Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa BULMACA SÖZLÜĞÜ -Sorulara göre- P (Padişah ve... _Püskürük esaslı...)

P (Padişah ve... _Püskürük esaslı...)

e-Posta Yazdır PDF

 

Padişah ve devlet ileri gelenlerinin seferden dönmeleri dolayısıyla yazılan şiire verilen ad.:KUDUMİYE

Padişah ve yüksek rütbeli din ve devlet görevlilerinin giydiği kolsuz, geniş devrik yakalı kürk.:KAPANİÇE

Padişah ahırlarına ve onlarla ilgili gereçlere bakmakla görevli kimse.Osmanlı devletinde has ahırın en büyük yöneticisi.:İMRAHOR

Padişah anneleri için kullanılan unvan.:MEHDİULYA

Padişah buyruklarına çekilen tuğra.:TEVKİ

Padişah divanı üyesi olan antlaşma,berat,menşur,name ve fermanların başına tuğra çeken görevli.:NİŞANCI

Padişah III. Selim’in şiirlerinde kullandığı mahlas.:İLHAMİ

Padişah tuğralarında asıl metnin yazılı olduğu alt bölüm::SERE

Padişah ve devlet erkanının resmi günlerde giydiği bir tür kavuk.:SELİMİ

Padişah veya vezir kavuklarında bulunan tül yada püskül biçimindeki sorguç.:OTAĞA

Padişah ya da şehzadeye eş olmaya aday gözde cariye.:İKBAL

Padişah, sadrazam, vezirler gibi devlet erkanının giydiği kavuk.:YUSUFİ

Padişah,hükümdar,hakan.:MELİK

Padişah.:HUSREV

Padişah.:HÜNKAR

Padişaha ait,hükümdarla ilgili.:HÜMAYUN

Padişaha sunulmak üzere hazırlanan ve mesir macununa benzeyen bir tür tatlı.:NEVRUZİYE

Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler.:KURENA

Padişahın giyeceklerine bakan memur.Osmanlılarda padişahın hizmetinde bulunan yüksek düzeydeki görevlilerden bir bölümüne verilen ad.:ÇUHADAR

Padişahın her yıl yeniçeri ağası başta olmak üzere tüm ocak ağalarına ve yeniçeri katibine dağıttığı kışlık giysi ya da kumaş.:ZEMİSTANİYE

Padişahın yazılı buyruğu.:FERMAN

Padişahların adına yaptırılan ve birden çok minaresi bulunan büyük camilere verilen ad. Eski dilde sultanlar.:SELATİN

Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan.:SULTAN

Padişahların gönül almak yada ödüllendirmek için birine giydirdikleri kumaş veya kürkten yapılmış değerli kaftan.:HİLAT

Padişahların sadrazamlara hitap için kullandıkları söz.:LALA

Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs.:TUĞ

Pakistan’da bir kent.:KOHAT

Pakistan’da müzik eşliğinde ve koro halinde söylenen şiirlerden oluşan tasavvuf musikisi türü. :KAVVALİ

Pakistan’ın Karakurum Dağları’nın doruğu.:RAKAPOŞİ

Pakistan’ın resmi dili.:URDU (URDUCA)

Paladyumun simgesi.:PD

Palamut balığının bir türü.:ALTIPARMAK

Palamut balığının iki kilodan büyük olanına verilen ad.:ZİNDANDELEN

Palamut balığının iri bir türü.:PİÇUTA

Palamut yavrusu.:GACO

Palamut,torik gibi balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura.:LAKERDA

Palaz da denilen bir fındık cinsi.:AGHAP

Paltoya benzer bir tür üstlük.:SAKO

Pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet.:ÇIRÇIR

Pamuk çekirdeği.:ÇİĞİT

Pamuk çeşidi.:AKALA

Pamuk ipliğinden yapılan kalınca kilim. Yaygı,örtü.:SAVAN

Pamuk kozası.:ŞİF

Pamuk veya ipekten sicim. İpek sargılı ip.:KAYTAN

Pamuk ya da keten ipliğinden dokunan bir tür kaba kumaş.:KİRPAS

Pamuk yada ipekle karışık pamuktan dokunmuş kalın,ensiz kumaş çeşidi.:KUTNU

Pamuk yada keten ipliğinden yapılan dokuma.İnce pamuk ipliğinden dokunan kumaş.:BEZ

Pamuk yada selülozik elyaftan yapılmış ipliklerle,genellikle dimi yada saten örgü ile dokunmuş sık ve çok sağlam bir kumaş.:MOLESKİN

Pamuk,keten veya ipekten sık dokunmuş ince bir tür kumaş.:POPLİN

Pamuk,yün gibi şeylerden iplik eğirmek için kullanılan, ağaçtan yapılmış araç, eğirmen, kirmen.:İĞ

Pamuk,yün,ipek gibi şeyleri eğirip iplik durumuna getirmeye yarayan gereç.:CEHRE

Pamukkale’nin eski dönemlerdeki adı.:HİERAPOLİS

Pamuklu dokuma,basma bez.:TİREBEZİ

Pamuktan dokunmuş basma.:ŞİT

Pamuktan dokunmuş bez.Patiska.:HASSE

Pamuktan düz dokuma.:AMERİKAN

Pamuktan ince ve seyrek dokunmuş hafif ve yumuşak bezden yapılmış baş örtüsü,yemeni,yazma veya sarık.:TÜLBENT

