Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Y (Yaban... -Yüzüne...)

e-Posta Yazdır PDF
Makale İçeriği
Y (Yaban... -Yüzüne...)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Tüm Sayfalar

 

Yaban armudu.:AHLAT

Yaban atlarına bakan kimse,yabani at çobanı.:HERGELECİ

Yaban gülü.:NESTEREN

Yaban havucu.:KARAKAVZA

Yaban kazı.:SAKARMEKE

Yaban kısrağı.:BAYKAL

Yaban mersini.:KEÇİYEMİŞİ

Yaban nanesi.:NARPIZ

Yaban sümbülü adıyla da bilinen bir kır bitkisi. Nezle otu da denilen,ballıbabagiller familyasından kokulu bir bitki.:KEDİNANESİ

Yaban turpu.:ACIRGA

Yabancı devlet elçiliklerine ait arabaların plakalarında kullanılan kısaltma.Kor diplomatik.:CD

Yabancı dilde vesaire anlamındaki kısaltma.:ETC

Yabancı korkusu,yabancılardan nefret etme.:ZENOFOBİ

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi.:AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde,doçent olmak için sınav vermiş kimse,doçent. Kimi ülkelerde profesör olmak için sınav veren kimse.:AGREJE

Yabancı ve uzak ülkelerle ilgili,bu ülkelerden getirilmiş.:EGZOTİK

Yabancı yazıların,okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması,harf çevirisi.:TRANSLİTERASYON

Yabancı,başkası,akraba olmayan.:EL

Yabancı.:ÇITAK

Yabancı.:YAD

Yabancılara tanınan ayrıcalıklar.:KAPİTÜLASYON

Yabancılardan korkma.:KSENOFOBİ

Yabani dişi eşek.Yabani eşek sürüsü.:ANE

Yabani ıspanak.:PAZI

Yabani ıspanak.:SİRKEN

Yabani küçük armut ağacı.:ÇÖRTÜK

Yabani ve evcil türleri bulunan,çok uzun ve kıvrık boyunlu,geniş gagalı,geniş kanatlı bir su kuşu.:KUĞU

Yabani yonca,fiğ.:EFEK

Yadırganacak yönü olma,gariplik,tuhaflık.:GARABET

Yağ dokusunun bulunduğu yerde büyümesiyle oluşan zararsız ur. Yağ uru.:LİPOM

Yağ tavası.:DIĞAN

Yağ, un veya nişasta ile pekmez yada şeker karıştırarak yapılan bir tür tatlı.:ASİDE

Yağ,kireç,kendirden yapılan ve su borularını birbirine tutturmaya yarayan macun.:YEDİRME

Yağ,un ve et suyu katılarak hazırlanan özel sos.:VELUTE

Yağda kavrularak pişirilen bir tür kabak yada patlıcan yemeği.:KALYA

Yağda kavrulmuş soğan ve salçadan oluşan bir tür sos.İnce doğranmış soğanı yağda kavurarak yapılan bir yemek.:SOKARIÇ

Yağda kızartılarak,üzerine şeker yada şerbet dökülen bir hamur tatlısı.:LALANGA

Yağda kızartılmış yumurta üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek.:BORANA

Yağda yada sac da pişirilen ve sulu hamurdan yapılan bir tür ekmek.:CIZLAMAÇ

Yağı alındıktan sonra zeytinin kalan posası.:PRİNA

Yağı alınmış süt ya da yoğurttan elde edilen ve ekşimik de denilen bir tür peynir.:ÇÖKELEK

Yağı alınmış süt,yoğurt ya da peynire verilen ad.:İMANSIZ

Yağı alınmış sütten ya da yoğurttan yapılan peynir. Süzme yoğurttan yapılan, parmesana benzeyen ve makarnalarda kullanılan sert peynir. Kış için kurutulan yağsız,tuzsuz yoğurt.:KEŞ

Yağı alınmış sütten yapılan bir cins peynir.:ÇEÇİL

Yağı alınmış sütten yapılan ve çökelek de denilen peynir.:EKŞİMİK

Yağı çıkartılmak üzere öğütülmeye hazır duruma getirilmiş, yani kabuklarından ayrılmış ve kurutulmuş,yağca zengin Hindistan cevizi çekirdeği; kopra yağı.:KOPRA

Yağış nedeniyle oluşan ufak sel.:SELİNTİ

Yağlı boya resim yapmaya yarayan bez.:TUAL

Yağlı boya resimde,astar ve onu izleyen saydam boya katları uygulamadan zemin üstüne doğrudan boyama tekniği.:ALLAPRİMA

Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldığı beş dereceden ikincisi.:BAŞALTI

Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldığı beş derecenin en alt basamağı.:DESTE

Yağlı güreşte pehlivanların giydikleri,belden baldıra kadar uzanan dar paçalı meşin pantolon.:KİSPET

