Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
e-Posta Yazdır PDF

Cami âdâbı

Selim Sinan Öztürk

Hutbe: HAKSES, Eylül-1994, Sayı:357 Sayfa:24

Aziz ve Muhterem Müslümanlar!

İslâmiyet dünya üzerinde yaşanmak için gelmiştir. Müslüman kişi dinini yaşarken Rasülûllahı örnek alır, Kur’an-ı Kerimi ahlak edinir.

Cenabı Hak (CC) Kur’an-ı Kerim’de: “Ey Âdemoğulları! Her mescide (gidişte) güzel elbiselerinizi giyinerek gidin..” (1) buyuruyor

Peygamberimiz (SAV)de hadis-i şeriflerinde: “Allah’ın en çok sevdiği ve hoşlandığı yerler mescidlerdir” (2) buyuruyor.

Binaenaleyh İslâmda cami ve mescidler Allahın evi sayılmıştır. Kişi camiye ve cemaate giderken nereye gittiğini iyice düşünmeli, yapabildiğince temiz olmalı. Çünkü temizlik olmayınca ibadetler yerine gelmez. Daha Peygamberliğinin ilk günlerinde Allahü Teâla, Rasûlünü temizliğe davet ederek: “Elbiseni temiz tut” (3) buyurmuştur.

Peygamberimiz (S.A.V.)’de iç ve dış temizliğe son derece riayet etmiş ve ömrü boyunca temiz ve nezih bir hayat yaşamışlardır.

Hz. Aişe (R.A.)’nın, rivâyetine göre Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir toplum karşısına çıkacakları zaman en güzel elbiselerini giyer, güzel kokular sürünür ve üstüne başına çok dikkat ederlerdi

Muhterem Mü’minler,

Camiye gelirken veya cami içinde yapmamız gereken bir takım işler vardır.

En başta Müslümanın üstü-başı, eli ayağı temiz olmalıdır. Yemek yemeye üşenmediğimiz gibi temizlikte de üşenmemek lâzım. Kirli elbiselerle, pis kokularla cemaatın huzurunu bozmaya, onların ibadetten alacakları feyzi engellemeye kimsenin hakkı yoktur.

Çorap kokusuyla, soğan ve sarımsak kokusuyla gelmek ne kadar rahatsız edicidir. Rasûlü Ekrem (SAV.): “Soğan, sarımsak yiyenler ağızlarının kokusu gitmedikçe camimize gelmesinler, evlerinde otursunlar” (4) buyurmuştur. Melekler bile insanların eziyet çektiği kötü kokulardan etkilenirler. Buna hakkımız olmasa gerek.

Öyleyse camiye cemaat olmak isteyen kimse, öِnce kendi üstüne başına dikkat etmeli. Bilhassa Cuma ve Bayram namazlarına gelirken imkân nispetinde guslederek gelmelidir.

Bundan başka Mü’min ezan okunurken hürmetle dinlemeli camiye sağ ayağıyla ve Kelime-i Tevhid okuyarak girmeli cami içinde mecbur olmadıkça asla konuşmamalıdır.

Camiye giren her müslüman en ilerdeki boş yere oturarak saf düzenine dikkat etmeli; vaaz, hutbe ve Kur’an dinlerken gayet edepli bir şekilde oturmalıdır.

İmamlık yapmaya ehliyeti olmayanların Mihrâbın önüne yani imamın hemen arkasına geçmeleri sakıncalıdır. Çünkü imam imamlık yapamayacak bir hale gelince veya yanılınca onun vazifesini devam ettirebilecek olanlar orada bulunmalıdır.

Abdurrahman b. Şibli (RA.)’den rivayete göre Rasûlü Ekrem (SAV.)’in namazda üç şeyi yasakladığı bildiriliyor:

“Karganın gagalaması gibi secde etmeyi, yırtıcı hayvanlar gibi kolları uzatıp yaymayı ve devenin yer edinmesi gibi yer edinmeyi (yani câmide belli bir yer seçip sadece orada namaz kılmayı) yasakladı,” (5) buyurulmaktadır..

Muhterem Mü’minler!

Dünya ve âhiret saadetine giden yolda bu gibi esasları ihmal etmeyelim... Bilelim ki bu anlattıklarımıza riayet etmekte Allah’ın rızası Rasûlünün sünneti ve cemaat fazileti vardır.

---------------------------------------------

(1) Kur’ân-ı Kerim. S:153, Âraf sûresi:31

(2) Et-Tâcül-Câmi, Mansur Ali Nâsıf, C:l, S:30

(3) Kur’ân-ı Kerim, S:574 , Müddessir sûresi :4

(4) Sahih-i Buhari Tecridi Sahih Terc. C:1, S:931

(5) Sünenü Nesei, S:629

Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Kasım 2012 22:50