Pamuktan ya da yünden yapılmış yelek.:DELDEK

Pamuktan yapılmış olan (kumaş vs).:KOTON

Panama’da yaşayan Kızılderili bir halk. :KUNALAR

Panama’nın para birimi.:BALBOA

Panama’nın plaka imi.:PA

Panama’ya özgü,beş telli ve kısa saplı bir tür küçük gitar.:MEJORANERA

Pancara verilen bir başka ad.:KOCABAŞ

Panik.:ÜRKÜ

Panter.:PELENG

Pantolon ya da etek üzerine giyilen uzun bir kadın giysisi.:TÜNİK

Pantolonun apış arasına gelen yeri.:AĞ

Pantolonun dizine ve arkasına konulan parça.:SÜVARİLİK

Panzehir.:ANTİDOT

Panzehir.:ANTİTOKSİN

Papa,piskoposlar ve bazı din adamlarının giydiği tören başlığı.:MİTRA

Papağan,kartal gibi kuşların kemerli gagası.:TUMŞUK

Papağan.:DUDUKUŞU

Papanın resmi temsilcisi.:LEGATUS

Papatya ve ayçiçeğinde olduğu gibi,sapın ucu üzerinde çiçeklerin yan yana toplanması biçimindeki çiçek durumu.:KÖMEÇ

Papatya.:BABUNE

Papayı seçen,danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri.:KARDİNAL

Papaz çömezi,papaza ayinde yardım eden kimse. Hıristiyanlıkta papazın yardımcısı olan din adamı.:DİYAKOS (DİYAKOZ)

Papaz,özellikle de Protestan papazı.:PASTÖR

Papazların bellerine bağladıkları kuşak.:ZENANİR

Papua Yeni Gine’de,bir atayı ya da efsane kahramanını temsil eden ağaç oyma heykel.:ULİ

Papua Yeni Gine’nin para birimi.:KİNA

Para aracılığı olmaksızın,bir nesnenin dolaysız olarak başka bir nesne ile değiştirilmesi.:TRAMPA

Para basılan yer.:DARPHANE

Para cüzdanı.:PORTFÖY

Para desteği.:FİNANSMAN

Para konulan dolap.:KASA

Para,kazanç karşılığı olarak kötü,uygunsuz işler çeviren kimse. Rüşvet yiyen.:MÜRTEKİP

Para,madalya ve jetonların betimlenmesi ve tarihiyle uğraşan bilim. Metal paraları inceleyen bilim dalı.:NÜMİSMATİK

Para,saat,mühür,tütün gibi çeşitli eşyaların içinde korunduğu,örme ibrişimden, boncuktan,deriden ve kumaştan yapılma,ağzı büzmeli,küçük torba.:KESE

Paradan başka edinilmesi mümkün olan her çeşit maddi ve maddi olmayan bütün servet unsurları.Kelimenin çoğulu,ayniyat.:AYN

Parafin.:ALKAN

Parafinler serisinden,bir çok izomerle doymuş hidrokarbonlar. Petrolde bulunan renksiz hidrokarbonlu sıvı.:OKTAN

Parafinli veya plastikli kumaştan su geçirmez giysi.:SİRE

Parafla imzalanmış.:PARAFE

Paragraf.:BÖLÜMCE

Paraguay’da yaklaşık 4 milyon (1992) kişinin konuştuğu yerli dil.(Resmi dil İspanyolca).:GUARANİ

Paraguay’ın başkenti.:ASUNCİON

Paraguay’ın para birimi.:GUARANİ

Paralel.:MUVAZİ

Paralı asker.:LEJYONER

Paramparça.:HURDAHAŞ

Paranın resmi değeri ile piyasada geçerliği arasındaki fark.:ACİO

Paranormal,yani normal üstü yetenekleri olan,bedensiz varlıklarla iletişim kurabilen kişiler.:MEDYUM (MEDYOM)

Parantez.:AYRAÇ

Parapsikoloji deneylerinde kullanılan,beş biçimi olan oyun kartları.:ZENER

Parapsikolojide,zihnin madde üzerinde yoğunlaşarak maddede hareket yada değişime yol açması. Ruh biliminde nesnelerin dokunulmaksızın hareket edişi.Uza devim.:TELEKİNEZİ

Parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek ya da içecek getirmesini istemek.:ISMARLAMAK

Parasız,bedava.:MECCANİ

Paraşütle atlarken ölen (1936) ilk kadın hava şehidimiz.:ERİBE

Parayla ilgili,paraya bağlı,mali.:AKÇALI

Parça, lokma, dilim.:LİME

Parçacık fiziğinde,yalnızca elektromagnetik,kütle çekimsel ve zayıf etkileşimlere giren fermiyon türü.:LEPTON

Parçalanıp dağılmış yer katmanlarının birbirleriyle olan ilgilerini,süreçlerini araştıran yerbilim dalı.:TEKTONİK

Parçaları takıp birleştirme işi,kurgu.:MONTAJ

Parçaları takıp birleştirme işi,kurgu.Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini,bir anlam ve uyum bütünlüğü sağlayarak birleştirme.:MONTAJ

