Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Seçme Yazılar Şu bizim kemal dayı
e-Posta Yazdır PDF

Şu bizim kemal dayı

S. Sinan Öztürk  - 01.06.1979 – Türkelinin Sesi

İmam efendi gıybetin çirkinliğinden, kötülüğünden, haramlığından bahsettikçe cami cemaati, özellikle bizim Kemal dayı, gözünü hocaya dikmiş ilk defa duyuyormuşcasına söylenenleri dinliyor, ikide bir «cık...cık...cık» diye hayretini belirtiyordu. Hoca efendi cemaatin pürdikkat kesildiğini gördükçe daha bir heyecanla anlatıyor hutbe tesirini gösterdi sanıyordu.

Nihayet Cuma namazı kılınıp tesbih duasından sonra cemaat birer ikişer dışarıya çıkmaya başladı. Dışarısı güneşlikti.

Bizim Kemal dayı kendi yaşında birinin koluna girerek avludaki kanapeye sallana sallana geçti oturdu. Konuşmaya havadan sudan girerek onu bunu çekiştirmeye başladılar. Çabucak nereden çıkarmışlardı bu konuyu.

Hoca efendi onları ve onlar gibi ötekilerini de görünce acaba ben demin Hutbede gıybetten bahsetmedim mi diyesi geldi.

Bahsetmişti elbette. Fakat neydi bu hal. Neydi şu müslümanların hali. Eski tas eski hamam.

Yok efendim yok. Sen bu insanlara ne söylersen söyle. Kulağın birinden giriyor, öbüründen çıkıyor.

Allah'ın ayetleri ve Peygamberimizin tebliği kendilerine ulaştığında Ashabı Kiram, emir ve yasaklara anında riayet ediyorlar, kendilerinde İslama uymayan bir hal varsa onu hemen kesip atıyorlardı. Tıpkı komutanından gelen emri derhal yerine getiren asker gibiydiler. Nerde onlar, nerede biz. Onlar mı başka dindendi yoksa biz mi müslüman değiliz? Öyleyse bizim haya-tımız niye onlara benzemiyor?.

Bu vurdumduymazlık, bu nemelazımcılık müslümanlığın şiarı değildir. Müslüman olarak Asrı Saadeti örnek almalıyız. Ancak böyle kurtuluşa erebiliriz ve ancak böyle, insanca yaşamanın saadetine erebiliriz. Vesselam...

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Kasım 2012 22:43