Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Seçme Yazılar Kitaplar, Başka Dünyalara Açılan Kapılardır
e-Posta Yazdır PDF

Kitaplar, Başka Dünyalara Açılan Kapılardır

Sabahattin Öztürk

Okul kitapları ve okuldan verilen okuma kitapları dışında evimizde kitap bulunmazdı. Sadece Kuranı Kerim ve Dua kitabı vardı. Halk hikayeleriyle okul kitaplıklarında tanıştım. Sonra onlara da izin verildi. Ama çizgi romanlar yasaktı. Derslerimi engellediğine inanılıyordu. İkisu’dan Ayancık’a trenle gelir, Kurtuluş İlkokulunda dağıtılan ünite dergisinin son sayfasındaki çizgi romanı ilgiyle okurdum. Anlatılan hikayeyi yaşıyormuş gibi gözümde canlandırıyordum. Kitap ve dergileri boynuma astığım bez çantada taşıyordum. (Tahta çantayı sınıf arkadaşlarımınki ile tokuşturunca benimki parçalanmış bez çantaya mecbur kalmıştım).

Babamın verdiği harçlık, öğle paydosunda karnımı doyurmam içindi. Ama o yıllarda Ayancık’ta tek gazete ve kitap bayii olan Kadem Aslan Karakaş’ın dükkanına girdiğimde dayanamayıp Tommiks veya Kinowa dergilerini aldığım için bazen aç kalırdım. Önce boğazıma harcadığımda dergi alacak param kalmazdı.

Kadem amca’ya parasını yarın getireyim derdim, kabul ederdi. Kitaplara olan merakımı ve saf dürüstlüğümü, verdiğim sözü tuttuğumu gördüğü için bana güveniyordu. Kısa bir an için dükkandan çıkması gerekiyorsa ve çocukları yanında yoksa dükkanı bana emanet ettiği de oluyordu. Kadem amca gibi benim kitap sevgimi görüp saatlerce kitapları karıştırıp, bazen hiçbir şey satın almadan çıkıp gidişime güleç yüzüyle tahammül eden bir diğer kişi Ankara’da Mülkiye öğrencisi iken Büyük Sinema pasajında kitapçı dükkanı olan, 1980’den sonra can yayınlarını kuran yazar Erdal Öz’dü.

İlk ve Ortaokulda okul kitaplarını düzenlemek (daha doğrusu karıştırmak) için öğretmenden izin alıyordum. Kitapların bir çoğunun hiç açılmadığını, yani onlarla kimsenin ilgilenmediğini görüyordum. Formalar halinde ciltlenmiş ve hiç açılmamış olan kitapları büyük bir özenle cetvelle açardım. Bir defasında halk deyimlerini derleyen bir folklor kitabının sayfalarını açtığımda çok şaşırdım. Kitaptaki halk deyimlerinin büyük çoğunluğunu küfürler oluşturuyordu. O güne kadar hiç duymadığım küfürlü deyimlerle dolu kitabı öğretmenime gösterdim. Öğretmen hemen kitabı ortadan kaldırdı.

Lise 2’de belge alınca bir yıl Ayancık’ta Orman İşletmesinin fidanlığında tomruklara boya ile ebatlarını yazma göreviyle cezalandırıldım. Ama o bir yıl içinde asıl eğitimimi Ayancık Müftülüğü’nün kütüphanesinde tamamladım. Hikaye, roman, şiir, felsefe kitaplarını büyük bir açlıkla okudum. O okumaların düşünce ve hayal dünyama etkisi büyük olmuştur. İstediğim gibi okumama ve kitapları düzenlememe izin verdikleri için Müftülük görevlilerine minnettarım.

 

Son Güncelleme: Salı, 13 Kasım 2012 22:40