Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa BULMACA SÖZLÜĞÜ -Sorulara göre- K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...) - Sayfa 3

K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...) - Sayfa 3

e-Posta Yazdır PDF
Makale İçeriği
K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Tüm Sayfalar
Kazakistan’ın başkenti Astana’nın eski adı.:AKMOLA

Kazakistan’ın başkenti.:ASTANA

Kazakistan’ın orta güneyinde eski Sovyet,yeni Rusya uzay merkezi.:BAYKONUR

Kazakistan’ın para birimi.:TENGE

Kazakistan’ın plaka kodu. :KZ (KZA)

Kazakistan-Kırgızistan sınırında,dağcılık sporu için en riskli sayılan dağ.:POBEDA

Kazanç sağlayan,kar getiren iş.:RABİHA

Kazanç,ekonomik bir değerin sağladığı gelir.:GETİRİ

Kazanç.:TEMETTÜ

Kazanda yeteri kadar mayası gelmemiş hamurun içinde bekletilerek dinlendirildiği derin madeni tekne.:ISLANKA

Kazanılmış,edinilmiş.:MÜKTESEP

Kazanma, edinme, iş.:KİSB

Kazaya uğrayan gemilerin yolcularını ve gemi adamlarını kurtarma işi.:TAHLİSİYE

Kazayağı da denilen ve çaprazlama yapılan bir tür teyel.:HRİSTO

Kazı makinesi.:KAZARATAR

Kazıbilimci.:ARKEOLOG

Kazım Koyuncu’nun ünlü şarkısı.:DİDO

Kazımakta ya da temizlemekte kullanılan demir araç.:KAZAĞI

Kazları semirtmek için verilen mısır hamuru.:EVELEM

Kebaplık demir şiş.:SİH

Keçe yaygı,kilim.:BİSNA

Keçe,deri,kıl dokuma veya kalın bezden yapılıp direklere takılan,sökülüp taşınabilir barınak.:ÇADIR

Keçe,halı,minder,kilim gibi yaygı.:BİSAT

Keçeden yapılan çoban başlığı.:TAKALAK

Keçeden yapılmış çadır. Tahtadan kafes biçiminde yapılmış portatif ev.:DERİMEVİ

Keçeli kalem yedeği.:REFİL

Keçi boynuzu bitkisi.:HARNUP

Keçi kılından hayvan çulu,yem torbası gibi şeyler dokuyan kimse.:MUTAF

Keçi mantarı.:AKMANTAR

Keçi tüyü.:KIL

Keçi ya da koyunun memesine geçirilen torba.:ARABE

Keçi yavrusu.:OĞLAK

Keçiyolu,patika.:YOLAK

Keder,tasa,kaygı.:KASAVET

Kedi tuttuğunu,bu ise tutamadığını yer.:KALECİ

Kedi ya da köpek yavrusu.:ENİK

Kedi,köpek yiyeceği.:MANCA

Kediden aşırı derecede korkma.:AYLUROFOBİ (AİLUROFOBİ)

Kedigillerden,çakala benzer vahşi bir hayvan.:KARAKULAK

Kedigillerden,kürkünden yararlanılan çok yırtıcı hayvan.:VAŞAK

Kedilerin tırnaklarıyla yaptıkları saldırı hareketi.:CIRMALAMAK

Kediotu da denilen ve köksapı hekimlikte kullanılan bir bitki.:VALERİYAN

Kefal balığına verilen bir başka ad.:TOPAN

Kefal balığının bir türü.:ALTINBAŞ

Kefal balığının havyarı.:FISKA

Kefal balığının yavrularına verilen ad.:GAMİT

Kefal türünden bir balık.:PAÇOZ

Kefalin küçüğü.:GANBUT

Kefil olma.:TEKEFFÜL

Kefil.:ZAMİN

Kehribara verilen ad.:SAMANKAPAN

Kekeleyeceği veya telaffuz hatası yapacağı endişesiyle konuşmaktan korkma.:LALOFOBİ

Kekeme yada dilsiz kimse.:TAT

Keklik yakalamakta kullanılan,kafes içindeki çığırtkan keklik.:CELEP

Kel lakaplı,1845-1922 yılları arasında yaşamış,aralıksız 27 yıl Kırkpınar başpehlivanı olmuş güreşçi.:ALİÇO

Kel olma korkusu.:PALACROFOBİ

Kelebek biçiminde kravat.:PAPYON

Kelebek olmadan önce bir böceğin,koza veya kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu. Kozadaki kurtçuk.:KRİZALİT

Kelebek şeklinde bağlanmış kurdele.:FİYONK

Kelebek yakalamakta kullanılan file şeklinde torba.:ATRAP

Kelile ve Dimne” adlı kitabın yazarı olduğuna inanılan efsanevi Hint yazarı.:BİDPAY(BİDPAİ)

Kelimelerin söylenişinde,seslerin çıkışlarına,uzunluk ve kısalıklarına göre okunması.:TECVİT