Pardösülerin içine iliklenerek geçirilen bir çeşit çok kalın,eğreti astar.:MUFLON

Parfüm yapımında ve eczacılıkta kullanılan organik bileşik.:KUMARİN

Parıldayan,parlak.:LAMİ

Parıldayan.:DİRAHŞAN

Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak.:FOYA

Paris’in eski adlarından biri.:LUTETİA

Paris’te yaptığı ve kendi adını taşıyan kule ile ünlü mühendis.:ALEXANDREGUSTAVEEİFFEL

Parke’den daha geniş ve uzun,döşeme kaplama tahtası. Düz döşenmiş parke.:RABITA

Parkinson hastalığının başlıca belirtisi olan,otomatik hareket yeteneğinin kaybolması.:AKİNEZİ

Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılan azotlu organik bileşik.:DOPA

Parlak ,ışıklı.:İPİL

Parlak beyaz renkli basit bir element.:TİTAN

Parlak kırmızı renk.:NARÇİÇEĞİ

Parlak kızıl renk ve bu renkte olan.:FİRFİRİ

Parlak perkal (kaba iplikten pamuklu,havsız dokuma) olarak da adlandırılan,çok ince pamuklu bez.:SİNTZ

Parlak renkli tüyleri olan çok küçük bir kuş.Uzakdoğu’da yaşayan gösterişli bir ördek cinsi.:MANDARİN

Parlak sarı tüyleri olan ötücü bir kuş.:SARIASMA

Parlak ve koyu kırmızı renk.:TAVŞANKANI

Parlak ve saydam bir çeşit kuvars billuru.Irak’ta Necef’te çıkarıldığı için bu adı almıştır.Süslemede,özellikle mühür ve tespihlerde kullanılır.:NECEFTAŞI

Parlak yüzlü ipek,ipek karışımı pamukla dokunan ince kumaş.:ATLAS

Parlak, aydınlık.:RUŞEN

Parlak, kaymak kağıt.:KUŞE

Parlak, mavi renkli gündüz kelebeği.:ADONİS

Parlak,cilalı.:YALDIRAK

Parlak,ince,çoğu zaman iki renkli gibi görünen ipek kumaş. Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak ve tok ipekli kumaş.Yanardöner ve kumru göğsü adında iki ayrı çeşidi vardır.:CANFES

Parlak.:RAHŞAN

Parlaklığı geçici olarak artarak patlayan yıldız.:NOVA

Parlaklık,aydınlık,ışık.:FER

Parlaklık,ışık.:PERTEV

Parlatılmış,parlak.:MÜCELLA

Parlatma,parlaklık verme. Cila.:PERDAH

Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi.:DAKTİLOSKOPİ

Parmak uçlarında yürüyen köpek,sırtlan,ayı gibi etobur hayvanlar.:MAŞİYE

Parmak yada el kaldırılarak verilen oy.:İŞARİ

Parmaklara takılarak çalınan bir tür zil.Daha çok İspanyol müziğinde kullanılan ve sert ağaçtan yapılan bir çift vurma çalgısı.:KASTANYET

Parmaklara takılıp çalınan zil yada buna benzer ses çıkarıcı araç.Metal,sert ağaç ve fildişinden yapılan,dört parçalı bir çift müzik aleti.:ÇALPARA

Parmaklarda oluşan iltihap, tırnakta ağrılı şiş.:DOLAMA

Parmakların sinirleri çekilip yumulmak.:KENA

Parmaklık, korkuluk.:CAĞ

Parola, işaret, alamet.Anlamlı iz.Herhangi bir şeyi belirleyici durum ya da davranış.Anlam yükletilen şey.:İM

Pas açıcı.:ZİDA

Pas önleyici astar boyaların hazırlanmasında kullanılan kırmızı boya.:SÜLÜĞEN

Pas. :KÜF

Pasaklı,kılıksız.:LOKA

Pasifik adaları yerlilerinin,ayak bileklerine dallar bağlayarak yüksek bir kuleden atlamalarına dayanan tören.:GOL

Pasifik adalarının etnik yapı ve coğrafya temelinde bölündüğü üç ada grubundan biri. Büyük Okyanus’ta,ekvator ile yengeç dönencesi arasında yer alan takımadaların tümü.:MİKRONEZYA

Pasifik Okyanusu’nda Fransa’ya ait bir ada.:TAHİTİ

Paskalya adasında bulunan ve boyları yediyle yirmi metre arasında değişen, volkanik taşlardan yontulma, tanrılaştırılmış ,devasa baş heykellerine verilen ad.:ARİKİ

Paskalya adasındaki devasa heykellere verilen ad.:MOAİ

Paslanma.:KOROZYON

Pasta hamuru.:ŞU

Pasta, çörek.Pastaların pandispanyasına verilen ad.:GATO

Pastane kurabiyesi de denilen ve torba içine konulup sıkıştırılarak yapılan bir tür kurabiye.:LANDÖŞE

Pastırmalı bir börek cinsi.:PAÇANGA

Pastırmalı bir börek cinsi.:PAÇANGA

Pastoral.Bir edebiyat türü.:ÇOBANLAMA

Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta.:FEKÜL

Patika, keçiyolu anlamında yerel sözcük.:KEMET

Patlak.:PÖRTLEK

Patlamalı motorlarda akaryakıtı buharlaştırıp hava ile karışmasını sağlayan cihaz.:KARBÜRATÖR

