Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
e-Posta Yazdır PDF

REİS BEY

Yazarı: Necip Fazıl Kısakürek  - Piyes, 92 sayfa, Ötüken yayınevi, 1964-İstanbul

Sayfa : 48) REİS BEY- Kalplerinizi değiştirin! Size hakikat gibi görünen şeylerin hemen değiştiğini görürsünüz.

İKİNCİ BAR KIZI- Kalp değişir miymiş istenince?..

REİS BEY- Dünyanın en sert ve yumuşak madeni, kalb. Ateşini bulsun; hemen değişir.

Sayfa:50) REİS BEY- Kendinizden başka, kimsede suç aramayın!.. Eğer yankesici ciğerlerinizi söküp götürmeğe geliyorsa, ciğerlerinizi muayeneden geçirin!.. Ne suçu var, diye… Kadın, güzelliğini; banka, parasını; memur, insafsızlığını; kanun,idraksizliğini muayeneden geçirsin!..

Sayfa:54) REİS BEY- İşte onun için söylüyorum. Anlamadan sezmeniz, bilmeden duymanız, görmeden kapılmanız için söylüyorum. En derin anlayış budur.Kim anlamış ki siz anlayasınız?..

Sayfa:75) REİS BEY- Merhamet!.. Lûgat kitabında bir kelime… Onu öğretmek…İnsanlara acımayı belletmek.. Acımanın usullerini, ana mektebi programına eş yürütmek… Bütün cemiyeti, mahşer arsasına benzer, bir acıma ve bağışlama zemininde toplamak, oradaki bir milyon bacalı, bilmem kaç milyon çarklı merhamet kombinasında çalıştırmak… İnsanda kötülük iktidarını, döve döve pekleştirmek yerine, hohlaya hohlaya yumuşatmak, insanı kötülüğe iktidarsız kılmak.

Sayfa:83) TEYPTE REİS BEY’İN SESİ- Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Biz size, umacı korkusuyla yorgan altına kaçan çocuklar gibi, nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, yaşamayı öldürüyoruz. Yağmurun yalnız suyunu toplayabiliyoruz; ruhundan uzağız! Halbuki ne güzel isim koymuşlar ona: Rahmet.

Sayfa:83) TEYPTE BİRİNCİ BAR KIZININ SESİ- Çok geç, Reis Bey; bizim dönüş vaktimiz… Sabah oluyor!...

TEYPTE REİS BEY’İN SESİ- Bakın, çok geçin arkasından nasıl bir, çok erken başlıyor! Kâinat nizamı… Merhamet için de aynı şey… Kinin, zulmün de başında ve sonunda merhamet nöbet bekliyor…

Rahmet… Âlem, bu temel üzerinde… Eğer toprağa, tohuma, hatta kire,lekeye merhamet olmasaydı, su olur muydu? Rengi merhamet, sesi merhamet, pırıltılı, şırıltılı su… Ne duruyorsunuz? Sökün sahte su borularını, ev ev merhamet şebekesini kurun! Tepelerinizdeki çatıları da yıkın, göklerle temasa geçin! O zaman göreceksiniz ki, acı su borularından kendi kendisine tatlı su akacak ve başlar üstünde güneşe yol veren kubbeler yükselecek…

Sayfa:87) REİS BEY- …İnsan, sahip olduğu nîmeti, tam elinden çıkarken anlıyor. Nemiz varsa her an gittiğini ve yeniden geldiğini farzedip ona göre davranamaz mıyız?

 

Son Güncelleme: Perşembe, 15 Kasım 2012 19:46