Kelimesi kelimesine,hiç değiştirmeden,aynen.:MOTAMOT

Kelle peyniri de denilen İzmir ve Balıkesir yöresinde tam yağlı koyun sütünden üretilen peynir cinsi.:MİHALIÇ

Kelt efsanesinde cennet adası,Arthur efsanesinde Kahramanlar ülkesi.:AVALON

Kelt mitolojisinde deniz tanrısı.:LEAR

Kemal Bilbaşar’ın bir romanı.:MEMO

Keman çalan müzisyen. :KEMANİ

Keman gibi omuza dayanarak çalınan yaylı çalgı.:REBEK

Keman türünden,en kalın sesli yaylı çalgı.:KONTRBAS

Keman yapımıyla ünlü bir İtalyan ailesi.:AMATİ

Keman yayı.:ARŞE

Keman yayı.:KEMANE

Keman yayının kirişi.:ZIH

Kemana benzeyen,kemandan büyük bir çalgı türü.Alto.:VİYOLA

Kemanla viyolonsel arası büyük keman, viyola.:ALTO

Kemençe.:RAD

Kemer altı,çardak.:KEVAK

Kemer,bele bağlanan kuşak.:NİTAK

Kemerler üzerine oturtulmuş kubbe ile kemerlerin arasını kapatan üçgen biçimindeki kubbe parçalarından her biri.:BİNGİ

Kemik kadar sert olmayan,dayanıklı,esnek,bükülgen,damarsız bağ dokusu.:KIKIRDAK

Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu.:YENİRCE

Kemik,kıkırdak,kas,bağ doku gibi dokularda oluşan kötü huylu ur.:SARKOM

Kemikbilim.:OSTEOLOJİ

Kemiklerin sert dolgu dokusunun incelmesi sonucunda,hafif bir baskıyla bile kırılabilir duruma gelmesiyle tanımlanan hastalık. Özellikle menopoz döneminde kadınlarda görülen kemik erimesi hastalığı.:OSTEOPOROZ

Kemiklerin toparlak ucu.:OM

Kemikli balıklardan, uzunluğu 40 cm kadar olan, sırtı pürtüklü,esmer renkli,yassı bir tür balık.:PİSİBALIĞI

Kemirgenlerden,su kıyılarında yaşayan,yuvalar ve su setleri kuran,postu değerli bir hayvan.:KUNDUZ

Kenar süsü. Mendil ve peçeteler de kenara yapılan işleme.:SU

Kenarı eğik olarak yontulmuş cam için kullanılan sözcük.:BİZOTE

Kenarları kagir,üstü kapak taşlarıyla örtülü, taş veya mermerden oyma süslü mezar.:LAHİT

Kenarları yayvan,ortası az çukur,yemek kabı.:TABAK

Kenarlarına oranla eğrilemesine dokunmuş kumaş.:DİYAGONAL

Kenarlık.:ÇERÇEVE

Kendi adını taşıyan İncil’le de tanınmış, Hz. İsa’nın havarilerinden biri.:BARNABAS

Kendi alanında en önde gelen kimse ya da nesne.:İKON

Kendi başına ayrı bir bütün meydana getiren canlı varlık.:ORGANİZMA

Kendi başına.:HODBEHOD

Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, ağız kalabalığı yaparak karşısındakini dolandırmaya çalışan kimse.:ŞARLATAN

Kendi biten,kendi kendine yetişen bitki.:HÜDAYİNABİT

Kendi değerlerine yabancılaşmış kimse.:MANKURT

Kendi dönemine değin gelen şairleri anlattığı tezkiresiyle tanınan XVI. Yüzyıl Osmanlı yazar ve şair.:LATİFİ

Kendi ekseni etrafında hızla dönen ve güçlü radyo dalgalarıyla bir deniz feneri gibi uzayı tarayan nötron yıldızı.:PULSAR

Kendi isteğiyle istifa etmiş olan.:MÜSTAFİ

Kendi kendine cinsel doyum sağlama. Mastürbasyon,istimna.:ONANİZM

Kendi kendine cinsel doyum sağlama.:İSTİMNA

Kendi kendini tekrarlayarak canlı bir organizmayı meydana getiren biyolojik temel yapı.:KÖKHÜCRE

Kendi yaşıtları arasındaki yarışmalara katılan 18 yaşını geçmemiş sporculara verilen ad.:JUNYOR

Kendi.:HOD

Kendilerine özgü giyinişleri ve konuşma biçimleri olan,argo kullanan,başıboş,haylaz delikanlı,kabadayı,hayta,apaş.:KÜLHANBEYİ

Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan,kendilerinde bir çeşit ayrıcalık gören yurttaş sınıfı.:HAVAS

Kendiliğinden var olan.Tanrının sıfatlarından.:KAYYUM

Kendiliğinden,kendinden.:BİZATİHİ

Kendiliğinden.:SPONTANE

Kendince. Herkes tarafından kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan.Kişisel görüş.:İNDİ

Kendinde kullanım hakkı olan,elinde bulunduran ,işi dilediği gibi yöneten.:MUTASARRIF

