Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

10.Haziran.2010

e-Posta Yazdır PDF

10 Haziran 2010, Perşembe – İZMİR

Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi’nde Fransızca öğretmenimiz Fahriye hanımın çevresinde poz vermişiz. Yıl 1963. Ön sırada en solda ben varım, üçüncü kişi Osman,en solda İlhami ve yanında Erol.

Ortaokuldan itibaren yabancı dil Fransızca idi. Üniversiteden sonra bir süre Ankara’da Fransız Kültür Derneğine gittim. Sonra İzmir’de Amerikan Kültür’e gidip İngilizce öğrenmeye çalıştım. Fransızcadan sonra İngilizce daha kolay gelmişti. Ama bugün her iki dilde yarım kaldı. Yabancı dili kullanmayınca körleşiyor. Kağıt üzerinde metni anlayabiliyorum, ama konuşma dilim zayıf.

Okulun yemekhanesinde arkadaşlarımla beraberim. Sol başta Osman, en sağda ben. Yıl 1963.

Liseden belge alıp öğrencilikten sürgün olarak yaşadığım 1966 yılında Ayancık’ta arkadaşlarımlayım.

Haydarpaşa Lisesinde, yanımızdaki Harem iskelesinde denize giriyorum. Hazırlıklı değilim, mayo almamışım, hava biraz ısınınca beyaz donla denize girme modasına uyarak bahar günü kendimi suya atmışım.

1970’lerde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi. Her fikre açık, özgür düşünceli, başarılı öğrenciler yetiştiren önemli bir okul.

Yıl sonlarında, bitirme sınavları öncesi, ineklemeye başlamadan eğlenmek, stres atmak ve derslere daha iyi konsantre olmak için inek bayramı yapılırdı. Resimde bay (zamp) inek ve bayan (vamp) inek. Geleneksel olarak önce okul ve Kızılay arasında öğrenciler bir inek gezdirir, sonra özellikle son sınıflardaki idari şube, mali şube ve hariciye bölümü öğrencileri okulun büyük anfisinde çeşitli gösteriler sunarlardı.

10 Mayıs 1969 da Büyük anfi’de gösterileri izliyoruz. Ön sıranın hemen arkasındayım. (Yanımdaki kara gözlüklü Mete Gönenç). Sonraki yıllarda politik olaylar ve anarşi nedeniyle inek bayramları yapılamadı.

Ekim 1968’de fakülteye başladım. Okulun arkasında yurdu vardı ve sadece Siyasal Bilgiler öğrencileri ile ona bağlı Basın Yayın Yüksek Okulu öğrencileri kalabiliyorlardı. Fotoğrafta ön sırada soldan sağa ben ,M.Emin Erdem, Cengiz Aslantepe; arkada Rakım Pekin, Erdem Özsoy, Mete Ertürk ve Ahmet Semih Arpacı. Sekiz kişi aynı odada kalıyoruz. (Resimde olmayan Mete Gönenç).

Fakültenin ilk iki yılı müşterekti. O yıllarda, üçüncü sınıftan sonra bölümlere ayrılıyorduk. Sorunlu lise yıllarımdan sonra, ilgi alanıma giren konular olduğu için hevesle derslere devam ediyordum. Tabii ki öğrenimi engelleyen boykot, işgal veya dışarıdan saldırı olmadıkça.. Anayasa Hukuku dersinde Mümtaz Soysal hocamızdan pekiyi alan iki kişiden biri bendim. (Diğeri Kurtuluş Kayalı).

Üçüncü sınıfta İktisat ve Maliye Bölümünü seçtim. İşçi çocuklarına verilen burs için Sosyal Sigortalar Kurumu’na başvurmuştum. Kabul edildi. Ancak 12 Mart 1971 de Haziran sınavları boykot edildi, hepimiz evlerimize döndük. Eylül sınavlarında yurt kapalı olduğu için Keçiören semtinde öğrenci hemşehrilerimin kaldığı eve gittim. (Mete ağabeyi Erdinç Gönenç, o sırada Ankara’da olduğu için onun yanında kaldı). Evde benden başka çeşitli fakültelerden beş öğrenci vardı. Her birinin sınav ve eğlence saati değişikti. Haziranda birkaç kişi dışında kimse sınava girmemişti. Siyasal Bilgiler Fakültesinde, sınavlarda hiç zayıf almaman ve ortalamanın da yedi olması gerekiyordu. Bütün sınavlardan Eylülde girince, hiç zayıf almadığım ve ortalamam 6,5 olduğu halde sınıfta kaldım. Burs kesildi.

Ertesi yıl, son sınıfa geçince burs yeniden bağlandı. Uzun süre kapalı kalan Fakültenin yurduna bir daha dönemediğimiz için başka yurtlarda ve bekar evlerinde dolaşıp durduk.

Sonunda, Ekim 1968’de başladığım Fakülteyi Ekim 1973’de bitirdim. Artık beni yeni bir yaşam bekliyordu. Öğrencilik yılları sona ermişti.

Aralık 1973 tarihinde SSK Genel Müdürlüğü Sigorta İşleri Müdürlüğünde devlet memuru olarak çalışmaya başladım. Kurumdan burs aldığım için 1575 lira maaşla (net:1175 TL) açıktan atanmıştım.

TC Merkez Bankası’nın müfettişlik sınavına girdim. Sıralamada beşinciydim. Dört kişi alınacaktı. Ocak 1974 tarihinde, sınavsız memur olarak çalıştırabileceklerini belirten yazıyı alınca sevindim. Aradaki maaş farkı önemliydi, ayrıca yeniden sınav açılınca girebilirdim.

Ama, SSK’ya olan burs karşılığı mecburi hizmeti kabul etmiyorlardı. Babam, SSK’ya 11 bin lira ödedi ve takıntısız olarak Merkez Bankasına geldim. 28 Mart 1974 tarihli yazıyla, 2200 TL maaşla, TC Merkez Bankası İdare Merkezinde memuriyet görevime başladım.

Merkez Bankası İdare Merkezi Kamu Kredileri Müdürlüğünde memur olarak Nisan 1974’ten Aralık 1975’e kadar çalıştım. Bu sürede bir daha müfettişlik sınavı açılmadı. O tarihte Maliye Bakanlığı bünyesinde olan Hazine Genel Müdürlüğü ve Milletlerarası İktisadi İşbirliği Teşkilatı (Hazmiit) tarafından açılan sınavı kazandım ve o zamanki adıyla Hazine ve Kambiyo Kontrolörü olarak 31 Aralık 1975 tarihinde Maliye Bakanlığı’na transfer oldum.

1 Ocak 1976 tarihinden Aralık 1983 tarihine kadar Maliye Bakanlığı’nda Hazine ve Kambiyo Kontrolörü olarak görev yaptım. Aralık 1983’de Turgut Özal’ın Başbakan, Kaya Erdem’in Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı olduğu kabinede Maliye Bakanlığı’ndan Hazine, Ticaret Bakanlığı’ndan Dış Ticaret alınıp birleştirilerek Başbakanlığa bağlı Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kurulmuş, Ekrem Pakdemirli Müsteşar olmuştu. Unvanımız artık Hazine Kontrolörü idi.

SABAHATTİN ÖZTÜRK

Son Güncelleme: Pazar, 15 Mart 2015 23:05