Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Seçme Yazılar Bizim müziğimiz ruha seslenir
e-Posta Yazdır PDF

Bizim müziğimiz ruha seslenir

Müzik Öğretmeni Ahmet Şahin Ak: “Hangi hastalıklara hangi melodilerin daha uygun düşeceği üzerinde de araştırma yapan ilgililer, Rast makamının felçli hastalara, Irak makamının nevrotik hastalara iyi geldiğini, İsfahan makamının ise zekâ ve bellek gücünü artırmakta yararlı olduğunu ve Rehavi makamının da baş ağrısı ve iç sıkıntısına olumlu etkiler yaptığını belirtmişlerdir.

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin kültürel etkinlikleri kapsamında havuz başı sohbetlerinin 28’incisinde “Musıkinin Ruhi Tedavideki Yeri” konulu bir konferans veren Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Ana Bilim Dalı öğretim görevlisi Ahmet Şahin Ak, müzikterapinin Türk-İslâm devletlerinde kullanılan önemli bir tedavi yöntemi olduğunu örneklerle açıkladı:

“İslâm dünyasında müzikle tedavi ile ilgili ilk belgelerden birisi Yakup El Kindi ile ilgili olan bilgidir. Komşusu olan bir tacirin oğlunun çaresiz derdini tedavi için ud çalan talebelerinden yararlanan Yakup El Kindi, hastanın iyileşmesinde büyük rol oynamıştır.”

Farabi, İbn-i Sina gibi İslâm filozoflarının hem hekim hem de müzikolog oldukları dikkat çekmektedir. Farabi, Musıkîul Kebir eserinde, musıkinin fizik ve astronomi ile ilişkisini açıklamaya çalışmıştır. Büyük İslâm bilgini İbn-i Sina da, musıkinin tıpta oynadığı rolü şöyle tanımlamaktadır: “Tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri, hastanın aklî ve ruhî güçlerini artırmak, cesaret vermek, hastanın çevresini sevimli ve hoşa giden hale getirmek, ona en iyi musıkiyi dinletmek ve sevdiği insanlarla bir araya getirmek.”

Batılı düşünürlerin musıki ile ilgili sözlerinden örnekler veren Ak, “Bernard Manguin 1963’te yazdığı bir makalede; ‘Türk müziği, bilhassa Mevlevi müziği, ruhî bir esasa sahiptir. Batı müziği ise sadece estetik amacı güder ve şekilcidir.

Türk müziği insana, iç vizyona derinliğine dalmak arzusunu uyandırır. Bu sayede sembolizm ve anolojiye dayanan formülleme ile kâinatı ifade etme imkânı verir. Batı musıkisinin sahip olduğu bu makamlar silsilesi bütün psikolojik nüansları ifade etmeye elverişlidir. Geleneksel Türk musıkisi, zenginleştirici ve saflaştırıcı bir tesir yapar ve Batı müziğine içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulma hususunda yardımcı olabilir” dedi.

Eski Türklerin, ruh hastalıklarını müzik yolu ile tedavi edebileceklerine inandığını ve bu tedavi yöntemlerine çok büyük önem verdiklerini kaydeden A. Şahin Ak, “Korku, heyecan, kuşku ve ruhî bunalım gösterenlerin nabız atışlarındaki değişme ve bunun meydana getirdiği huzursuzluk üzerinde duran eski Türk hekimleri, hastalara çeşitli melodileri dinletir ve bu arada nabız atışlarını da kontrol ederek, hastaya uygun olan müziği bulup ve aynı hastalığı olanları bir araya getirerek uygun şarkılarla tedavi ederlerdi. Hangi hastalıklara hangi melodilerin daha uygun düşeceği üzerinde de araştırma yapan ilgililer, Rast makamının felçli hastalara, Irak makamının nevrotik hastalara iyi geldiğini, İsfahan makamının ise zekâ ve bellek gücünü artırmakta yararlı olduğunu ve Rehavi makamının da baş ağrısı ve iç sıkıntısına olumlu etkiler yaptığını belirtmişlerdir” şeklinde konuştu.

Eski Türk hekimlerinin, insan renkleri, giyimleri ve hatta huyları ile musıki makamlarının yakından ilişkisini kabul ettiğine dikkat çeken Ak, şöyle dedi: “Hüseyni ve benzer makamların Araplara, Irak ve benzeri makamların Acemlere, Uşşak ve benzeri makamların Türklere, Buselik ve benzeri makamların Rum ve Frenklere daha çok etki ettiğini ifade etmişlerdir. Yine farklı bir değerlendirmede, Irak makamı, esmerlere ve agressiv hastalara, Rast makamı sarışınlara, ağır ve sessiz huylu olanlara, Kûçek makamı da soğuk, sakin huylu ve beyaz tenli olanlara uygulanırdı.”

(10.09.2002-Vakit)

 

Son Güncelleme: Salı, 20 Kasım 2012 22:22