Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Seçme Yazılar Kitap ruhun gıdasıdır
e-Posta Yazdır PDF

Kitap ruhun gıdasıdır

Selim Sinan Öztürk

1969 – Düzce

İnsanlığın cahil ve geri kalmışlığının sebebi bir bakıma kitap okumamak ve kitaplara gereken önemi vermemekten ileri gelir. Bugün, insanoğlunu medeniyetin zirvesine ulaştıran kitaplardır.

İslamın ilk emri “oku!” olduğu gibi, insan gerçekleri öğrenmek için daima okumalıdır. Yedisinden yetmişine kadar herkes prensip edinmelidir bunu..

Bir çocuğun babası:

- Oğlum, dedi. Bu kitabı ne diye okuyorsun. “Çocukları Nasıl Büyütmeli” kitabı sana göre bir kitap değil ki?

Çocuk cevap verdi:

- Beni iyi büyütüp büyütmediğinizi öğrenmek için okuyorum.

Bu fıkracıktan alınacak hisse çok büyüktür. Bir babanın ne yapıp yapıp çocuğuna okuma merakı aşılaması lazımdır. Seçeceği kitaplar ne olursa olsun onu bu merakından vazgeçirmemelidir. Kitaplar bilhassa çocukları çabuk olgunlaştırır ve vatana faydalı elemanlar hazırlar. Kahve köşelerinde, sokaklarda boşu boşuna vakit öldüren gençliğe okumayı aşılamak bir mesele olmakla beraber, aynı zamanda bir vazifedir.

İnsan kitaplarının başındayken kendinden geçer, adeta kitabın içine girer ve yalnızlığını unutuverir. Birgün ünlü yazar Aisopos'un evine bir misafir gelir. Onun kitaplarının üzerine eğilip çalıştığını görünce:

- Böyle yapayalnız nasıl oturabiliyorsunuz? diye sorar. Aisopos cevap verir:

- Yalnız değilim ki ancak sen içeri girdiğin andan beri yalnızlığımı duymaya başladım, demiştir.

Cahil olmayan, alim ve arif olan bir kimse nice entrikalardan kendini, kafasını çalıştırarak kurtarabilir. Aşağıdaki fıkra gerçekle bir ilgisi olmamasına rağmen buna bir örnektir.

Tilki, aç dolaşırken karganın ağzındaki peyniri görür. İştahı kabarır. Kargayı kandırıp peyniri yutmak için çare düşünmeye başlar ve bulur.

- Karga kardeş merhaba!

Karga ağzını açmaz, başıyle selam verir.

- Yoksa rahatsız mısın?

Karga peyniri gagasında deha sağlam tutar ve tilkiye, başını yukarı kaldırarak cevap verir.

- Çok zamandır güzel sesine hasretim, bir ötsene.

Karga ağzındaki peyniri temkinle ve dikkatle yerine getirir. Boynunu uzata uzata öter, öter.. Bunu gören tilki:

- Hım, der. Bu karga La Fontaine’in hikâyelerini okumuş, diyerek oradan uzaklaşır.

Sayılamayacak kadar çok olan kitapların faydalarının başında bize geçmişimizi öğreten tarih kitapları gelir. Böylelikle biz ecdadımızın başarılarıyla övünür, yaptığı hataları görerek de tecrübe sahibi oluruz. Medeniyet tarihi yazı bulunduktan sonra gelişmiştir.

Bütün bunlara ek olarak yorgun ve bunalmış olan ruhun ilacının kitap olduğunu söyleyebiliriz. Bu ilaç da okumak suretiyle içilir ve eczanede değil, kitapçıda bulunur.

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Kasım 2012 23:25