Kendine çekmek,ilgi toplamak.:CELBETMEK

Kendine mal etme.:AHZÜKABZ

Kendine mal etme.:TEMELLÜK

Kendini becerikli,usta gösteren kimse. Hekimlik taslayan kimse.:OLÇUM

Kendini beğenme, bencillik.:ENANİYE (ENANİYET)

Kendini beğenme,böbürlenme,kibir.:NAHVET

Kendini beğenmiş kimseler için kullanılan alay sözü.:EKABİR

Kendini beğenmiş,sevimsiz ve budala kimse.:KAKAVAN

Kendini beğenmişlik,kibirlik,zalimlik.:CEBERUT

Kendini büyük gören.:MEGALOMAN

Kendini hasta gibi gösterme.:TEMARUZ

Kendini tutan,öfkesini yenen.:KAZIM

Kendini üstün ve akıllı gören,kafası çalışmayan kimse.:GODOŞ (KODOŞ)

Kendir tohumu. Buğday kavurgası.Çam kozalağı.Sakızağacı meyvesi.:ÇEDENE

Kendirgillerden,sapındaki liflerden halat,çuval vs kaba örgüler yapılan,iki evcikli bir bitki. Saplarından lif ile kağıt ve yakacak hammaddesi,tohumlarından yağ ve dişi bitkilerin çiçekli veya meyveli dal uçlarından esrar elde edilebilir,mahalli olarak bazı yörelerde kendir,hint keneviri,çedene veya çetene olarak isimlendirilir.:KENEVİR

Kendisinde hem erkek hem kadın organları bulunan.Hünsa. :ERSELİK

Kendisine aziz süsü vererek yerleştiği sarayda türlü entrikalar çeviren ve Prens Yusupov tarafından öldürülen ünlü Rus papazı.:RASPUTİN

Kendisine bir çocuğun eğitim ve bakımı verilmiş olan kadın. Çocuk eğitmeni.:MÜREBBİYE

Kendisine hastalığa karşı aşı yapılmış ya da hastalık geçirmiş canlının kanında bulunan ve o hastalığın mikroplarını birbirine yapıştırıp küme haline sokma özelliği olan madde.Serumda meydana gelen antikor.:AGLÜTİNİN

Kendisine inanılan,sır verilen kimse.:İNAL

Kendisine kitap gönderilmiş peygamber,resul.:YALVAÇ

Kendisini çalıştıracak programı da içeren minik yazılımlar için kullanılır.:EXE

Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan.:HERZEVEKİL

Kendisinin sebep olmadığı bir zararı ödeme.Zahmet,eziyet,sıkıntı.:CEREME

Kene ve uyuzböceği gibi,organik maddelere dadanan,çok küçük,örümceğimsi böceklerin ortak adı.:AKAR

Kene.:SAKIRGA

Kenelerden bulaşan ve romatizma ile kalp ve sinir rahatsızlığına yol açan hastalık.:LYME

Kenevirden elde edilen uyuşturucu bir madde.:MARİHUANA

Kenevirden yapılmış kalın ip.:HALAT

Kenevirden yapılmış kalınca ip.:KINNAP

Kenevirle tütün köklerinin asalaklarından biri sayılan ve tarım bitkilerine zarar veren bitki.:CANAVAROTU

Kent civarı yerleşim. Büyük bir şehrin çevresindeki yerleşim alanları.:BANLİYÖ

Kent elektrik akımını sağlayan kuruluş.:TRAFO

Kent merkezinde trafiğe kapalı bir yolda yapılan bisiklet yarışı.:KRİTERYUM

Kent soylu.:BURJUVA

Kent soyluluk.:BURJUVAZİ

Kent veya kasabada dış mahalle.:VAROŞ

Kente giren şeylerden alınan vergi.:OKTRUVA

Kenya ve Tanzanya’da yaşayan bir halk.:NASAİLER

Kenya’da bir çok yaban hayvanını barındıran ulusal park.:AMBOSELİ

Kenya’da yaşayan bir halk. :DİGOLAR

Kenya’da yaşayan bir halk.:LUALAR

Kenya’daki yerli halkın beyaz azınlığa karşı ayaklanma hareketini yöneten ve 1960’ta ortadan kaldırılan gizli örgüt.:MAUMAU

Kenya’nın başkenti.:NAİROBİ

Kenya’nın para birimi.Kenya Şilini.:ŞİLİN

Kenya’ya özgü,sazdan yapılan ve üstü samanla örtülen yuvarlak kulübelere verilen ad.:ŞAMBA

Kepçe burun da denilen bir ördek cinsi.:KEPÇEL

Keramilik tarikatının on iki kolundan biri.:İSHAKİYE

Kerem sahibi,cömert kimseler.:EKARİM

Kerem,cömertlik.:MEKREMET

Kerestelik tomruk.:AZMAN

Kerestesi sert ve kokulu bir ağaç.:SANDAL

Kerim.:FURKAN

Kerte,derece.:RADDE

Kertenkele derisinin sepilenmesiyle elde edilen bir tür deri.:LEZAR

Kertenkeleden korkma.:HERPETOFOBİ

Kervan.:KARBAN

Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan.:ARDALA

Kesen anlamında kullanılan matematik terimi.Trigonometride bir açının kosinüsünün tersi.Bir şekli kesen doğruya verilen ad.:SEKANT

