelim…

Ne diyorlardı?

-Tek adamlık, diktatörlük… Aslında yapılan çift başlılığın ortadan kalkmasıydı. Hatırlarsak; Sultan II. Abdülhamid’e de, Adnan Menderes’e de, Turgut Özal’a da ‘diktatör’ demişlerdi. Bu ithamlar düşmanca hislerle yapılan bir saldırı ve çamur atma siyasetinden başka bir şey değildi.

-Bütün terör örgütleri ve birçok Avrupa devletleri hayır kampanyasına katıldı. Düşünmez misiniz bunlar niye hayır diyorlar. Ne menfaatleri var. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilince hangi menfaatlerine set vurulacak..

-Bir de son dakika golü gibi ortaya atılan eyalet söylemi var… Türkiye’nin tabiatına uymayan bu tür söylemlerle ilgili Cumhurbaşkanı, böyle bir şeyin olmadığını, hele Anayasa değişikliğinde hiç olmadığını söyledi…

***

16 nisan referandumu ile Türkiye, yönetim sistemi için tarihi bir karar vermiştir. Ben 1982 deki 12 Eylül Anayasasına hayır demiştim. Şimdi ise bu anayasanın değişmesi için evet dedim. Ümid ediyorum ki bu halkoylaması ile Türkiye’nin istikbaline yönelik hem ihya, hem inşa olarak çok önemli bir adım atılmıştır.

Bugünden itibaren yeni Türkiye'ye merhaba...

Baharın güzel günleri gibi güzel günler umudunu hiçbir zaman yitirmeyen fedakâr milletimize merhaba...

Leyladan gelen yalan habere mecnunlar gibi herşeyini verenlere dolayısıyle kandırılanlara da merhaba...

Tek adamlık- diktatörlük gelecek zannedenlere, eyalet sistemi gelecek zannedenlere, muhtarlıkları, lokantaları kapatacaklar zannedenlere de merhaba...

Ayyaş kafayla, düşman gördüğü komşusunu yunan gibi denize dökeceğini sananlara da merhaba...

Atlarıyla itleriyle, çirkin ithamlarıyla bizim içişlerimize karışmaya kalkan Almanya, Hollanda, Belçika gibi Avrupalılar... size de merhaba...

***

Anayasa değişikliği sürecinde yazılanlardan bazı notlar:

"Yatıp kalkıp 12 Eylüle söven bazı sol çevreler, AK Parti böyle bir hesaplaşmanın siyasi yükünü üstlenince neredeyse “kendi intikamımızı kendimiz alırız, 12 Eylül'le hesaplaşmak size mi düştü?" tribi yapmakla kalmadı, o hesaplaşmayı ebediyen imkansız kılacak şekilde sürece muhalefet etti. ...” (Yasin Aktay – 09.01.2017 –yenişafak)

"Anayasa değişikliği olursa, zayıf hükümetlerle, kedinin fareyle oynadığı gibi oynayan vesayet odakları artık böyle bir ortam bulamayacaklar. ...

Diyorlar ki; Cumhurbaşkanı'na Meclis'i tek başına fesh etme yetkisi veriliyor. Atatürk'e bile verilmeyen bu yetki Cumhurbaşkanına nasıl verilir?

Peki işin aslı nedir? Anayasa değişikliği, Cumhurbaşkanı ve Meclis'in karşılıklı fesh yetkisini öngörüyor. Meselenin yarısını perdeleyip, öbür yarısı ile göz korkutma çabası.” (Mehmet Acet – 11.01.2017 –yenişafak)

"Erdoğan'ın seçildiği gün, CHP'nin önemli isimlerinden, kamuoyu araştırmacısı Tarhan Erdem, “Başbakanlık koltuğuna Bilal Erdoğan bile otursa, bu sistemle sorun çıkar. Sistem tıkandı” diye açıklama yapmıştı. Aslında o günden bu yana, yaşadığımız sorun tam olarak budur.” (Kemal Öztürk – 11.01.2017 –yenişafak)

“Vahibi Ümmi ne diyor, “Erenlerin sözü haktır/ Çatal kazık girmez yere” Bu sözün gereği yerine getiriliyor. Yürütmedeki çift başlılık ortadan kaldırılıyor. Diğerlerinin tamamı teferruat." (Hasan Öztürk – 13.01.2017 –yenişafak)

“Türkiye, zor ve zorlu bir süreçten geçiyor... Ülkede ipler, ilk defa bu ülkenin yerli çocuklarının eline geçecek... Basireti ve feraseti elden bırakmazsak, iyi hazırlanırsak, zorlu bir süreç de olsa, Allah yardım edecektir. Allah yardımını esirgemesin ve son kalenin önünü açsın, mazlumların umudunun sürmesini sağlasın. Âmîn." (Yusuf Kaplan – 22.01.2017 –yenişafak)

Son Güncelleme: Cumartesi, 20 Mayıs 2017 12:07