Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa BULMACA SÖZLÜĞÜ -Sorulara göre- Y (Yaban... -Yüzüne...) - Sayfa 2

Y (Yaban... -Yüzüne...) - Sayfa 2

e-Posta Yazdır PDF
Makale İçeriği
Y (Yaban... -Yüzüne...)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Tüm Sayfalar
Yanağın ağız boşluğu hizasına gelen bölümü.:AVURT

Yanağın alt kısmı.Çene kemiği.:ENEK

Yanak. :ARIZ

Yanardağ ağzı.:KRATER

Yanardağ kayalıkları arasında bulunan bir feldispat türü.:TRAKİT

Yanardağ kütlelerinde bulunan ve feldispatla birlikte bazaltların temelini kuran mineral madde. Yanardağ kütlelerinde bulunan piroksen cinsinden mineral madde.:OJİT

Yanardağ püskürmeleriyle yığılmış bir dağda suların açtığı derin vadi.:BARANKO

Yanardağ püskürmesi.:İNDİFA

Yanardağ yamacından akan çamurlu akıntı.:LAHAR

Yanardağlardan fırlayan parça.:LAPİLLİ

Yanardağların püskürmesindeki başlangıcı gösteren gaz tütmeleri.:SOLFATAR

Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan gözenekli ve hafif çökelti taşı.:TÜF

Yandan görünüş.Dış uzanış,dış görünüş.:PROFİL

Yandaş.:TARAFTAR

Yandığında renkli ve parlak ışıklar saçan,şenlik gecelerinde yakılan havai fişek.:MAYTAP

Yangın bombalarının doldurulmasında kullanılan bir madde.:NAPALM

Yangın yerine giden tulumbacılara yol açmak için bağırmakla görevlendirilmiş tulumbacı.:NARACI

Yanıcı,renksiz,az kokulu,0.97 yoğunluğunda karbon ve hidrojen birleşimi.:ETİLEN

Yani anlamında Latince kısaltma.(Videlicet:yaklaşık olarak.).:VİZ

Yankı. :EKO

Yankısının çokluğundan sesin iyi anlaşılmadığı yer.:ÇİNİLEK

Yanlamasına çalınan 6 delikli bir tür tahta flüt.:FİFRE

Yanları ve kapağının aynası sinek telinden yapılmış yemek dolabı.:TELDOLAP

Yanlış ve çapraşık düşünce.:PARALOJİ

Yanlış,kurala uymayan kelime veya söz.:GALAT

Yanlışlıkla.:SEHVEN

Yanmış kömür tanesi.:CEMRE

Yansıma,piyasada etki,yankılanma.:İNİKAS

Yansıma,yankı,inikas.:AKİS

Yapağı veya keçi kılının dokunmadan,yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Yere serilen halı,kilim gibi yünlü döşemelik.Keçi kılından sert dokuma.:KEÇE

Yapağıdan elde edilen,eczacılıkta ve parfümeride kullanılan sarımtırak renkte bir yağ.:LANOLİN

Yapamayacağı bir işe girişme.:YELTENME

Yapan,işleyen. Hukuksal sonuç doğuran bir suç işleyen kimse.:FAİL

Yapay mağara.:GROTTO

Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan beyaz ve billursu toz.:ÜRE

Yapay,sentetik dokuma ipliği ve bu iplikle dokunmuş kumaşlara verilen ad.:ORLON

Yapı işlerinde harcı karmaya yarayan alet,mikser.:KARMAÇ

Yapı işlerinde sürme çerçeve.:ŞASİ

Yapı Kredi Yayınları tarafından üç ayda bir çıkarılan düşün dergisi.:COGİTO

Yapı vs yapımında kullanılacak çakılları,taşları elde etmek için,büyük kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine.:KONKASÖR

Yapı yüzeylerinde yatay,enli,az çıkıntılı,süslü ya da düz silme,kuşak.:SARAK

Yapı.:STRÜKTÜR

Yapıcılıkta dolmaların kaymasını önlemek için bunların eteklerine moloz taşıyla örülen kaplama.Bir yapıyı koruyan ve suların yapıya zarar vermesini önleyen duvar.:PERE