Patlamalı motorlarda gazı tutuşturmaya yarayan elektrikli araç.:BUJİ

Patlayıcı bir maddeyi ateşlemeye yarayan fişek yada düzenek. Top ateşlemeye yarayan kapsül.:FÜNYE

Patlıcan,havuç,biber gibi sebzelerle ve yoğurtla yapılan bir yemek.:YOĞURTLAMA

Patlıcan,tavuk eti ve pirinçle yapılan bir yemek.:ÇEVİRME

Patlıcangiller familyasından yüksek çalı biçiminde dikenli bitki.:TEKEDİKENİ

Patlıcangillerden,çeşitli renkte çiçekler açan,kokulu bir süs bitkisi.:PETUNYA

Patlıcangillerden,geniş yapraklı,kötü kokulu bir bitki,kankurutan.:ADAMOTU

Patlıcangillerden,kasların kasılmasını giderdiği için hekimlikte kullanılan,çiçekleri beyaz yada mor renkte,meyveleri dikenli bir bitki.Boru çiçeği.:TATULA

Patlıcangillerden,yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki.:BİBER

Patron kullanan işçi.:TERZİ

Pay bedelinin taksitle ödenmesinin söz konusu olduğu durumlarda,ortaklık yönetim kurulu tarafından ortaklara yapılan çağrı.Anonim ortaklıkta ödeme çağrısı.:APEL

Pay ederek iki kerede yap, Anastas muz satsana, Traş neden şart örneklerinde olduğu gibi, tersten okununca aynı anlamı veren tümce ya da sözcük.:ANAKİKLİK

Pay,nasip,hisse.:BEHRE

Pay.Hisse.:SEHİM

Paydaş. :HİSSEDAR

Payı olmayan,pay almamış.:BİBEHRE

Paylama, azar.:İTAP

Pazar ve panayır kurulan gün.:DERNEK

Pazar ya da panayır kurulan gün.:DERİ

Pazarlama.:MARKETİNG

Pearl Harbor deniz üssünün bulunduğu Hawaii adası.:OAHU

Pearl Harbour’da 7 Aralık 1941’deki baskını planlamış,bindiği uçağın ABD’liler tarafından düşürülmesi sonucu ölmüş ünlü Japon amirali.:YAMAMOTO

Pedallı küçük motosiklet.:MOPED

Pedro Almodovar’ın bir filmi.:ANNEM HAKKINDA HERŞEY

Pedro Almodovar’ın bir filmi.:KONUŞONUNLA

Pedro Almodovar’ın yönettiği bir film.:ANNEM HAKKINDA HERŞEY

Pehlivan kispetinin paçası.:ŞİRAZE

Pek bol, pek çok.Tanrının kulları demek ise de dilimizde pek bol anlamında kullanılmaktadır.:İBADULLAH

Pek çok alkoloitin öncüsü olan,katekolaminler sınıfına giren biyolojik bir madde. Eksikliği Parkinson hastalığına yol açan azotlu organik bileşik.:DOPAMİN

Pek çok bilgisayar ağını birbirine bağlayan ve kendine özgü bir adresleme sistemi ile iletişim protokolüne dayalı ağ;dünya ölçeğinde ağ.Uluslararası genel bilgi iletişim ağı.:İNTERNET

Pek çok bilgisayar ağını birbirine bağlayan ve kendine özgü bir adresleme sistemi ile iletişim protokolüne dayalı ağ;dünya ölçeğinde ağ.:İNTERNET

Pek çok kimsede yaratılan güçlü heyecan.:SANSASYON

Pek çok mikroba karşı etkili olan bir antibiyotik.:AMİKASİN

Pek hoş,çok hoşa giden,çok beğenilen,istek uyandıran.:NEFİSE(NEFİS)

Pekmez toprağı da denilen ve üzüm şırasının tortularını çökeltmekte kullanılan kille karışık kireçli toprak. Çok ince taneli kil minerallerinden ve kalsitin değişik oranlardaki karışımından oluşan tortul kayaç.:MARN

Pekmezle yapılan bir tür tatlı.:KEDİBATMAZ

Pelerin.Bütün vücudu saran,kolsuz ve bazen kukuletalı uzun bir üst giysisi.:HARMANİ

Pelerini omuzdan tutturmak için kullanılan özel iğne yada broş.Antik çağlarda giysileri kopçalamaya yarayan çengelli iğne ya da metal kopça.:FİBULA

Pelikan. :KAŞIKÇI KUŞU

Pelikan. Saka kuşu.:KUTAN

Pelinle kokulandırılmış sert bir içki.:APSENT

Pembe çiçekli,hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki türü. Yabani yonca, tirfil.:KORUNGA (KORUGAN)

Pembe dizi de denilen, gerçek yaşamdan kopuk TV dizilerine verilen ad. ABD’de, değişmeyen bir oyuncu kadrosu ve kalıp olaylara dayalı sürekli bir öyküsü olan, eylemden çok diyalogun önemsendiği ve gerçek yaşamdan daha ağır bir tempoda gelişen radyo ve televizyon dizilerine verilen ad.:SOAPOPERA