Kesik.Gazete,dergi gibi şeylerden kesilmiş yazı.:KUPÜR

Kesilen ağacın kökü,kütük dibi.:OMACA

Kesilen ağacın toprak üstünde kalan bölümü.:OMÇA

Kesilen,yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça,odun parçası.:YONGA

Kesilip durdurulmuş bir hesabın son durumu. :FİNİTO

Kesilmiş ağacın silindir biçimindeki gövdesi.:TOMRUK

Kesilmiş ekşi sütten yapılan bir tür rakı.:ARAKA

Kesilmiş hamurları yada ekmeği,yağlı su yada et suyuna doğrayıp pişirerek yapılan bir yemek.:ISLAMA

Kesilmiş sütten yapılan çökelek.:DOLAZ

Kesilmiş sütün koyu bölümü.:KESMİK

Kesilmiş,kesik.:MAKTU

Kesim hayvanlarında,belkemiğindeki dikensi çıkıntının iki yanında bulunan et dilimi.:KONTRFİLE

Kesim.:SEKTÖR

Kesimi pantolona benzeyen, kalça kısmı bol,paçaları dar,İkinci Mahmut döneminde,daha çok ulema sınıfı tarafından benimsenen bir tür şalvar .:ELİFİ

Kesin bir biçimde,kuşkusuz olarak.:YAKİNEN

Kesin,eksiksiz ve sağlam bilgi.:YAKİN

Kesinlikle uyulması gereken Kuran ve Hadis hükümleri.Kuranda bir sure.:NAS

Keskin bir koku,alev ve koyu duman çıkartarak yanan,karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı,yer sakızı.:BİTÜM

Keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı. En eski üflemeli bir halk çalgısı.Gövde ve sipsi olarak iki parçadan oluşur. Erik ağacından yapılan gövdenin ayrıca bir de şimşirden başlık bölümü vardır.:ZURNA

Kesme işareti.:APOSTROF

Kesme, kesip ayırma.:HAZA

Kesme, parçalama.Aruz ölçüsünde bir dizeyi ölçünün kalıplarına göre ayırma.:TAKTİ

Kesmeşekeri ağızda küçük küçük ısırarak içilen çaya verilen ad.:KITLAMA

Kestane rengi.:MARON

Kestane ve fındık çubuklarıyla örülen kulplu sepet.:ÇİTİNEK

Kestanenin dikenli olan dış kabuğu.Çotanak.:TOPUR

Kestanesi,sineği ve gözlüğü vardır.:AT

Keşmir keçilerinin sırtından elde edilen ve saf olarak ya da yünle karıştırılarak kullanılan çok ince bir yün (kumaş) cinsi.:KAŞMİR

Keşmir’deki göl ve ırmaklarda kullanılan bir büyük gondol.:ŞİKARA

Keten dövmeye yarayan tokmak.:FİLARİZ

Keten tohumu ve benzeri bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen,sıcak olarak tülbent içinde vücuda dıştan uygulanan ilaç.:LAPA

Keten tohumu.:BEZİR

Keten tohumu.:SEĞELER

Keten tohumu.:ZEYREK

Keten tohumundan çıkartılan bir yağ.:BEZİRYAĞI

Keten ve yünden dokunan bir tür kumaş.:FLANEL

Keten,kenevir gibi bitkilerin liflerinden yapılan ince ip.:SİCİM

Keten,kenevir,jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halat.:URGAN

Ketenden yapılan kısa pantolon,büyük cepli uzun ceket ve geniş mantar şapkadan oluşan av kılığı.:SAFARİ

Kevdere de denilen,Doğu Anadolu’da ve Kafkasya’da yaşayan keklik cinsi.:URKEKLİK

Keykavus bin İskender’in 1082’de yazdığı ünlü ahlak ve siyaset kitabı.:KABUSNAME

Kez,defa.:SEFER

Kezzap.:NİTRİKASİT

Kıbrıs adasının eski adı.:ALASİA

Kıbrıs’a özgü bir çeşit beyaz peynir.:HELLİM

Kıbrıs’a özgü yüksek alkollü bir içki.:ZİVANİYA

Kıbrıs’a özgü,ıspanağa benzer bir sebze yemeği.:MOLOHİYA

Kıbrıs’a özgü,iri ve pembe taneli bir üzüm cinsi.:VERİGO

Kıbrıs’a özgü,pekmez ve unla yapılan bir çeşit tatlı.:ELLİ

Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak ve Türkleri yok etmek için faaliyet göstermiş olan örgüt.:EOKA

