Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Makaleler Birkaç kelam ve notlar
e-Posta Yazdır PDF

Birkaç kelam ve notlar

Selim Sinan ÖZTÜRK

17 Ağustos 2016

Bir akşam, Ülke Tv'de 28 şubat dönemindeki başörtüsü zulmüne karşı elele özgürlük zinciri oluşturanları seyretmiştim. Türkiye tarihinde şimdiye kadar görülmemiş, çok büyük katılımlı bir protesto zinciriydi. Eğer solcuların yaptığı bir eylem olsaydı yıllarca bunu ballandıra ballandıra anlatırlardı. Oysa o dönemde yerli ecnebi basın bu olayı görmezden geldi, hakaret ve alay ederek yokmuş gibi davrandılar. O dönemde onbinlerce başörtülü kızımızın okuma özgürlüğünü elinden alan uygulamaya karşı mücadele eden, çile çeken kardeşlerimizi bir kez daha saygıyla anıyorum...

* * *

Herkesi aptal yerine koyan bazılarına göre, 'gezi kalkışması' düğün-bayram gibi bir olay... Sanki maddi-manevi birçok zarara yolaçmamış masum bir şey gibi... Deniz Gezmiş de bunlara göre sanki evliya... Isıtıp ısıstıp gençliğin önüne koyuyorlar. Banka soygunları, adam kaçırmalar, cinayetler olmamış gibi...

Şimdi de cinsellik istismarıyla, yalan yanlış ithamlarla, karşı gördükleri kimseler hakkında rezilce bir algı oluşturmaya ve bu algı ateşiyle iktidara vurmaya yelteniyorlar. İnsanları çok kolay kandırarak bir taraf hale getirip karşısındakileri de bertaraf etmeye çalışıyorlar.

Aşağıdan görünmeyen bazı ayrıntılar dağın tepesinden daha net görünür. Biraz geriye çekilerek hadiseleri etraflıca görmek gerek ki kimse sizi-bizi kandırıp kullanmasın...

* * *

Adam, ağzını açınca söylediği iki kelimeden birisi hırsız veya başçalan vs... Sanki zikir çekiyor. Sorsan. Gördün mü? Yok. Delilin var mı? Yok. Efendim, filan duymuş da falana söylemiş, ondan da feşmakân duymuş... İşte sol kafalıların eskiden beri yaptığı bu. Yalanlarla algı oluşturmak. Çamur at izi kalsın mantığı... Dikkat!.. "Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz." hadisini hatırlatmak isterim. Eğer bundan korkmuyorsan, başına gelince görürsün. Ne diyeyim başka...

* * *

Kafası karışık şaşkın adam!. Kendini dünyanın merkezi sanıyor herhalde. Senden başka herkes yolsuz haysiyetsiz, öyle mi... Olmamış ve olması mümkün olmayan şeylere inanmış, mişmiş-lerle pışpış-lanarak kafası demlenip uyutulmuş, sonra da nara atıp saçmalayanlar gibi herşeyi Tayyip yaptı diye kinini ortaya kusan bîçare... Daha bombanın patladığı ilk anda hemen Başkanı ve Başbakanı suçlamaya kalkmak da ne oluyor. Terörün istediği de işte tam da bu... Düşman terör olmuş Türkiye'nin merkezine saldırırken aynı duygular etrafında birleşerek düşmana karşı koymak gerekmez mi... Akif merhum; "Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça sineler, onu top sindiremez." diyor. Daha yeni seçim olmuş, millet tercihini yapmış. Bunu kabullenmek bu kadar zor mu... Müspet davranmak için illâ ki Kaptanın sizin cenahtan mı olması lazım. Mülk Allah'ındır. Layık olursan sana da verir. Ölenlerin acısına biraz saygı lütfen...

* * *

Ne kadar tedbir alırsanız alın, kalleşliğe güç yetmez. Düşman, terör olmuş, dalga dalga geliyor. Yılgınlık, şaşkınlık yok... Elbette biz de elimizden geleni yapacağız. Abdestimizle namazımızla, dilimizde zikrullah ve dua ile, zulme sapmadan mücadele edersek, inanıyorum ki zafer bizimdir. Kalleş rüzgâr o zaman ne yandan eserse essin. VE MEKERÛ VE MEKERALLAH sırrı tecelli eder. Bedir'de, Çanakkale'de olduğu gibi. Allah onların tuzaklarını başlarına geçirir inşallah. Yeter ki biz Rabbımıza lâyık olmaya çalışalım. Çünkü Mülkün sahibi O'dur. Ve, Peygamberimizin diliyle söylersek, "Esas hayat, âhiret hayatıdır...

* * *

Kur'anı anlama iddiasıyla "Kur'an İslamı" diye ortaya çıkanlar, düşünce açılımı yapıyor derken sonunda baktık ki nefsini putlaştıran, kibirlerinin peşinde, şeytanı sevindiren bir hale geldiler. İslamın asrı saadet kılavuzlarını bir tarafa bırakarak, kılavuzsuz ilerlemeye çalışan şaşkınlara ne demeli bilmem...

Son Güncelleme: Çarşamba, 17 Ağustos 2016 15:54