Yapıcılıkta dolmaların kaymasını önlemek için bunların eteklerine moloz taşıyla örülen kaplama.:PERE

Yapıda gücü,esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi,demirli beton.:BETONARME

Yapıda kullanılan dar,uzun ve kalın tahta.:LATA

Yapılacak işi,asıl yükleniciden üzerine alan ikinci yüklenici. Götürü iş yapan.:TAŞERON

Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma.:MİNNET

Yapılan kötü bir davranış için özür dileme,gönül alma.:TARZİYE

Yapılarda ahşap ya da taşların birbirine bağlanmasında kullanılan iki ucu dirsekli kenet.:KRAMO

Yapılarda aynı boyda taşlardan yan yana dizilerek yapılan sıra.:KOR

Yapılarda dolgu gereci olarak kullanılan delikli tuğla. Pişmiş toprak,cüruf ve beton karışımından yapılan kiriş,putrel ve nervürler arasına konulan delikli tuğla.:ASMOLEN

Yapılarda dolgu gereci olarak kullanılan delikli tuğla.:İKTER

Yapılarda gereç taşımak için kullanılan,dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç.Sedye.:TESKERE

Yapılarda kullanılan açık renkli,delikli,ateşe dayanıklı bir tür taş.:KEFEKİ

Yapılarda kullanılan,yontulması kolay iri taş.:YONU

Yapılarda yayvan kemer.:SEPETKULPU

Yapılarda,demir yolarında taşıyıcı olarak kullanılan demir kiriş.:PUTREL

Yapılarda,duvarların döşeme ile birleştiği yerlere yerleştirilen ve boydan boya giden 5-8 cm yüksekliğinde ahşap,taş,metal veya plastik şerit.:SÜPÜRGELİK

Yapıları kabartmalarla bezemek için çoğunlukla duvar ve tavan ara kesitleriyle tavan göbeklerinde kullanılan,sertleştirilmiş karton veya kıtıklı alçı.:KARTONPİYER

Yapıları yıldırımdan koruyan aygıt.:PARATONER

Yapıların kaba ağaç ve tahta işlerini yapan kimse.:DÜLGER

Yapılırken iyice yakılmadığı için duman ve koku vererek baş ağrısı yapan odun kömürü. Niteliksiz odun kömürü.:MARSIK

Yapılması gerekenler bilimi.Meslek,görev ve görgü kuralları bilimi olarak da bilinir.Özellikle hekimlerin uymaları gereken kuralların tümü.:DEONTOLOJİ

Yapılması gerekli olan şey.:LAZİME

Yapılması zorunlu olan.:FARZ

Yapılmış,işlenmiş.:MEPUL

Yapımcı,üretici.:PRODÜKTÖR

Yapımı tamamlanmış deri bir eşyanın kırışıklarını gidermeye yarayan ve ısıtılarak kullanılan alet.:LABUNYA

Yapımında kullanılan malzemeye göre (un,süt,yumurta,meyve şekerlemesi, bisküvi vs) çeşitli görünümler altında sunulan çoğunlukla pişirilmiş ve kalıplaşmış tatlı.:PUDİNG

Yapının ya da arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita.:ÇAP

Yapısal.:STRÜKTÜREL

Yapısalcılık.:STRÜKTÜRALİZM

Yapısı bakımından kanuna, çalınışı bakımından santura benzer Özbek çalgısı.:ÇANK

Yapısına girdiği sözcüğe “iki, çift” anlamı katan yabancı önek.:Dİ

Yapısına girdiği sözcüğe aşırılık anlamı katan yabancı bir önek.:ULTRA

Yapısına girdiği sözcüğe bilen,anlayan anlamı katan bir sonek. (Kadirşinas, hatırşinas gibi…) :ŞİNAS

