Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

26.Aralık.2010

e-Posta Yazdır PDF

26 Aralık 2010 , Pazar – İZMİR

Bir süredir eskisi gibi kitap okuyamadığımı fark ettim. Sinemaya, tiyatroya veya konsere gittiğim yok. Arşivimde seyredilmeyi bekleyen elli tane film ve okunmayı bekleyen yirmi kitap var. Ama ben zamanımın çoğunu televizyon başında geçirmişim. Her TV kanalında her gün dizilerle kıyasıya rekabet yapılıyor. Dizi tutkunluğunu yabancılara da ihraç etmeye başladık. Gerçekten de ilginç öyküleri,anlatım teknikleri, kurguları ve mükemmel oyunculuklar ile dizi sektörü en canlı dönemindedir.

Çocukluğumda annemin radyodan dinleyip ezberlediği veya büyüklerinden öğrendiği masalları dinlerdim. İlkokulda alfabe ve ünite dergisi dışında halk hikayelerini ve çizgi romanları okurdum. Hazreti Ali’nin Cenkleri, Hayber Kalesi, Zaloğlu Rüstem, Ferhat ile Şirin, Aslı ile Kamber, Leyla ile Mecnun vs. ucuz ve rahat bulunan kitaplardı.

Sonra Kemalettin Tuğcu’nun kitaplarını okur oldum. En çok aklımda kalan öykülerinden biri “Sınıf Arkadaşım” adını taşıyordu. Sessiz ve çelimsiz öğrencilerden birine destek olup koruyan, onunla dertleşen ve arkadaş olan gencin, birkaç gün okula gelemediği için merak edip evini öğrenerek ziyaret etmesi ve onun erkek değil bir genç kız olduğunu öğrenmesi bana ilginç gelmişti.

İlkokulun son sınıfında Yaşar Kemal’in “İnce Memet”’i okuduğum ilk romandı. Ortaokulun ilk sınıfında ara tatilde arkadaşlarım Aydın ve Behiç Gürleyen kardeşlerden (Fransızca öğretmenimiz Hasan Fehmi Gürleyen’in oğulları) Michel Zevaco’nun on ciltlik “Pardayanlar” romanlarının ilk cildini alıp okuyunca devamını da istedim. Sömestr tatilini “Pardayanlar”’ı okuyarak tamamladım.

Şimdi başucumda Alexandre Dumas’nın “Son Şövalye” adlı 780 sayfalık romanı var. Henüz 350. sayfadayım. Hoimar Von Ditfurth’un “Bilinç Gökten Düşmedi” adlı bilimsel kitabını satırlarını çizerek okuduğum için daha bitiremedim. Bir de Semih Kaplanoğlu’nun üçlemesi Yumurta-Süt-Bal filmlerinin DVD’leri ile birlikte set içinde verilen “Yusuf’un Rüyası” adlı kitapta Kaplanoğlu ile Uygar Şirin’in yaptığı uzun söyleşi var. Anlattıkları bana ilginç geldiği ve bir çok anıyı hatırlattığı için okuma önceliğini ona verdim. Şimdi üç kitap da yarım.

Ayrıca Ahmet Ümit’in “Bab-ı Esrar” ve “İstanbul Hatırası” adlı romanları ve Dan Brown’un “Kayıp Sembol”ü öncelikle okunacaklar arasında bekliyor.

Filmlerle ilgili düşüncelerimi başka bir yazıya bırakıp zamanımı çalan dizilerden söz edeceğim. Gerçi bir filozof “keyifle geçirdiğin zaman boşa geçmiş değildir” diyor ama, TV başında kalıp daha az hareket ediyor olmak mantıksız geliyor. Örneğin bugün Pazar. Sabah ilk işim gazetelere acele göz gezdirip kahvaltı yapmak. Sonra Cumhuriyet’in Pazar bulmacasını, bütün cevapları ezbere bilemeyeceğim için kitaplardan, ansiklopedilerden, sözlüklerden yararlanarak çözmeye çalışıyorum. Akşama doğru cevaplayamadıklarımı internetten bulmaya çabalıyorum.

Akşam Star’da sevdiğim bir dizi var: "BEHZAT Ç. –Bir Ankara Polisiyesi”. Erdal Beşikçioğlu (Behzat Ç), Ege Aydan (Şevket), Fatih Artman (Harun), İnanç Konukçu (Hayalet), Berkan Şal (Akbaba) öne çıkan karakterler.