Kıbrıs’ın kuzey kıyısında antik bir kent.:LEDRAİ

Kıbrıs’ın plaka imi.:CY

Kıbrıs’ta cacığa verilen ad.:TALATUR

Kıbrıs’ta üretilen bir tür tatlı ve koyu sofra şarabı.:KUMANDARYA

Kıdem bakımından başta gelen. :DUAYEN

Kıkırlık da denilen bir ördek cinsi.:KILKUYRUK

Kıl elek.:LEÇER

Kıl ve saçların dökülmesi ya da yokluğu.:ALOPESİ

Kıl ve yünden yapılan renkli çubuklardan oluşan kilim benzeri kaba dokuma.(İçel ve Hatay’da yapılıyor). Kıldan ya da yünden yapılmış hayvan örtüsü.:ÇUL (PALAZ)

Kılaptan ipekle işlenmiş kalın ve iri desenli bir kumaş türü.:ABAİ

Kılçığı temizlenmiş hamsi balığıyla yapılan bir meze.:KOPSİYA

Kılçıksız,iri ve yassı taneli,ince kabuklu,tadı güzel bir fasulye cinsi.:DERMASON

Kılçıksız,lezzetli bir tür fasulye.:AYŞEKADIN

Kıldan örülerek taban ve üstün birbirine dikilmesi ile oluşturulan ayakkabı.:HARİK

Kıldan yada yünden dokunmuş çuval.:SEKLEM

Kılıç kını.:NİYAM

Kılıç oyununda meşin göğüslük.:PLASTRON

Kılıç,bıçak gibi kesici araçların keskin yüzü.:YALIM

Kılıç,bıçak gibi şeylerin yapımında kullanılan iyi cins demir.:TABAN

Kılıç.:ŞEMŞİR

Kılıçla yapılan spor.:ESKRİM

Kılıçla yapılan spor.Epe,flöre ve kılıç olarak üç ana dalda yapılır.:ESKRİM

Kılığının yada eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan,pasaklı.:ÇAPAÇUL

Kılıksız ve uyuşuk kimse.:SÜNEPE

Kılkuyruk da denilen ve yurdumuzun sulak alanlarında da yaşayan bir ördek cinsi.:KIKIRLIK

Kılkuyruk ördek.:ANASACUTA

Kılkuyruk ördek.:PİNTAİL

Kılkuyruk ördek.:SPİSSENTE

Kıllarında ve gözlerinde,kimi zaman da derisinde doğuştan boya maddesi bulunmadığı için her yanı beyaz olan insan yada hayvan.:AKŞIN

Kımız rakısı.:ARİKA

Kınama,ayıplama.:TAKBİH

Kınama.Küçük düşürme.:MUAHEZE

Kır bekçisi,korucu.:DEŞTİBAN

Kır renkli.:KIRÇIL

Kır resmi.:PEYZAJ

Kır ve köy hayatı ile ilgili bir koşma türü. Türk halk edebiyatında çoban türküsü.:KAYABAŞI

Kır ve orman gibi yerlerde yapılan koşu sporu. Koşmaca.:JOGGİNG

Kır ya da çoban şiiri.:BÜKOLİK

Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir.:İDİL

Kır yaşantısı üzerine yazılmış şiir.:BUKOLİK

Kır,çöl.:DEŞT

Kıraç tarlada yetişen karpuz,mısır,darı,pancar gibi bitkilere verilen ad.:DEŞTİYE

Kıranlar,afetler.:AFAT

Kırbaç kurdu.:TRİKOSEFAL

Kırgızistan ve Kazakistan’da bir ırmak.:ÇU

Kırgızistan’da bir kent.:OŞ

Kırgızistan’da eski bir Türk kenti.:BALASAGUN

Kırgızistan’ın başkenti.:BİŞKEK

Kırgızistan’ın para birimi.:SOM

Kırgızistan’ın plaka işareti.:KS

Kırgızların ünlü destanı.:MANAS

Kırık çanak çömleği yapıştırmaya yarayan yumurta akı, kireç, süt ve pamuk karışımı.:SEP

Kırık kemikleri bir arada tutmak amacıyla kullanılan tahta gibi düz nesne.Kırık çıkıkları tedavi için kullanılan araç.:CEBİRE(ATEL)

Kırık pirinç,şeker ve suyla yapılan bir tatlı.:NASLAŞ

Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde bir baraj ve hidroelektrik santralı.:KAPULUKAYA

Kırılmış taş döşenip silindir geçirilerek yapılan yol.:MAKADAM

Kırılmış ve tuzlu suda bekletilmiş yeşil zeytine Kıbrıs’ta verilen ad.:ÇAKIZDEZ

Kırılmış,kırık.:MÜNKESİR

Kırılmış,kırık.:ŞİKESTE

Kırım hanlarına ve prenslerine verilen san.:GİRAY

Kırım’da yaşayan Musevi Türk topluluğu. :KIRIMÇAKLAR

Kırıntı.:UFANTI

Kırışmak.:BÜZÜŞMEK

Kırk beş derecelik yay.:OKTANT

Kırk dört okkalık eski ağırlık birimi.:KANTAR

Kırk iki müzik makamını kapsayan ve Hindistan’da çok tanınan bir derleme.:RAGAMALA