Yapısına girdiği sözcüğe bütün,tam anlamı katan yabancı önek.:PAN

Yapısına girdiği sözcüğe uzak anlamı katan yabancı bir önek.:TELE

Yapısına girdiği sözcüğe yalayıcı anlamını katan sonek.:LİS

Yapısında beş alkol fonksiyonu bulunan asit.:TALONİK

Yapısında iki alkol ve iki asit bulunan madde.:TARTARİK

Yapışık, ikiz meyve.:ÇATAK

Yapışkan,çok sulu çamur.:BALÇIK

Yapıtlarında pop motiflerini, bilim kurgu ve popüler kültürle gençlik kültürünün öbür öğelerini ustaca birleştirmiş, “Aç Sınıfın Laneti”, “Vahşi Batı”, “Si Bemol İntihar” gibi tiyatro yapıtlarıyla tanınmış ABD’li yazar.:SAMSHEPARD

Yapma,yapım.:KONSTRÜKSİYON

Yaprak hamurundan yapılan bir pasta.:MİLFÖY

Yaprak sapı.:ANAK

Yaprak sigara.:SİGAR

Yaprak tomurcuğu.:KOZANAK

Yaprak tütünle yapılmış kalın ve uzun sigara.:PURO

Yaprak ve dallarında su biriktiren bitkilere verilen ad.:SUKKULENT

Yaprak yaprak ayrılabildiği için evlerin damlarını örtmekte kullanılan, üzerine tebeşirle yazı yazılabilen ve taş tahta yapımında kullanılan yumuşak,mavimtırak bir taş , arduvaz.:KAYAĞANTAŞI

Yaprak.:BERG

Yapraklar halinde ayrılabilen parlak bir mineral.:MİKA

Yaprakları almaşık,iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı ve bu ağacın çiçeği.:MANOLYA

Yaprakları çay gibi haşlanarak içilen bir Güney Amerika bitkisi. Paraguay çayı.:MATE

Yaprakları ekşi olan ve salata yapımında kullanılan küçük bir bitki.Çiğ ve pişmiş olarak yenebilen bu bitkiye kuzukulağı da denir.:ACIKULAK

Yaprakları güzel kokulu bir süs bitkisi.:FESLEĞEN

Yaprakları haşlanarak salata gibi yenen otsu bir bitki.:HİNDİBA

Yaprakları karşılıklı,çiçekleri büyük,koyu kırmızı renkte,küçük bir ağaç.:NAR

Yaprakları ovulduğunda şiddetli bir koku veren ve saat otu,çoban iğnesi gibi adlar da verilen otsu bitki.:DÖNBABA

Yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı.:KEÇİKÖMÜRENİ

Yaprakları ve çiçekleri halk hekimliğinde kullanılan otsu bir bitki.:SIĞIRDİLİ

Yaprakları ve yumrusu pancara benzeyen ve yumrusu çiğ olarak yenen bir bitki.:GEDELEK

Yaprakları yayvan ve dikenli,güzel,parlak renkte çiçekler açan bir bitki,atlas çiçeği.:KAKTÜS

Yaprakları yayvan ve dikenli,güzel,parlak renkte çiçekler açan,sıcak ve kurak bölgelerde yetişen bir bitki,atlas çiçeği.:KAKTÜS

Yaprakları yaz kış yeşil kalan,beyaz çiçekli bir ağaç.:MERSİN

Yaprakları yuvarlak ve geniş,çiçekleri beyaz,sarı,mavi,pembe renkte,durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi.:NİLÜFER