Yağlı güreşte, yarışmalardan önce cazgırın okuduğu dua.:SALAVAT

Yağlı süt ya da yağlı yoğurt için kullanılan bir sözcük.:İMANLI

Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir tür peynir.:AKÇAKATIK

Yağma,çapul.:TALAN

Yağma,talan.:ÇAPUL

Yağmur çisentisi.:REŞ

Yağmur damlası.:JİK

Yağmur korkusu.:OMBROFOBİ

Yağmur sularının toprak üzerinde oluşturduğu sert tabaka.:KAYASA

Yağmur sularının,çatının kimi yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan sac örtü.:ETEK

Yağmur suyunun biriktiği taş yada ağaç oyuğu.:KAKLIK

Yağmur veya güneşten korunmak için bir kapı üstüne veya duvar önüne yapılan saçak. Evlerin önündeki taşlık. Üstü kapalı balkon.:SUNDURMA

Yağmur yağınca sürülme kıvamına gelmiş tarla.:HENNİK

Yağmur,soğuk gibi dış etkilere karşı başa geçirilen,giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık.:KUKULETA

Yağmur.:BARAN

Yağmur.:RAHMET

Yağmurdan ya da soğuktan korunmak için giyilen bir tür başlık.:BÖRKENEK

Yağmurla karışık kar yağışı.:SULUSEPKEN

Yağmurluk.:EMPERMEABL

Yağsız ve mayasız hamurdan yapılan ve külde pişirilen çörek.:KETE

Yahudi Almancası da denilen ve Aşkenazi Yahudileri tarafından kullanılan dil. İbranice ve Aramca ile birlikte Yahudilerin üç temel yazı dilinden biri.:YİDİŞ

Yahudi dininin kutsal kitabı.:TEVRAT

Yahudi dinsel törenlerinde kullanılan yünlü veya ipekli şal.:TALET

Yahudi düşmanlığı.:ANTİSEMİTİZM

Yahudi inancında çöl şeytanı.:AZAZEL

Yahudi inancında kötü ruhlu meleklere verilen ad.Musevi metinlerinde,kimi zaman iyi,kimi zaman da kötü işler yapan göksel varlığın adı.:ARİEL

Yahudi inancında şeytana verilen ad.:BELİAL

Yahudi İspanyolcası.:LADİNO

Yahudi kadını.:BOLİÇE

Yahudi kültüründe,bazı aziz hahamların canlandırabilme gücüne sahip olduğu insan biçimli otomat türü.:GOLEM

Yahudi mutfağına özgü,kuru meyvelerle yapılan bir tür marmelat.:HAROSET

Yahudi mutfağına özgü,kuzu etiyle yapılan bir yemek.:KODRERO

Yahudi nüfuzuna karşı koyma politikasını tutan kimse.:ANTİSEMİT

Yahudi soykırımı.:HOLOKOST

Yahudi takvimine göre haftanın yedinci günü.Her türlü çalışmanın yasak olduğu,dinlenmeye ve ibadete ayrılan gündür.Her Cuma günbatımından cumartesi akşamüstü saatlerine değin süren kutsal tatil günü.:ŞABAT

Yahudi tapınağı.:SİNAGOG

Yahudi tapınağı.Havra.:SİNAGOG

Yahudilerde yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağza geçen din buyruklarının İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının bütünü,Yahudilerde Tevrat’ın gizli anlamlarını araştırma işi.:KABALA

Yahudilerde,elli yılda bir Tanrıya ve dinlenmeye ayrılan yıl.:JÜBİLE

Yahudilerin kutladığı bir bayram.:PURİM

Yahudilerin tanrıya verdikleri ad.:YEHOVA

Yahudilerin,boynuzdan yapılmış dinsel tören çalgısı.:ŞOFAR

Yahudilerin,Yahudi olmayan kişi ve kuruluşlara verdikleri ad.:GOY

Yahudilikte bir yiyeceğin ,bir nesnenin dinsel amaçlara uygunluğu.:KAŞER

Yahudilikte günlük ibadeti oluşturan üç duadan birincisi.:ŞAHARİT

Yahudilikte kullanılan kutsal büyü zarları ya da çubukları.:URİM

Yahudilikte,18.yüzyılda Polonya’da doğan koyu dindar akım.:HASİDİLİK

Yahudilikte,din bilginlerinin ve hahamların,sözlü şeriat derlemesi Mişna’yı konu alan yorum ve açıklamaları.(Talmud’un ikinci bölümü).:GEMARA (GEMARAH)

Yahudilikte,tanrının herhangi bir konuda ne düşündüğünü anlamak için kullanılan kutsal büyü zarları ya da çubukları.:URİM