Kırk pare, Yamalı bohça da denilen, değişik renk ve desenlerde kumaş parçalarının yan yana getirilip dikilmesiyle oluşturulan el sanatı.:PEÇVÖRK(PATCHWORK)

Kırkağaç da denilen kalınca kabuklu bir kavun türü.:ALTINBAŞ

Kırkılan keçilerin karnında bırakılan kıllar.:EDEKLİK

Kırklareli yöresine özgü,koyun sütü ve kırık peynirle hazırlanan bir yiyecek.:OFÇAVİNA

Kırklareli’nde Demirköy ilçesinde Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri.:DUPNİSA

Kırklareli’nin bir ilçesi.:KOFÇAZ

Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde bir göl.:ERİKLİ

Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde tabiatı koruma alanı kapsamına alınan göl.:SAKA

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğne ada beldesinde, tabiatı koruma alanı kapsamına alınan eşsiz bir orman alanı. Taban suyunun yüzeye kadar yükseldiği,gür ve sık bataklık ormanlarına Trakya yöresinde verilen ad.:LONGOZ

Kırklareli’nin İğneada beldesinde,göçmen kuşların uğrak yerlerinden biri olan göl.:MERT

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde kurulu doğalgaz santralı.:HAMİTABAT

Kırklareli’nin Vize ilçesinde bir mağara.:KOVANTAŞI

Kırklareli’nin Vize ilçesinde,tabiatı koruma alanı kapsamına alınan orman ve körfez.:KASATURA

Kırkpınar güreşlerinde pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri.:BAŞORTA

Kırkpınar güreşlerini düzenlemeyi üstlenen kişi.:AĞA

Kırlangıç balığı küçüğü.:DERVİŞ

Kırlangıçbalığıgillerden,Atlantik Okyanusu,Akdeniz ve Marmara Denizinde yaşayan,kırmızı renkli,lezzetli bir balık.:MAZAK

Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Sarı çiçekli,acı ve kokulu bir ot.:ANDIZ

Kırma taş. Taş kırıntısı.:MICIR

Kırmalı ve geniş.:POTUK

Kırmız böceği.:KOŞNİL

Kırmızı bez üzerine klaptanla işlenmiş,kenarları saçaklı bir tür baş örtüsü.:ESELİ

Kırmızı boya ağacı.:AKAM

Kırmızı cıva oksit.:SÜRÜR

Kırmızı çiçekler açan bir saksı bitkisi.:CAMGÜZELİ

Kırmızı çuhadan yapılan,tepesinde püskülü olan silindir biçimli bir tür başlık.:FES

Kırmızı kabartılarla ortaya çıkan deri enfeksiyonu.:YILANCIK

Kırmızı kabuklu ve portakal büyüklüğünde bir mandalina türü.:MİNEOLA

Kırmızı mercimekle yapılan bir cins çorba.:EZOGELİN

Kırmızı mercimekle yapılan çorba veya pilav.:MALHITA (MAHLITA)

Kırmızı mürekkep.:SÜRH

Kırmızı pancar.:ÇÖĞÜNDÜR

Kırmızı renkli bir elma cinsi.:STARKİNG

Kırmızı renkli bir erik cinsi. :ANJELİKA

Kırmızı renkli bir muz cinsi.:ZEBRİNA

Kırmızı renkli bir şeftali cinsi.:HÜLÜ

Kırmızı renkli bir üzüm cinsi. :ALATURA

Kırmızı renkli ve iri taneli bir üzüm cinsi.:KARDİNAL

Kırmızı renkli ve mayhoş bir elma cinsi. :ARAPKIZI

Kırmızı renkli,pis kokulu,zehirli sıvı bir element.:BROM

Kırmızı şarap üretiminde kullanılan bir üzüm cinsi.:KARAKIZ

Kırmızı şarap.:LAL

Kırmızı toprak.:GAV

Kırmızı tüylü bir çeşit yaban kazı.:BAKLAN

Kırmızı ve beyaz,sıkı ve tatlı küçük elma.:APİ

Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan bir mineral, kantaşı.:HEMATİT

Kırmızı yünden örülmüş bir tür başlık.:TARPUŞ

Kırmızı zırnık.:REALGAR

Kırmızı,pembe yada mor renkli çiçekler açan bir süs bitkisi.:ORTANCA

Kırmızımtırak gri renk.:TURNAKIRI

Kırmızıya çalan eflatun renk.:SİKLAMEN

Kırmızıya çalan sarı renk.:DUDUBURNU

Kırsal kesimde büyük toprakları olan ve sözü geçer kimse.:AĞA

Kırşehir kenti yakınında bir göl.:HILLA

Kırşehir’in antik dönemlerdeki adı.:MOKİSSOS

Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde bir yer altı kenti.:İNLİMURAT