Pembe renkli büyük orfoz kristallerini kapsayan granit.:SEPKUKU

Pembe renkli şarap.:ROZE

Pembe veya beyaz çiçek açan, kışın yaprak dökmeyen, zehirli bir ağaççık.:ZAKKUM

Pembe veya erguvan tonları ile karışık koyu kırmızı renkte,saydam, değerli bir taş.:YAKUT

Pembe,firfiri,mor yada mavi renkte çiçekler açan bir süs,saksı bitkisi.:CENERALYA

Pembemsi turuncu renk.:SOMON

Pembeye çalan açık mor renk.:LEYLAKİ

Pembeye çalan beyaz tüylü,kanatları gri renkli,alt gagasında deriden bir kesesi olan su kıyılarında yaşayan çok iri bir kuş.Kaşıkçı kuşu.:PELİKAN

Pembeye çalan sarı renk.:KAVUNİÇİ

Pencere çerçevesi.:KAYIT

Pencere kanatlarını kapadıktan sonra sürgülemeye yarayan uzun demir sürgü.:İSPANYOLET

Pencere önlerine yapılmış dar çıkıntı.:PARAPET

Pencere ve kapı kanatlarını çerçeveye tutturan menteşe takımı.:RAHT

Pencere veya kapının üst yanında bulunan ve oda havasının değiştirilmesine yarayan açılır kapanır bölüm.:VASİSTAS

Pencereleri süslemek için;kesilmiş renkli camları,ince kurşun veya ağaç çubuklarla ya da alçı ile birbirine bağlayarak yapılan saydam pencere süslemesi veya resim.:VİTRAY

Pencerenin iç tarafı.:AYE

Pencerenin iki yanına takılan kapatma kanadı.:PANJUR

Penye konfeksiyonunda kullanılan ve zincirli dikiş yapan bir tür makine.:REŞME

Penye veya jarse tipi pamuklu örme kumaşlarda,genellikle tişört ve bluzlarda etek ve kol ağızlarını kapamada kullanılan dekoratif dikiş türü.:REÇME

Perde ya da çit bitkisi olarak kullanılan bir tür çalı ya da ağaççık.:ILGIN

Perde,örtü.:SÜTRE

Peri padişahı.:PERİHAN

Perişan kılıklı,derbeder,biçimsiz giyinen.:HIRPANİ

Periyodik sistemde 111 sıra numarasıyla gösterilen ve simgesi (Rg) olan en yeni element.:RÖNTGENYUM

Pers kralı Keyhüsrev’i öldürmesiyle tanınan İskit kraliçesi.:TOMRİS

Perslerde il yöneticisi, vali.:SATRAP

Perslerin ay tanrısı.:MAO

Personelin tekne boyunca yan yana selamlama için dizilmesi.:ÇIMARİVA

Peru köylülerinin İspanyol egemenliğine karşı giriştiği başarısız ayaklanmanın önderliğini yürüten ve 18. Yüzyılda yaşayan Perulu yerli devrimci.:TUPACAMARU

Peru parası.:ŞALO

Peru ve Bolivya’da yaşayan Kızılderili bir halk.:AYMARALAR

Peru ve Bolivya’da yünü için yetiştirilen evcil alpaka türü.:PAKO

Peru ve Patagonya arasında yaşayan bir geyik türü.:PUDU

Peru’da mısırdan elde edilen bir içki.:ÇİÇA

Peru’da yaşayan uzun tüylü bir memeli hayvan.:ALTES

Peru’nun para birimi.:İNTİ

Peru’nun para birimi.:SOL

Peru’nun plakası.:PE

Peru’ya özgü,çift kamışlı üflemeli bir çalgı.:ZAMPONA

Pervane balığına verilen bir ad.:AY BALIĞI

Pervasız,korkusuz. Çekinmeden.:BİPERVA

Peşin parayla veresiye mal alma usulü.:SELEM

Peşin,hemen ödenmesi gereken. Acele.:MUACCEL

Peşinat. Bir kimseye, pazarlığında anlaşılmış bir paranın küçük bir bölümünü önceden vermek.Önceden verilen güvence parası.:KAPARO

Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe,demir bıçak.:DALDIZ

Petrol araştırmaları sırasında tutulan kayıt.:LOG

Petrol ve maden aramalarında kullanılan duyarlı bir aygıt,yer çekim ölçer.:GRAVİMETRE

Petrol yağlarındaki parafinin giderilmesi ile elde edilen arıtılmış yağsı parafin.:GAÇ

Petrolden damıtılan bir ürün. Bir çeşit mineral yağ.:NAFTA

Petrolün arıtılmasında,ağır hidrokarbon moleküllerinin,ısı ve basınç etkisiyle ve bazen katalizör eşliğinde daha hafif moleküllere ayrılması işlemi.:KRAKİNG

Peygamber ağacı reçinesinden çıkarılan ve hekimlikte kullanılan bir sıvı.:GAYAKOL

Peygamber çiçeğinin dünyada yalnızca Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yetişen bir türü.:YANARDÖNER

Peygamber soyundan olanların işlerine bakmak üzere aralarından atanan görevli.:NAKİBÜLEŞRAF

