Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Hayri Öztürk

e-Posta Yazdır PDF

Hayri Öztürk

1948 Ayancık Doğumlu. Annesi Hediye, babası Remzi. Armutluyazı Köyünde meşhur hocalardan Zekeriya Efendinin torunu…

Kendisi Anlatıyor;

Eskiden hocalar hep dedeme gelirmiş yani. Kevser abla falan çok güzel okumuşlar. Tavaca’daki Osman hoca falan hep dedeme gelirlermiş . Eski yetişen hocalar dedemde eğitim görmüşler.

Düzce İmam Hatip Okulu 1970-71 dönemi mezunuyum. 1973 mart 15’te Ayancık Sahil camiinde göreve başladım. 1974 te askere gittim. Askerlik dönüşü 1976’da Sinop müftülüğüne geldim, memur olarak. 1981’e kadar orada çalıştım. 1981 de tekrar Ayancık’a, Ayancıkköyü Camiine geldim. Ordan, müftülükteki memur Hasan Baltacı vefat edince onun yerine geldim. 1988’e kadar müftülükte çalıştım, Ayancık müftülüğünde memur olarak… Oradan İstanbul Pendik Müftülüğüne gittim. Pendik müftülüğünde 1988’den 1997’ye kadar Şef’lik görevinde çalıştım. 1997 martta emekli oldum. On seneden beri emekliyiz yani.

2006 nisan ayında bir kalp krizi geçirdim. 2006 nisan 1’de anjiyo oldum. Nisan 5’te bir stent takıldı. Nisan 10’da gene takıldı. 29 temmuzda gene bir anjiyo oldum. Ondan sonra iki gözden ameliyat oldum. Cerrahi müdahale yapıldı. Şu anda sağlığım iyi elhamdülillah, çok şükür.

- Hacca görevli gittiniz mi?

- Hacca 1994 yılında gittim, karşılama ekibi olarak. 55 gün kaldım. 40 gün Medine’de 15 gün de Mekke’de kaldık. Karşılama ekibiydik. Gelen hacıları karşılardık, onları otellere yerleştirirdik. Yani 1994’te gittim görevli olarak.

- Din görevlisi olarak yıllarca görev yaptınız. Unutamadığınız bir hatıra var mı, aklınıza gelen şu anda…

- Şu anda yok, birden hatırlayamıyorum yani.. Ha, Cemil hafızda hafızlık yapıyorduk, yani daha İmam Hatibe gitmeden 1963’te.. Hafızlık yaparken gürcü Mahmut’un oğlu İhsan var. Şimdi biz camideyken, camları temizlerdi Cemil hafız. Merdiven var, büyük merdiven. O yukarıdaki camları temizlerdi. Biz merdivenin dibinde hafızlık yapıyoruz. Ama ben iyiydim, yani her gün ders verirdim ben. O İhsan hiç veremezdi. Bir gün, yukardan ona söylüyo söylüyo, çıkaramadı ilerisini.. Tabi biz de korkumuza.. Ben de yanındayım ya beraber çalışıyoruz. Ben de söylemiyorum tabi, söyledi diye beni döver. Ondan sonra, üşenmedi ondört basamaklı merdiveni indi aşağıya, onu bi dövdü orda. Caminin içinde, hafızlığa çalışırken.

- Eskiden dayak vardı öyle.

- Dayak vardı. İyi dayak atardı Cemil hafız. Ama tabi bizim iyiliğimiz için o da. Elini öpüyoruz şimdi Cemil hafızın. Kur’anı bize öğretti yani. Sonra güzel okuturdu. Yani ben tecvitimi, bakıyorum da etrafta, değişmem yani. Cemil hafız, tecviti bize çok güzel öğretti. Memnunuz yani. Eli öpülecek hocalardandır Cemil hafız.

- Sizin ilk göreve başladığınız yıllardan beri, veya talebelik yıllarından beri son zamanlara kadar Ayancık’ın İslâmi durumunda ne gibi bir gelişme var, veya geriye gidiş var mı?

-Ama ben biliyorsun 18-19 sene oldu Ayancık’tan ayrılalı. Buranın durumunu pek şey yapamam. Geliyoruz, bir ay kalıp gidiyoruz yani. Burada yaşayanlara sormak lazım.

Ama İstanbul’u sorarsan, ben 10 senedir Güngören’deyim. On senedir her camiyi de gezerim. Ben Ramazanda en az 20 cami gezerim. Ramazan dışında bakın, camilerde cemaatta devamlı artış oldu. Cuma günleri benim evin yakınındaki caminin içi dolsa da yeterdi. Şimdi dışarısı falan almıyor yani. Cemaatta büyük bir artış var, İstanbul cami cemaatında… İslami faaliyetler iyi yani. İstanbul’da çok güzel.Birçok seminerler,camilerde vaazlar.. İstanbul Müftülüğüne biliyorsun Müftü yardımcısı tayin oldu, bayan. Oradan eğiticiler geliyor, ilahiyatçı öğreticiler geliyor, caminin kurslarında kadınlara yönelik konuşmalar çok fazla, yani İslami çalışmalar çok iyi. Allah’a şükür iyi yani, elhamdülillah…

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Ekim 2012 10:17