Kısa ayaklı, uzun boyunlu ve saplı su kabı.:ASLANAĞZI

Kısa bacaklı kimse.:KOPÇA

Kısa bacaklı köpek cinsi.:BASE

Kısa bacaklı ve tıknaz bedenli bir köpek cinsi.:TEKEL

Kısa bir melodi öğesini belirten müzik yazısı işareti.:NEUMA

Kısa bir sopanın kullanılmasın dayanan Japon savaşma sanatı.:TAMBO

Kısa boylu kadın.:KADEK

Kısa boylu kimse.:BADİK

Kısa boylu ve şişman kimse.:GÖDE

Kısa boylu ve şişman kimse.:MOÇU

Kısa boylu ve tıknaz.:BODUR

Kısa boynuzlu hayvan.:KABAŞ

Kısa çizgi.:TİRE

Kısa çizme.Tabanı meşinden olan mest.:EDİK

Kısa çorap.:SOKET

Kısa kepenek.:KEBE

Kısa kesilmiş saç. Erkek saçı biçiminde kesilmiş kadın saçı.:ALAGARSON

Kısa kıllı Arap tazısı.:SLUGİ

Kısa menzilli,kablosuz bir iletişim teknolojisi.:BLUETOOTH

Kısa ökçeli ve hafif bir kadın ayakkabısı.:BABET

Kısa örme çorap.:PATİK

Kısa paçalı bir tür pantolon.:KAPRİ

Kısa saplı odun baltası.:NACAK

Kısa saplı odun baltası.:NACAK

Kısa saplı,altı çift telli,şişkin gövdeli telli saz.:UD

Kısa sonat.:SONATİN

Kısa süreli eğitim etkinliği.:KURS

Kısa süreli tanıtım filmi.:SPOT

Kısa süreli tanıtım filmi.Kısa,çarpıcı,akılda kalıcı reklam.:SPOT

Kısa tüylü bir av köpeği ırkı.:PUANTER

Kısa tüylü ve sarkık kulaklı bir av köpeği cinsi.:BRAK

Kısa tüylü, beyaz renkli,siyah benekli süs köpeği.:DALMAÇYALI

Kısa vadeli devlet borcunun yerini uzun vadeli bir borcun alması, tahkim.:KONSOLİDASYON

Kısa ve çarpıcı propaganda sözü.:SLOGAN

Kısa ve iki yanı keskin düz kılıç.:PALYOŞ

Kısa ve özlü söz,vecize.Bir düşünceyi,bir ilkeyi kısa,özlü,çarpıcı ve kesin bir biçimde anlatan ve genellikle kimin söylediği bilinen özlü söz,özdeyiş.:AFORİZMA

Kısa ve özlü.:MÜCMEL

Kısa ve şişman kimse.:TUMBADIZ

Kısa ve yalın işaretlerden oluşan bir yazı yönteminin kısa yazılışı.Çabuk yazmaya elverişli bir yazı sistemi.:STENO

Kısa veya özlü anlatımı olan komik öykü. Fıkra.Anı niteliği taşıyan kısa anlatı.:ANEKDOT

Kısa,kestirme yol.:KESE

Kısaltılmadan kıvırcıklık verilmiş saçların baş çevresinde geniş bir yığın oluşturduğu saç biçimi.:AFRO

Kısaltılmış olan,kısa,özet.:MUHTASAR

Kısık sesli küçük keman.:KİT

Kısım,parça,tane.:PARE

Kısır döngü.:FASİTDAİRE

Kısır erkek.:AKİR

Kısır kadın ya da dişi hayvan.:ASLIK

Kısır, hiç doğurmamış hayvan.:EREMİK

Kısırlaştırma,testislerin alınması.:KASTRASYON

Kısıtlı.:MAHCUR

Kısıtlılık.:HACİR

Kıskanç.:HASUT

Kıskançlık korkusu.:ZELOFOBİ

Kıskançlık,çekememezlik,fesat.:HASET

Kıskançlık,çekememezlik.:GÜNÜ

Kıskanma.:REŞK

Kısmen hasara uğrayan sigortalı malın,sigorta şirketi tarafından sigorta bedelinin tamamı ödenerek devralınması.:SOVTAJ

Kısrak sütünün mayalanmasıyla yapılan az alkollü,ekşi bir Türk içkisi.:KIMIZ

Kıstak,dar dil. Denizlerle birbirinden ayrılmış iki büyük kara parçasını birleştiren ya da bir yarımadayı anakaraya bağlayan dar kara şeridi.(Örneğin;Panama kıstağı,Kuzey Amerika’yı Güney Amerika’ya bağlar.) .:BERZAH

Kıstas,ölçüt.:KRİTER

Kış için kurutulan yağsız ve tuzsuz yoğurt.:KESEN

Kış.:DEY

Kış.:ŞİTA

Kışa dayanıklı sert buğday cinsi.:KARABAŞ

Kışa kadar saklanabilen sarı renkli bir üzüm çeşidi.:EMİRALİ

Kışın sisli havalarda ,ağaç dallarını,toprak yıkıntılarını kaplayan buz tabakası.:KIRÇ