(Haluk Bilginer, Mehmet Aslantuğ, Erdal Beşikçioğlu ve Erdal Özyağcılar’ın en beğendiğim oyuncular olduğunu belirteyim).

Emrah Serbes’in romanlarının kahramanı Behzat Ç. Dizide bugüne kadar 13 bölüm yayınlandı. Her bölümü kaydedip saklıyorum. (Aynı şekilde “Türkan” dizisini ve “Yaşamdan Dakikalar” programını da kaydediyorum).

Pazartesi günleri “EZEL” var. Aynı keyifle izliyorum. Haluk Bilginer’in katılımı ile Ömer’in Ezel oluşu yerine Ramiz ve Kenan’ın dost iken nasıl düşman olduklarının öyküsüne dönüştü. Heyecan devam ediyor.

Kenan İmirzalıoğlu (Ezel), Cansu Dere (Eyşan), Tuncel Kurtiz (Ramiz Dayı), Barış Falay (Kerpeten Ali), Yiğit Özşener (Cengiz), Sarp Akkaya (Tevfik), Haluk Bilginer (Kenan), Salih Kalyon (Serdar), Burçin Terzioğlu (Azat), Berrak Tüzünataç (Bade), Rıza Kocaoğlu (Tetikçi), Ufuk Bayraktar (Genç Ramiz), Cahit Gök (Genç Kenan), Zeynep Köse (Genç Selma), İsmail Filiz (Ömer) dizinin oyuncuları.

Salı günleri “ÖYLE BİR GEÇER ZAMANKİ” dizisi var. Senaryosu, kurgusu, döneme ve çevreye uygun görüntüleri ve eşyaları ile karakterlere uygun seçilen oyuncuların başarısı diziyi merakla izlememizi sağlıyor.

Erkan Petekkaya (Ali), Ayça Bingöl (Cemile), Aras Bulut İynemli (Mete), Farah Zeynep Abdullah (Aylin), Emir Berke Zincidi (Osman), Meral Çetinkaya (Hasefe), Mete Horozoğlu (Soner), Wilma Elles (Caroline), Yıldız Çağrı Atiksoy (Berrin), Yeliz Kuvancı (İnci) dizinin oyuncuları.

Perşembe günü “TÜRKAN” dizisi var. İdealist ve cesur doktor Türkan Saylan’ın gençlik dönemini anlatan diziyi çevre ve döneme uygun görüntüleri, yaratılan karakterlere uygun seçilen oyuncuların başarısı ile merak ve heyecanla izliyorum. (Yaşamdan Dakikalar da aynı gün yayınlanıyor ama gece ve Pazar günü tekrarlandığı için izleme olanağım oluyor).

Türkan Saylan’ı Pınar Öğün canlandırıyor. Saygın Soysal (Ali), Özgürcan Çevik (Orhan), Nesrin Kazankaya (Leyla), Murat Göksu (Fasih), Ozan Osmanpaşaoğlu (Turgut), Kerem Acarsöz (Gündüz), Bora Cengiz (Tuğrul), Rüzgar Aksoy (Haydar), Bahar Selvi (Fidan), Damla Sönmez (Turhan), İdil Yener (Sevinç), Fatih Koyunoğlu (Ayhan) diğer oyuncular.

Cuma günü “GÖNÜLÇELEN”,

(Tuba Büyüküstün (Hasret), Cansel Elçin (Murat), Onur Saylak (Levent), Yasemin Çonka (Nakiye), Nadir Sarıbacak (Kobra), Günay Karacaoğlu (Gülnaz), Ayda Aksel (Nesrin), İlhan Şeşen (Etham), dizinin oyuncuları).

Cumartesi günü ise “BİTMEYEN ŞARKI” dizisi var.

Bergüzar Korel (Feraye), Bülent İnal (Yaman), Betül Çobanoğlu (Kevser), Tuncer Salman (Servet) Nurşim Demir (Zahide), Celil Nalçakan (Necip), Alpay Şayhan (Toprak), Serhat Teoman (Mesut), Derya Artemel (Melek), Yücel Erten (Kadir) dizinin oyuncuları.

Zamanım dizi izlemekle geçiyor demekte haksız mıyım?

SABAHATTİN ÖZTÜRK

Son Güncelleme: Salı, 17 Mart 2015 11:51