Yaprakları yürek biçimindeki bir ravent türü.:UŞKUN

Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar.:KÜTİKÜL

Yaprakların üzerinde oluşan bir tür küf.:BALSIRA

Yapraklarından sebze olarak yararlanılan bir bitki.:ISPANAK

Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi.:DİFENBAHYA

Yaptığı işin gerektirdiği nitelikleri taşımayan kimse.:BOZUNTU

Yaptığı işin verdiği ters sonuçtan üzüntü duyan kimse.:İLDEM

Yaptırma gücü.:MÜEYYİDE

Yara izi.Bir yara iyileştikten sonra yerinde kalan iz.:NEDBE

Yara temizliği ve bakımı.:PANSUMAN

Yara.:CERİHA

Yaradaki irini boşaltmak için kullanılan bükülgen boru.Akaç.Hendek.:DREN

Yaradan akan sıvı,irin.:SADİD

Yaradılış,huy,karakter,mizaç.:MEŞREP

Yaradılış,huy,maya.:TİYNET

Yaradılış,huy,tabiat.:HİLKAT

Yaradılış,tabiat.:NEJAT

Yaralama.:CERH

Yaralı.:MECRUH

Yaramak, fayda vermek, içe sinmek.:İLİMEK

Yaramaz insan.:DÜRZÜ

Yarar. :FAYDA

Yararlanan.:MÜSTEFİT

Yararlanılan uygun koşul.:OLANAK

Yararlanma,faydalanma.:İNTİFA

Yararlı,iyi,güzel şeyler. İyilikler.:HASENAT

Yararlı,kazançlı.:NAFİ

Yararsız sayılan masalları,gerçekdışı bilgilerin,boş inançların yazılı bulunduğu ileri sürülen ama gerçekte var olmayan halk kitabı.:TANDIRNAME

Yararsız,iri,kaba şey.:BELMA

Yarasa,gece kuşu.:VATVAT

Yaratan.:SANİ

Yaratıcı güç,bir düşünceyi ortaya koyma niteliği,felsefede düşünme gücü.:KARİHA

Yaratıcı insan etkinliği.:SANAT

Yaratıcısının adı bilinmeyen yapıt.:ANONİM

Yaratık.:MAHLUK

Yaratılamayan ya da yok edilemeyen nicelik.Ancak bir biçimde diğerine dönüştürülebilir.(Isı,hareket,elektrik ve ses enerjileri gibi) :ENERJİ

Yaratılışla ilgili.:FITRİ

Yaratılmış olan,yaratık. :AFERİDE

Yaratma,yoktan var etme.:HALK

Yardım amacıyla toplanan para.:İANE

Yardım etme,arkalama,destekleme,arka çıkma.:MUZAHERET

Yardım etme.:MUAVENET

Yardım isteme,güvenme.:İSTİHZAR

Yardım,imdat.:MEDET

Yardım,kayırma.:HİMMET

Yardım,yardımda bulunma. Tanrı yardımı.:NUSRET

Yardımcı Konsolos.:VİSKONSÜL

Yardımcı,yardım eden.:MUİN

Yardımcı.:ELULAĞI

Yardımcı.:YARDAK

Yardımlaşma. :MÜZAHERET

Yardımsal.:SÜBVANSİYONEL

Yargı vesayetinin geçerli olduğu yönetim biçimi.:JÜRİTOKRASİ

Yargıcı.:FATALİST

Yarı kurak ya da çöllük alanlarda rastlanan , yağışlar sırasında birdenbire dolup taşan kuru akarsu yatağı.:ARROYO

Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş,derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı.:OZMOS

Yarı kavrulmuş kahve.:ESELİ

Yarı kömürleşmiş bitki yakıtı.:TURBA

Yarı olgunlaşmış sebze,meyve,özellikle domates ve karpuz için kullanılan sözcük.:ALAÇAKIR

Yarı saydam bir çizim kağıdı.:AYDINGER

Yarı sentetik bir antibiyotik ilaç.:RİFAMİSİN

Yarı tatlı şarap.:DÖMİSEK

Yarı yanmış odun.:PARDİ

Yarı yaş yarı kuru nemli toprak.:ALAKUR (ALATAV)

Yarı, yarım.:NISIF

Yarık, çatlak.:ŞAK

Yarık,delik.:AHUN

Yarım baş ağrısı.:MİGREN

Yarım çember biçiminde,iç yüzü keskin,ahşap saplı,madeni ekin biçme aleti.:ORAK

Yarım daire şeklinde dökülen,piştikten sonra üzerine şeker şurubu gezdirilen,rom yada likör ile kokulandırılan ve pasta kreması gibi şeylerle süslenen,mayalı hamurdan yapılmış pasta.:SAVARİN