Yahya Kemal’in hece ölçüsüyle yazdığı tek şiiri.:OK

Yak denilen sığır türünden elde edilen ve atları süslemede kullanılan tüy.:KOTAS

Yaka kürkü.:ZAĞARA

Yakalama,tutma,ele geçirme.:DERDEST

Yakanın göğse doğru inen devrik bölümü.:KLAPA

Yakarma.:TAZARRU

Yakası erkek gömleğini andıran,uzun kollu,manşetli kadın bluzu.:ŞÖMİZYE

Yakası kürklü ve kolsuz kaput.:ŞİNEL

Yakasız ve iliksiz bir tür kısa ceket.:SALTA

Yakasız,uzun kollu erkek gömleği.:MİNTAN

Yakıcı,yakan.:SUZAN

Yakılmak için kesilmiş ağaç.:ODUN

Yakın arkadaşları tarafından Stalin’e verilen ad.:KOBA

Yakın dost,arkadaş.:NEDİM

Yakın jeolojik dönemlere ait tortul çökellerden oluşan soluk sarı renkli toprak türü.:LOS

Yakın komşu.:MÜCAVİR

Yakın olma,yakınlık.:KARİBLİK

Yakınan,sızlanan,şikayet eden.:MÜŞTEKİ

Yakındoğu’da ve özellikle Cezayir’de konuşulan Arapça , Fransızca , İtalyanca ve İspanyolca karması dil.:SABİR

Yakınlık anlamında eski bir sözcük :KURB

Yakınlık duyma,hoşlanma,sevme,güler yüz gösterme.:TEVECCÜH

Yakınlık. :KURBİYET

Yakınma,sızlanma,şikayet.:ŞEKVA

Yakışıklı ve uzun boylu erkek.:LEVENT

Yakışıksız ve saygısızca davranan.:DENSİZ

Yakışır,yerinde,uygun.:REVA

Yakıt olarak çevre havayı kullanan ve pervanelerin yardımı olmaksızın doğrudan doğruya tepki ile çalışan,iki ucu açık boru biçiminde itici.:REAKTÖR

Yakıt olarak kullanılan petrol türevi.:FUELOİL

Yaklaşık 12.000 yıl önce Pasifik’e gömüldüğüne inanılan , insanlığın ve uygarlığın anayurdu sayılan kıta.:MU

Yaklaşık 136-65 milyon yıl önce yaşayan, soyu tükenmiş uçan sürüngenlerin ortak adı.:PTEROZOR

Yaklaşık 50 cm uzunluğunda bir Japon kılıcı.:VAKİZAŞİ

Yaklaşık 75-90 cm’lik Arşın’ın alt dalı eski bir uzunluk ölçüsü.:ZİRA

Yaklaşık bir dönümlük arazi ölçüsü.:CERİB

Yaklaşık olarak 91 cm gelen İngiliz uzunluk ölçüsü birimi.:YARDA

Yaklaşık üç santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit.:VARDELA

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun bir romanı.:YABAN

Yakup peygamberin ilk karısı ve İsrail’in 12 kabilesinden beşinin geleneksel anası.:LEA

Yakup peygamberin karısı ve Yusuf ile Bünyamin’in annesi olan kadın.:RAHEL

Yakut gibi değerli taşlardan sayılan parlak kırmızı renkte,billurlaşmış,saydam bir alüminyum oksidi.:LAL

Yakut Türkleri inanışında kötü ruhların adı.:ABASI

Yalan söyleme hastası.:MİTOMAN

Yalan söyleme.:TEZVİR

Yalan söyleyen,yalancı.:KAZİB

Yalan, şaka anlamında yerel bir sözcük.:GAS

Yalan,düzen. :IĞRIP

Yalan.:KİZİP

Yalancı hurma da denilen bir tür palmiye.:FENİKS

Yalancı servinin eş anlamlısı.:AKSEDİR

Yalanlama.:TEKZİP

Yalanlar ve hikayeler uydurmaya yol açan yapısal eğilim ,yalan söyleme hastalığı.:MİTOMANİ

Yaldızla süslenmiş,altın suyuna batırılmış;yaldızlı.:MÜZEHHEP

Yaldızlı.:DORE

Yalı çapkını,iskele kuşu.:EMİRCİK

Yalın çizgileri ve hoşgörüye dayanan mizah anlayışıyla tanınan, 1924-1995 yılları arasında yaşamış bir karikatüristimiz.:NEHARTÜBLEK

Yalın durum.:NOMİNATİF

Yalın ve pürüzsüz bir söyleyişin egemen olduğu şiirleriyle tanınmış 15inci yüzyıl divan şairi.:MELİHİ

Yalın.Genel olarak.:ALELITLAK

Yalınayak kimse.:DALTABAN

Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen,aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan,içine konan sıvının sıcaklığını uzun süre koruyan kap.:TERMOS