Peygamberin adet,söz ve hareketleri.:SÜNNET

Peygamberlik iddiasındaki Joseph Smith tarafından 1930’da kurulan, ABD’de yaygın olan ve birden çok kadınla evlenmeyi kabul eden din.:MORMON

Peygamberlik.:NÜBÜVVET

Peynir mantarı.:KÜF

Peynir ve ekmek kırıntısıyla yapılan köfte.:OMAÇ

Peynir,soğan ve yufkayla yapılan bir çeşit yiyecek.:ALADANA

Peynir,zeytin,salam,sucuk gibi maddelerin satıldığı dükkan veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü.:ŞARKÜTERİ

Peynirli bir çorba.:TÜKENMEZ

Pıhtılaşması önlenmiş kanda,alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılan bir tür kan muayenesi.:SEDİMANTASYON

Pırasa,soğan,sarımsak gibi bitkilerde tohum aşamasında tam ortadan çıkan ve tohumları taşıyan kol,dal.:ZİBEK

Pırıltılı kristallerden oluşan doğal demir sülfürü.:PİRİT

Picasso’nun, İspanya İç Savaşını konu alan ünlü tablosunun adı. :GUERNİCA

Pierre Loti’nin 19. yüzyıl İstanbul’unu anlatan kitabı.:AZİYADE

Pik.Dökme demir.:FONT

Piksel yoğunluğu.İnç başına düşen nokta sayısı.:DPİ (Dots per inch)

Pirene dağlarının en yüksek tepesi.:ANETO

Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek.:DİNK

Pirinç tarımı yapılan en küçük toprak parçası.:COT

Pirinç ve rendelenmiş peynirle yapılan bir tür İtalyan yemeği.:RİSOTTO

Pirinç ve şekerkamışından elde edilen bir tür rakı.:ARAK

Pirinç ya da bulgur lapası.:ŞİLE

Pirinç,bakır,kalay gibi madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal sırmalı pamuk ipliği.Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik.:KILAPTAN

Pirinç,buğday,mısır gibi bitkilerin tohumu.:TANE

Pirinç,demir gibi madenlerden muska ve nazarlık.:VEFK

Pirinçle pişirilen bir yemek.:SALMA

Pirinçle ya da kuzu ve tavşan gibi etlerle servis edilen sulu ebegümeci yemeği.:MULUKHİYYA

Pirinçli,yumurtalı ve yoğurtlu ıspanak yada benzeri sebze yemeği. Semizotu, ıspanak,pazı gibi yeşil yapraklı sebzeleri pirinç ya da bulgurla pişirerek yapılan ve yoğurtla yenen yemek.:BORANİ

Pirinçten yapılan bir tür Çin birası.:SAMŞU

Pirzola.:KOTLET

Pis kokulu olma.:AKAS

Pis ve bulanık. Bulaşkan.:ÇİRKEF

Pis,kirli.:NECİS

Pis,usulünce kesilmeden öldürülen hayvanın eti.:MUNDAR (MURDAR)

Pisi balığının küçüğü.:DİPLARYA

Piskopos makamı bulunan büyük kiliselere verilen ad. Baş kilise.:KATEDRAL

Pisliği,dışkıyı konu alan söz ya da yazı.Kaba saba cinsel anlatım.:SKATOLOJİ

Pislik ve dışkı görmekten duyulan korku.:RİPOFOBİ

Pislik,çöp.:ZİBİL

Pislik,dışkı,murdarlık.:NECASET

Pissu yolu,lağım.:KERİZ

Pist üzerinde kart denilen araçla yapılan otomobil sporu.:KARTİNG

Piston kolu. :BİYEL

Piston. :İTENEK

Pişen süte ekmek doğrayıp kırmızıbiber eklenerek yapılan bir yemek.:KELPEŞİR

Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharında dinlenmeye bırakmak.:YEMEĞİDEMLEMEK

Pişince taneleri birbirine yapışan pirinç,bulgur gibi şeyler.:EMİŞKEN

Pişirildikten sonra dilim dilim kesilen et.:ROSTO

Pişirildikten sonra dilimler halinde kesilerek ısı ile kurutulan ekmek.:PEKSİMET

Pişirilen ekmeğin sarıldığı yaygı.:HILA

Pişirilmiş olan yemeğin üzerine parmesan,kaşar,dil peyniri gibi peynir çeşitlerinden birini rendeleyerek pişirmek. Yemeğin üzerine beşamel sos dökerek yemek pişene ve sosun üzeri kızarana kadar fırında bekletmek.:GRATEN

Pişirilmiş topraktan yapılmış yayvan kase.:ÇANAK

Pişirme işleminden geçirilmemiş ipeğe verilen ad.:EKRÜ

Pişman olmak.:YERİNMEK

Pişman.:NADİM

Pişmaniyeye verilen bir başka ad.:TELTEL

Pişmanlık.:NEDAMET

Pişmemiş ya da az pişmiş olan.:ÇİY

Pişmiş toprak ya da çimentodan yapılmış kalın su borusu.:KÜNK

Pişmiş toprak yada betondan yapılan kalın su borusu,künk.:BÜZ

Pişmiş topraktan yapılmış sırlı içki kabı.:SKYPHOS

Pişmiş topraktan,sırlı seramik veya porselenden,camdan,pirinç ve kalaylı bakırdan,emayeden yapılan geniş ağızlı,derince çanak.Daha çok sofralarda çorba,hoşaf,yoğurt gibi bol sulu yemekler için kullanılmıştır.:KÂSE