Yarım gün.:PARTTAYM

Yarım kafiye.:ASONANS

Yarım kanatlılardan,yumurtalarını ekin yapraklarına bırakan esmer renkli,zararlı böcek.:SÜNE

Yarım kilogramlık eski bir ağırlık ölçü birimi.:LİBRE

Yarım kilogramlık eski bir ağırlık ölçü birimi.Günümüzde İngiltere ve ABD’de kullanılan bir ağırlık birimi.:LİBRE

Yarım serenleri sağa,sola yada ortaya çevirmek için bunların ucuna bağlı bulunan donanım.Seren ve bumba cundalarından aşağı iki tarafa inen halatlar.:ABLİ

Yarınını düşünmeden ve toplum kurallarına aldırış etmeden yaşayan, genellikle sanat ve edebiyat çevresinden varlıksız kişiler için kullanılan sözcük. Günübirlik yaşayan. Derbeder, başıboş yaşayış.:BOHEM

Yarısı değerli taşlarla süslü olan bir tür saç.:MİYASE

Yarısı Türkiye’de yarısı Gürcistan’da olan ve Aktaş da denilen bir göl.:HAZAPİN

Yarış atına binen kimse.:COKEY

Yarış atlarının beslenmesi ,bakımı ve idman konularında sorumlu olan, antrenman için gerektiğinde onlara binebilecek yetenekteki kişi, seyis.:APRANTİ

Yarış atlarının taşınması için yapılmış kapalı taşıma aracı.:VAN

Yarış öncesinde belirlenen yada tahmin edilen yarışmacı hakkında verilen gizli bilgi. Bir kaynaktan duyma,kopya.Gizlice verilen önemli haber.:TÜYO

Yarışlar ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer.:PİST

Yarışlarda çıkış işaretini veren hakem.:STARTER

Yarışma çizelgesi.:FİKSTÜR

Yarışmak,rekabet.:AŞIKATMAK

Yarpuz da denilen,nane türünden,güzel kokulu bir bitki.:FİLİSKİN

Yas havalarına uygulanan bir halk ezgisi.:LELEMENDİ

Yas inlemesi,sızlanma.:ŞİVEN

Yasak aşk.:AŞKIMEMNU

Yasak.:MEMNU

Yasaklama,engelleme.:MEN

Yasal.:LEGAL

Yasalar.:KAVANİN

Yasalarla belirlenmemiş olan, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek.:ÖRF

Yasama meclislerinin birleşimlerinden her biri.:OTURUM

Yasanın sözle anlatmak,bildirmek istediği anlam.:LAFIZ

Yasemin yaprağı.:BERKİ SEMEN

Yaslanma,dayanma. :ABANMA

Yasmık.:MERCİMEK

Yassı çakıl.:GALE

Yassı gümüş külçesi.:LAVAŞA

Yassı uçlu büyük iğne.:ÇUVALDIZ

Yassı ve büyük yemek tabağı.:PİYATA

Yassı ve dar biçimli metal parça.:LAMA

Yassı ve düz taş.:KAYRAK

Yaş,meslek,toplumsal durum vs bakımından birbirine eşit olanlardan her biri,öğür,akran.:TAYDAŞ

Yaşadığı yerin yerlisi olmayıp başka yerden gelmiş kimse.:MANAV

Yaşam destek ünitesi. Solunum zorluğu çeken hastaların solumalarına yardım eden aygıt.:RESPİRATÖR

Yaşama gücü.:DİRİM

Yaşama işlevlerinin çok zayıfladığı,çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu. Halsizlik.:LETARJİ

Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş.:BEZGİN

Yaşamın bilimi.:BİYOLOJİ

Yaşamından umut kesilen,öleceği kesinlikle bilinen bir hastanın acısını bir an önce dindirmek amacıyla ve hastanın isteği üzerine doktorlar tarafından öldürülmesi.:ÖTANAZİ