Yalıtım.:İZOLASYON

Yalıtkan bir ortamla ayrılmış ve elektriksel sığasıyla ayırt edilen iki iletkenli ya da iki armatürlü sistem.:KONDANSATÖR

Yalıtkan.:İZOLATÖR

Yalman.:SARP

Yalnız baş harflerle yazılan kısa imza.:PARAF

Yalnız baş parmağı ayrı,diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven:KOLÇAK

Yalnız başına ilerleyen ve öbür hastalıklı durumlara bağlı olmayan hastalık.:İDİOPATİ

Yalnız bir giysilik dokunmuş, üstün nitelikte kumaş parçası.:KUPON

Yalnız bir türe özgü olan. Bir türün,bir olayın karakteristik yönünü veren.:SPESİFİK

Yalnız erkek bireyler veren döllenmesiz üreme.:ARENOTOKİ

Yalnız güldürmeyi değil,daha çok düşündürmeyi ve yergiyi amaçlayan mizah.:KARAMİZAH

Yalnız hareketlerle oynanan sözsüz sahne oyunu.:PANDOMİM

Yalnız iki geniş yüzü testereyle düzeltilmiş tahta.:BUL

Yalnız iki kenarı koşut olan dörtgen.:YAMUK

Yalnız kalmaktan duyulan korku.:MONOFOBİ

Yalnız pruva direği kabasorta,öbür direkleri sübye donanımlı olan,genellikle Akdeniz’de kullanılan üç direkli yelkenli gemi.Orta çağda açık denizlerde kullanılan yelkenli bir gemi.:NAVİ

Yalnız pruva direği kabasorta,öbür direkleri sübye donanımlı olan,genellikle Akdeniz’de kullanılan üç direkli yelkenli gemi.:NAVİ

Yalnız spor amacıyla yapılan at yarışı.:KONKURHİPİK

Yalnız tabanı bulunan,ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı.:SANDALET

Yalnız Uygurca Oğuz Kağan Destanı’nda geçen ve resim anlamına gelen sözcük.:ANGAGU

Yalnız ve yoksul insanları konu edindiği hüzünlü yapıtlarıyla tanınmış karikatür sanatçımız.:ZEKİBEYNER

Yalnız,tek,sırf. Mutlak.:SALT

Yalnızca 1’e ve kendisine bölünebilen sayıya verilen ad.:ASAL

Yalnızca ahlak üzerine kurulu yönetim biçimi.:ETOKRASİ

Yalnızca İzlanda atlarında görülen dinamik bir koşu.:TÖLT

Yalnızca kendi görüşüne,yalnızca kendi çıkarlarına değer veren.:EGOSANTRİK

Yalnızca kız çocuklarında görülen, anormal vücut hareketleri ve konuşma bozukluğuyla ortaya çıkan sendrom.:RETT

Yalnızca oksijenin bulunduğu ortamlarda gelişebilen bir mikroorganizma. :AEROSO

Yalnızca ön cephesinde sütun bulunan Antik Yunan ve Roma yapısı.:APTERON

Yalnızlık korkusu.:EREMOFOBİ

Yalnızlık Paylaşılmaz diyen ünlü şairimiz.:ÖZDEMİR ASAF

Yalova ilinde bir şelale.:SUDÜŞEN

Yalova ilinde bir şelale.:ÜVEZPINAR

Yaltakçı.:DALKAVUK

Yalvarma,dua.:NİYAZ

Yama olarak yapılan örgü.:ÖRÜ

Yama.:PİNE

Yamaçlarda yapılan kazılarda,kazı içerisine yıkılmasını ya da çökmesini önlemek için,askeri amaçla yapılmış siperlerin çökmesini önlemek için toprağı tutan kaplamalara verilen ad.:İKSA

Yaman Adam , Sis, Abel Sanchez’in yazarı,İspanyol yazar.:UNAMUNO

Yamyamlık,dinsel ve büyüsel amaçla insan eti yeme geleneği.:KANİBALİZM

Yan etki.Hastalıkla birlikte ortaya çıkan rahatsızlıklar.:KOMPLİKASYON

Yan tutularak çalınan,orkestrada yer alan bir üflemeli çalgı.:FLÜT

Yan yana konulmuş,tek derili iki küçük davuldan oluşan Latin Amerika kökenli bir ritim çalgısı. Caz müziğinde kullanılır ve elle vurularak çalınır.:BONGO

Yan yelkenlerin alt yakalarını germek için kullanılan bir cins seren.Yük gemilerinde yük aktarmak için ucuna palanga takılan seren. Gemicilikte,yükleme ve boşaltmada kullanılan ana direğe dayalı ve halatlarla kumanda edilen ağaç veya metal direklerdir.:BUMBA

Yan,taraf,cihet.:CANİP


Son Güncelleme: Pazar, 08 Haziran 2014 12:38