Piyale,ayaklı içki kadehi.:AYAĞ

Piyangoda bir kimseye çıkan para ya da mal.:İKRAMİYE

Piyano,keman konçertoları ve Stalin’e şiir adlı yapıtıyla dikkat çekmiş olan,en ünlü yapıtları arasında “Gayene” ve “Spartak” baleleri bulunan Ermeni Sovyet bestecisi.(1903-1978).:ARAMHAÇATURYAN

Piyasadaki fiyatların belli bir süre içindeki oynaklığı yada dalgalanması.:VOLATİLİTE

Piyes,roman gibi eserlerin başına ana fikri belirtmek için konulan giriş bölümü.:PROŞOG

Pizza ve İtalyan yemekleri veren lokanta.:PİZZERİA

Plaket. :ONURLUK

Plan.Bir iş,bir düşünce sırasını,düzeyini gösteren resim,yazı. Layiha.:TASAR

Plastik maddelerden,özellikle polyesterden parçalar yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi.:FİBERGLAS

Platin.:PT

Plato.:YAYLA

Plazma sıvısının deri altı dokusuna ve seroz zarlara yaygın biçimde sızması.:ANAZARK

Plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı.:KAN

Plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı.Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme görevlerini sağlar ve yuvarlardan oluşmuştur.:KAN

Plili. :PLİSE

Plutonyum’un simgesi.:PU

Po nehrinin kolu olan bir ırmak.:PANARA

Poker oyununda,oyuna girmek için ortaya konması gereken en az miktar.:BOP

Poker,konken gibi oyunlarda aynı cins iki kağıda verilen ad.:PER

Pokerde aynı renkten olan ama sıra izlemeyen beş karta verilen ad.:FLOŞ

Pokerde bir üç ve bir perden oluşan el.:FUL

Pokerde kağıtlar dağıtılmadan önce oyunculardan birinin yere sürdükten sonra önünde fişi yada parası kalmadığını belirtmek için söylediği söz. Paralı oyunlarda kar ve zarar olmadığını belirtmek için kullanılan sözcük.:TAPİ

Pokerde ortaya konulması zorunlu para.:POT

Pokerde oyuncunun önündeki paranın tümü.:REST

Pokerde oyunu açabilmek için gerekli el.:UVERTÜR

Pokerde rest.:SOLT

Pokerde, kağıt dağıtma sırası gelen oyuncunun, karıp kestiği kağıtları dağıtılmak üzere kendisinden sonraki oyuncuya vermesi.:PASLAMEN

Pokerde,sırayla birbirini izleyen değişik renkten beş karta verilen ad.:KENT

Polietilen tereftalatın kısaltılmış adı.Tamamen geri dönüşebilir termoplastik bir malzeme.:PET

Polinezya halklarının savaş tanrısı.:ORA

Polinezya halklarının savaş tanrısı.:ORO

Polinezya yerlilerinin inancında deniz canavarı.:RORİ

Polinezya’da, Marshall adalarının güneyinde bulunan bir atol üzerinde kurulmuş olan devlet. Pasifik Okyanusu’nda bir ada devleti.:NAURU

Polis tarafından aranan bir kimsenin yüz hatlarının tanıkların ifadelerine göre portre olarak çizilmesi yöntemi.:İDENTİKİT

Politik bir topluluğun üyesi olan ve bu üyelikten kaynaklanan haklar ile ödevlere sahip olan kişi.:VATANDAŞ

Politikada amaca ulaşmak için ahlaka aykırı da olsa,her türlü aracı hoş gören anlayış.:MAKYAVELİZM (MAKYAVELCİLİK)

Polkayı andırır bir dans.:ŞOTİS

Polonya halkından olan kimse.:LEH

Polonya para birimi.:ZLOTİ

Polonya,Litvanya,Belarus ve Ukrayna’da siyasal erki üstlenen meclise verilen ad.Kazaklarda halk meclisi.:RADA

Polonya’da 1831 isyanındaki şövalyelere verilen ad.:KRAKUS

Polonya’da bir ırmak.:NAREV

Polonya’da millet meclisine verilen ad.:SEJM

Polonya’da,binlerce Yahudi’nin öldürüldüğü ünlü Nazi toplama ve imha kampı.:TREBLİNKA

Polonya’nın Lublin kenti yakınında,altı yüz binden fazla insanın yok edildiği Nazi toplama kenti.:BELZEC

Polonya’nın plaka imi.:PL

Polonyalı doktor Ludvik Zamenhof’un 1887 de uluslar arası düzeyde ikinci bir dil olarak kullanılmak üzere geliştirdiği ,grameri 16 kurala dayanan,kolay bir yapay dil.:ESPERANTO

Polonyalıların ulusal yemeği.:ZRAZY

Polonyanın Lublin kenti yakınında,yüz binlerce Yahudi’nin imha edildiği Nazi toplama kampı.:MAJDANEK