Yaşamış. Yaşayan,hayatta olan.:MUAMMER

Yaşanılmış olan süre,yaş.:SİN

Yaşanmamış geçmişe duyulan özleme verilen ad.:RETRO

Yaşar Kemal’in bir romanı.:KALEKAPISI

Yaşar Kemal’in bir romanı.:TENEKE

Yaşar Kemal’in Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı ve Kanın Sesi adlı yapıtlarından oluşan roman üçlüsü.:KİMSECİK

Yaşayabilmesi ve üreyebilmesi için serbest oksijenin bulunduğu ortamlara gereksinim duyan organizma.:AEROB

Yaşı küçük olduğu halde sözleri ve davranışları büyükmüş gibi olan çocuk.:EKE

Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.:BEBECİK

Yaşıt, akran.:ÖĞÜR

Yaşlanma ile ilgili tıp dalı.65 yaş ve üstü hastaların sağlık sorunları, hastalıkları, sosyal ve fonksiyonel yaşamları,yaşam kaliteleri,koruyucu hekimlik uygulamaları ve sağlıklı yaşlanma süreciyle ilgilenen bir bilim alanı.:GERİATRİ

Yaşlanmanın sosyal ve tıbbi yönleri ve hücrenin yaşlanmasıyla ilgilenen bir bilim alanı. :GERONTOLOJİ

Yaşlanmayla birlikte işitmenin giderek azalması.:PRESBİKUZİ

Yaşlı Ermeni karısı.:DUDU

Yaşlı koyun. :FOSA

Yaşlı ve saygı duyulan kadınlara verilen unvan.:HAMİNNE

Yaşlı ve zayıf kimse.:TİRİT

Yaşlı,bilmiş,bilge.:PİR

Yat limanı.:MARİNA

Yatağa girme fobisi.:KLİNOFOBİ

Yatağı korumak için kullanılan bir tür çarşaf.: ALEZ

Yatak, yorgan doldurmaya yarayan yün, pamuk, kıtık gibi şeyler.:İÇİRİK

Yatak,yorgan gibi eşyanın sarılıp bağlanmasıyla oluşan yük.:DENK

Yatakta kadınların giydiği bir çeşit yün hırka.:LİZÖZ

Yatar koltuklu vagon ya da otobüs,lüks yolcu vagonu.:PULMAN

Yatay güneş saati. Güneş saati,yükseklik tahtası.:BASİTE (BASİTA)

Yatay.:UFKİ

Yatık S harfi biçiminde sifon.:ES

Yatırılmış sermayenin,bir kuruluşun veya bir yatırım konusunun gelir sağlayabilme olanağı,verimlilik.:RANTABİLİTE

Yatırım,mevduat.:PLASMAN

Yatıştırıcı.:MÜSEKKİN

Yatkınlık,alışkanlık.:YORDAM

Yatsı namazından sonra kılınan üç rekat namaz.:VİTİR

Yavan,tatsız.:ZIRTLAK

Yavaş yavaş,ağır ağır anlamında bir deyim.:AHESTEBESTE

Yavaş yavaş,azar azar.:PEYDERPEY

Yavaş, ağır anlamında kullanılan müzik terimi.Largo ile Andante arasında kalan yavaş tempo ve bu tempoda yazılmış kompozisyon;genellikle sonat ve senfonilerin ikinci bölümü.:ADAGİO

Yavaş, ağır.:BATİ

Yavaşça hafif sesle türkü söyleme.:ZEMZEM

Yavru yapmaya alışmış kümes hayvanları için kullanılan sözcük.:ANAÇ

Yavru.:BALA

Yavrusunu emzirmeyen koyun ya da keçi.:ALMAZ

Yavuz Sultan Selim’in baş kadını ve Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi olan,yaptırdığı hayır kurumlarıyla tanınmış ünlü Osmanlı kadını.:HAFSASULTAN

Yay çizer.:PERGEL

Yay kirişi.:ÇİLE

Yay kirişi.:VETER

Yay veya mızrapla çalınan,uzun saplı,telli bir çalgı türü.(Çalınacak ezgiye göre akort edilir.(Kara düzen,misket düzeni,bağlama düzeni v.s.) .:TAMBUR

