Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
e-Posta Yazdır PDF

Örtünme

Selim Sinan Öztürk

Hutbe, HAKSES, sayı:355 - Temmuz 1994

Aziz ve Muhterem Müslümanlar!

İslâma göre bülûğ çağına ermiş bir hanımın belli istisnalar dışında başını ve görünmesi haram olan yerlerini örtmesi, yabancılara yani nâ-mahreme göstermemesi Kur'an-ı Kerimde açıkca belirtilmiştir.

Bu mesele birçok batılı yazarın tenkidlerine uğramış bir meseledir. Onlar örtünmeyi bir türlü kafalarına sığdıramıyorlar. Fakat Kur'ân-ı Kerim onu ancak ahlâk ve namusu korumak maksadıyla emretmiştir. Örtünme şehvetin tehlikesini azaltan ilâhî bir tedbirdir.

Yanlış düşünen bazı kimseler, âyet ve hadislere yanlış mânâlar vererek İslâmda örtünmenin olmadığını iddia ederler. Şimdi İslâma iftira edenlerin yalanlarını meydana çıkarmak için, bu mevzuda İslâmın açık ve kesin hükmünü bildiren birkaç âyeti kerîmeyi ele almayı faydalı buluyoruz.

Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı kerimde Ahzab sûresi 59. âyette şöyle buyuruyor:

“Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına geniş ve uzun elbiselerini vücutlarının her tarafına indirmelerini söyle. Bu onların tanınıp eza edilmemelerine daha uygundur. Allah Ğafûr ve Rahîm’dir.”

Nur sûresi 30. ve 31. ayetlerde de şöyle buyuruyor:

“Mü’min erkeklere söyle, gözlerini sakınsınlar. Mahrem yerlerini fuhuştan korusunlar. Bu kendileri için çok temiz bir harekettir. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını çok iyi bilendir.

Mü’min kadınlara söyle, gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar. Irzlarını korusunlar. Ziynetlerini açmasınlar. Bunlardan görünen kısmı, eller ve yüz müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstünü kapayacak surette koysunlar. Gizli ziynetleri bilinsin diye yürürlerken ayaklarını da yere vurmasınlar. Hepiniz Allah’a dönün ey mü’minler. Tâ ki umduğunuza nâil olasınız.”

Yine Abzab sûresinde 32. ve 33. ayet-lerinde şöyle buyuruluyor:

“Ey Peygamberin zevceleri! Siz kadın-lardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’tan korkuyorsanız nâmahrem erkeklerle yumuşak konuşmayın. Sonra kalbinde nifak bulunan ümid eder. Yâni kötü bir mânâ anlar. Sözü mâruf vechile söyleyin. (Vekar ile) evlerinizde oturun. Eski câhiliyyet devri gibi açılmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Allah ve Rasülüne itaat edin.”

Aziz Mü'minler!

İslâm namuslu olmayı emreder. Sınır ta-nımayan serbestliğe, açık saçık hayata asla izin vermez. Fuhşa yol açan, nesli darmadağın eden ve her türlü hastalığa zemin hazırlayan serbest müşterek hayatın kötülüklerini ve zararlarını da sosyologlar, psikologlar, tıp otoriteleri çeşitli vesilelerle anlatmaktadır.

Şehirlerin açık saçık kıyefete büründüğü, plajların anadan üryan insanlarla dolup taştığı yaz günlerinde, örtünmenin önemi daha iyi anlaşılmaktadır.

Müslüman ferasetli olmalıdır. Aklını, belden aşağı meselelere hasretmek, ileri görüşlü insan olmak demek değildir.

Biliyoruz ki Allah’ü Teâlâ insanı gayesiz ve başıboş yaratmamıştır. Zariyat Sûresi 56. ayette açıklandığı gibi insanın yaratılış sebebi Allah’a ibadet etmektir. Müslüman bir kimse, kadın olsun erkek olsun iman ettikten sonra imanın gerektirdiği şartları yerine getirmek mecburiyetindedir. Yani her hareketini İslâma uyduracak, Allah’a teslim oluşun iktizasını yerine getirecektir. İşte tesettür, bir kadının müslüman oluşunun, haya ve iffet sembolü oluşunun bir belgesidir, imanın bir gereğidir.

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Kasım 2012 22:53