Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Seçme Yazılar Şu iki adamdan beni kurtar

Şu iki adamdan beni kurtar

e-Posta Yazdır PDF

Şu iki adamdan beni kurtar,

Ahmed Şahin

SOHBETLER - Yeni Asya Yasyınları -1971 - Sayfa: 90

12 inci asrın sonlarına doğru Ortadoğu’ya akın etmiş Haçlı ordularını küçücük ordusuyla püskürtüp, o günkü İslâm dünyasını Haçlı tasallutundan uzun bir müddet muhafaza ettikten sonra savaş bayrağını diğer kahraman Salahaddin Eyyübî'ye bırakarak Haleb civarında ruhunu teslim eden büyük kumandan ve âdil hükümdar Nureddin Zengi bir gece Haleb'te Hazret-i Resûlüllah'ı rüyasında görür.

Kendisine tebessüm ederek bakan Resûl-ü Ekrem Efendimiz iki mübarek parmağıyla iki adamı işaret ederek:

— Nureddin, şu iki adamdan beni kurtar! Der.

Heyecanla uyanan Nureddin Zengi, bir müddet düşünceye dalar ve tekrar uyur, fakat aynı rüyayı üç defa görür: Her defasında Hazret-i Resûlüllah:

— Nureddin şu iki adamdan beni kurtar. Diyerek iki kır saçlı kimseyi gösterir.

Sabah namazını kıldığı Büyük Nur Camiinde Hoca Efendiye bu rüyayı anlatır: Hoca Efendi:

— Hazret-i Resûlüllah bir tehlikeye maruzdur. Derhal gitmelisin! Diye tefsir eder.

Hemen bir manga askerle yola çıkan Nureddin Zengi bir çok kıymetli hediyeleri de beraber alarak Medineye doğru ilerler. Bir haftadan fazla bir müddetle yolculuk yaptıktan sonra nihayet Medine-i Münevvere'ye varır.

İlk iş olarak, Hazret-i Resûlüllah'ın kabrini ziyaret eder, sonra bütün Medine halkını getirdiği hediyeleri dağıtmak üzere oraya toplar.

— Sizler Hazret-i Resulüllahın aziz komşularısınız bu hediyelerimi lütfen kabul edin, diyerek herkese ayrı ayrı yardımda bulunan Nureddin Zengi, rüyasında kendisine gösterilen adamlara rastlayamaz. Bu defa tekrar sorar:

— Buraya gelmeyen hiç kimse kaldı mı acaba?

— Evet, derler. İki sene evvel batıdan gelmiş iki kimse var ki, onlar hiç bir hediye almazlar, son derece cömert kimseler, gece gündüz evlerine kapanıp ibadetle meşgul olurlar, içimizde en salih kimseler olarak görünürler. İşte o iki zat burada yoklar.. Evleri de Resûlüllâh’ın kabri saadetinin yakınında şurada.

Derhal bu iki şahsın yanına giden Nureddin Zengi, güç belâ kapıyı açtırınca birde bakar ki, Hazret-i Resûlüllah’ın gösterdiği kır saçlı iki adam buradadırlar.

Evin ortasında büyükçe bir hasır serili fakat başka bir şey yok. Etrafı iyice tedkik eden Zengi'nin aklına bir ara şüphe geliyor:

— Şu hasırı kaldırın bakayım, der.

Kır saçlı adamlar hasırı kaldırınca altında büyükçe bir merdivenin yerin altına doğru uzandığı görülüyor. Meğer bu merdivenden yerin derinliklerine kadar inen adamlar, buradan da Resulüllah'ın kabrine kadar bir mahzen işlemişler; îşte o günü de tam altına geldikleri Ravza'i Mutahhare'yi delip Resulüllah'ın mübarek vücudunu çalacaklar, daha sonra da ilk fırsatta Avrupa'ya kaçıracaklarmış.

Hükümdar Nureddin Zengi'nin sıkıştırması üzerine her şeyi itiraf eden bu iki adam, kendilerinin Avrupa'dan geldiklerini Resulüllah'ın, mübarek vücudunu kaçırmak için etek dolusu altına pazarlık yaptıklarını apaçık söylerler.

Medine halkının hayretini mucib olan bu hadise üzerine suçlular gereken cezayı görürler, daha sonra da Ravza-i Mutahhare'nin etrafını kazdırarak kurşun duvar çektiren Zengi, Resulüllah'ın rüyadaki, işaretiyle böyle bir hadisenin de kaşifi olur.