Yay,eğmeç.:KAVİS

Yaya kaldırımı.:TRETUVAR

Yaya koşusu::SEĞİRDİM

Yaygara,bağırma.:FERYAD

Yaygı, kilim.:SERGİ

Yaygın medya kuruluşlarına giremeyen veya girmek istemeyenlerin çıkardığı dergilere verilen ad.:FANZİN

Yaygın olarak Güneydoğu Anadolu bölgesinde yetiştirilen bir koyun türü.:İVESİ

Yaygın söylenti.:TEVATÜR

Yaygın,kökleşmiş görüşe aykırı olarak ileri sürülen düşünce.:PARADOKS

Yayıkta yağı alınmış ayran.:UYNUK

Yayılma,genişleme.:İMBİSAT

Yayılma.:TAAMMÜM

Yayılmış haber,yaygın söylenti.:ŞAYİA

Yayım.:NEŞİR

Yayım.Yayılma.:İNTİŞAR

Yayımlanan kitap,dergi,gazete vs.:YAYIN

Yayımlayan.:TABİ

Yayın balığına verilen bir başka ad.:ATBALIĞI

Yayınbalığına verilen bir başka ad.:GELEBİCİN

Yayınbalığına verilen bir başka ad.Pulsuz ve büyük ağızlı bir ırmak balığı.:GELEBİCİN

Yayıncı.:NAŞİR

Yayla çalınan Hint müziğine özgü üç telli bir çalgı.:SARANGİ

Yayla çiçeği.:AMBERİYE

Yayla diz üzerinde çalınan,kemana benzeyen,3 telli küçük bir çalgı türü.:KEMENÇE

Yayla veya bahçe kulübesi, küçük köy.:TOL

Yayla.:PLATO

Yaylada yapılan ev,çiftlik.:BANI

Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe,iğne gibi takılara verilen ad.:KLİPS

Yaylı çalgılarda yayın süratli olarak çekilip itilmesini belirten müzik icra terimi.:TREMOLA

Yaylı çalgıların çalınış tekniğinde, yayın topuktan buruna doğru sürtülmesi.:ÇEKİŞ

Yaylı çalgıların yapım ve onarımıyla uğraşan kimse.:LÜTİYE

Yaylı, dört tekerlekli ve üstü açık binek arabası.:KALEŞ

Yayvan ,saplı küçük tencere.:KUŞANE

Yayvan sepet.:SELE

Yayvan ve dolgun yüz.:ABLAK

Yayvan ve kenarları geniş,büyük kalaylı bakır kap,geniş yemek sahanı.:LENGER

Yaz mevsimi.:TABİSTAN

Yaz yağmuru :KAY

Yazarın dış dünyaya zihninde bir şekil verip eserine aktarması.:FİKSİYON

Yazgıcılık,kadercilik,fatalizm.:CEBRİYE

Yazı için kullanılan kağıt ya da deri..RUKA

Yazı ile bildirme.:İŞAR

Yazı karakteri.:FONT

Yazı taslağı,müsvedde.:KARALAMA

Yazı ve müzikte alışma ve öğrenmek için yapılan çalışma,el çalışması. El alıştırma,ders.:MEŞK

Yazı veya konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi,uzun ve tumturaklı konuşmaBir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça.:TİRAD(TİRAT)

Yazı yazan,bir yazıyı kaleme alan kimse.:REDAKTÖR

Yazı yazmada kullanılan beyaz deri.:KAZİM

Yazı yazmak,resim yapmak için özel olarak hazırlanan deri,tirşe.:PARŞÖMEN

Yazı yazmaktan duyulan aşırı korku.:GRAFOFOBİ

Yazıcı uç adı verilen ve gölgesi düzlemsel bir yüzeye düşen basit bir çubuktan oluşmuş ilkel güneş saati.:GNOMON

Yazıcı,yazar.:NAMIK


Son Güncelleme: Pazar, 08 Haziran 2014 12:38