Polonyum elementinin simgesi.:PO

Porselen yapımında kullanılan bir çeşit beyaz ve gevrek kil.Arı kil.:KAOLİN

Porselen yapımında kullanılan kalitesiz beyaz kil.:ARIKİL

Portakal kabuğu,cin ve vermutla yapılan içki.:MARTİNİ

Portedeki notaların “fa” yüksekliğinde olacağını gösteren işaret.:SOLANAHTARI

Portekiz’de ağaçlı dağlık kütle.:GERES

Portekiz’de,boğa güreşinde boğayı kızdırmakla görevli kimse.:FORKADO

Portekiz’e özgü bir tür balıkçı teknesi.:MULETA

Portre ve figürlerinde gerçekçi ve naif bir yol izlemiş,1930 doğumlu kadın ressamımız.:NEVİNÇOKAY

Portreleriyle tanınmış karikatür sanatçımız (1895-1964 yılları arasında yaşadı).:KOZMATOGO

Posoflu lakabıyla da anılan ve doğayı, özlemlerini, toplumsal bozuklukları konu alan şiirleriyle tanınan halk şairimiz.:ZÜLALİ

Posta beygiri.:YAM

Posta havalesi.:MANDAPOST

Posta hizmeti görmeye alıştırılmış güvercin.:TATARİ

Postta oturan,tekkenin şeyhi olan kimse. Bir tekkenin şeyhi olan kimse.:POSTNİŞİN

Postu için avlanan,yumuşak ve gümüş rengi tüyleri olan kemirici bir hayvan.:ÇİNÇİLYA

Postu kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası.Antilop.:DAV

Postu siyah çizgili ve benekli, kül renginde kedi.:TEKİR

Potasla yapılan bir sabun türü.:ARAP SABUNU

Potasyum elementinin simgesi.:K

Potasyum hidratı,potasyum karbonatı gibi potasyum bileşiklerine verilen genel ad.:POTAS

Potasyumlu,sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikat mineral grubu.:FELDSPAT(FELDİSPAT)

Pozitif elektrot.:ANOT

Pörsümek.:SALKIMAK

Praseodim’in simgesi.:PR

Pratik. Kılgın.:AMELİ

Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı.:ALTES

Prensip, umde, ilke, din ve felsefe temellerinden biri. Hipostaz. Kimi felsefe ve din kurumlarının dayandığı temellerden her biri.:UKNUM

Prensip.:İLKE

Pres.:SIKMAÇ

Prezervatifin eş anlamlısı.:KAPUT

Prizden akım almaya yarayan araç.:FİŞ

Proaktinyum.:PA

Program. Seyredilen şey.:İZLENCE

Prometyum’un simgesi.:PM

Prostat kanseri taraması için yapılan kan testi.:PSA

Prostat.:KESTANECİK

Proteinlerin kolay sentezlenmesini sağlayarak vücudun gücünü artıran maddelere verilen ad.:ANABOLİZAN

Proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.:AMİNOASİT

Protestan gelenekli dinsel bir topluluk.:GUAKERLER

Proton ve nötron gibi temel parçacıklardan biri.(Üç kuarktan oluşmuştur).:BARYON

Proton verebilen maddelerin genel adı.:ASİT

Pruva direği kabasorta armalı,grandi direği sübye armalı,iki direkli yelkenli tekne.:USKUNA

Psikolojide belli bir amaca ya da sonuca yönelen,etkinliğe dönüşmeyen etki gücü,temayül.:YÖNSEME

Psikolojide sözsel anlatım bozukluğu.:AKATAFAZİ

Psikolojide,kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç.:BEN

Psikolojik olayların bir bütün yada biçim olduğunu savunan görüş.:GESTALT

Puan, nokta.:BENEK

Pul bilimi.Pulculuk.:FİLATELİ

Pul kanatlılardan,vücudu kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü,dört kanatlı,çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad.:KELEBEK

Pulcukların belirmesiyle ortaya çıkan bir deri hastalığı.:SEDEF

Pulların dantelini ölçmekte kullanılan aygıt.:ODONTOMETRE

Pulların sergilenmesi ya da saklanıp korunması için özel olarak hazırlanmış karton sayfa.:FÖY

Pullarından yalancı inci yapılan bir ırmak balığı.:ÇAMÇA

Pullu ve kılçıklı bir çeşit balık.:İZMARİT

Pulluğu tekerlek düzenine bağlayan halka.:CANPARA

Pulluğun toprakta bıraktığı çizgi iz.:TELEM

Pulluğun uç demiri.:SOK

Pulu yapıştırılmadan gönderilen mektup için,alıcının cezalı olarak ödediği posta ücreti.:TAKSA

Pulu yapıştırılmadığı yada eksik yapıştırıldığı için parası,cezasıyla birlikte kendisine gönderilen kimseden alınan mektup.:TAKSALI

Puslu Kıtalar Atlası,Kitab-ül Hiyel,Efrasiyab’ın Hikayeleri,Amat, Suskunlar,Yedinci Gün ve adlı eserlerin sahibi olan öğretim üyesi yazarımız.:İHSANOKTAYANAR

Pusuda yatan asker.:BUKTURMA

Put, totem, çok güzel kadın.:SANEM

Püskül,saçak anlamında eski sözcük.:RİŞE

Püskürteç.:SPREY

Püskürtü. :LAV

Püskürük esaslı cam.:PERÜT

 

Son Güncelleme: Pazar, 08 Haziran 2014 12:30