Kışın en soğuk günleri .Karakış.Ocak ayı.:ZEMHERİ

Kışkırtıcı.:MÜŞEVVİK

Kışkırtma.:TAHRİK

Kışla ilgili,kışa ait.:ŞİTAİ

Kışlık bir armut cinsi.:PASKRASAN

Kıvılcım,şerare.:ÇAKIM

Kıvırcık havlı bir tür yün kumaş.:ANYELA

Kıvırcık saç.:CAD

Kıvrık bir sopaya benzeyen ve atıcısına geri dönen av aracı.:BUMERANG

Kıvrımları olan renkli yün,pamuk yada ipek kumaş.(Buna benzer süslemede kullanılan el işi kağıtlarına da krepon kağıdı denir.) :KREPON

Kıvrımlı,yılankavi biçim,helis.:HELEZON

Kıyafet değiştiren ya da takma ad kullanarak kimliğini saklayan.:MÜTENEKKİR

Kıyamet günü dirilip toplanma.:HAŞİR

Kıyamet günü.:NEDEM

Kıyamet gününde çalınacağına inanılan surun ikinci üflenişi.:RADİFE

Kıyaslama ile ilgili.:TASIMSAL

Kıyı taşımacılığında ve iç sularda 17. asırdan 19. asra kadar kullanılan küçük Hollanda yelkenlisi.:KAAG

Kıyı,kenar.:YAKA

Kıyıdan açıkta bulunan gemilerin yüklemesinde ve boşaltılmasında kullanılan,genellikle altı düz,sığ su teknesi.:LAYTER

Kıyılara yakın deniz bölgeleri.:KITASAHANLIĞI

Kıyılarda dalgakıranla yapılmış liman.:MENDİREK

Kıyılarda,tava denilen havuzlara deniz veya göl suları akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer,memleha.:TUZLA

Kıyılmış et,bulgur,soğan,domates,biber gibi şeylerle yapılan ve asma yaprağına sarılarak çiğ olarak yenen bir yiyecek.:BATIRIK

Kıyılmış,baharat katılmış etle,tütsüleme ve pişirme gibi işlemlerden sonra yapılan bir tür sucuk.:SOSİS

Kıyma ve bulgurla yapılan sulu köfte.:TOPALAK

Kıymayla pişirilmiş sebze yemeği.:BASTI

Kıymetli taşlarda ağırlık ölçüsü.(0,2004 gr). Elmas,zümrüt gibi değerli metallerin ağırlıklarının tartısında kullanılan iki desigramlık ölçü birimi .:KIRAT(KARAT)

Kız evlat.:KERİME

Kız Kulesinin eski adı.:DAMALİS

Kız torun.:HAFİDE

Kız ya da kadın hizmetçi.:KIRNAK

Kız ya da kadın hizmetçi.Çalımlı ve süslü kimse.:KIRNAK

Kız yeğen. Teyze,dayı,hala ya da amcanın kız çocuğu.:KUZİN

Kızak çekmekte kullanılan boğuk sesli bir köpek ırkı.:HASKİ

Kızarmak,olgunlaşmaya başlamak.:ALARMAK

Kızartı,kaşınma ve sulanma ile belirgin bir deri hastalığı. Mayasıl.:EGZAMA

Kızartılmış ekmeği et suyuyla haşlayarak yapılan yemek.:TİRİT

Kızartmalık bir patates cinsi.:AGİRA

Kızgın bir demirle vurulan damga,nişan.:DAĞ

Kızgın,kaynar.:HAŞLAK

Kızgın,öfkelenmiş.:RAİZ

Kızgın,öfkeli,sinirli.:ESİRİK

Kızıl kahverengi ya da koyu kırmızı renk.:AŞKAR

Kızıl ordunun kurucusu olan Sovyet lider.:TROÇKİ

Kızıl ötesi.:ENFRARUJ

Kızıl sakallı.:BARBAROS

Kızıl sarı renk,turunç rengi.:TURUNCU

Kızıl sarı tüylü ve öne doğru kıvrık boynuzlu bir antilop.:NAGOR

Kızıl tüylü bir kuş.:TOY

Kızıl ve kaba tüylü koyun.:KALABA

Kızıl veya yeşil renkte sert porfir türü bir mermer.:SOMAKİ

Kızıl, kırmızı.:AHMER

Kızılay derneğinin eski adı.:HİLALİAHMER

Kızılcahamam ilçesinde bir içmece.:DİŞİ

Kızılcık.:ERGEN

Kızıldeniz ile Umman denizi arasındaki körfezin adı.:ADEN

Kızıldeniz.:BAHRİAHMER

Kızıldeniz’de ve Basra Körfezinde kullanılan bir tür tekne.:BAGALA

Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen,istilacı ve otçul bir balık.:SOKAR

Kızılırmak deltasındaki orman alanına verilen ad.:GALERİÇ

Kızılırmak kıyılarında Ankara,Çorum ve Çankırı yörelerinde kumlu ve taşlı arazide yetişen beyaz üzüm.:HASANDEDE

Kızılırmak üzerinde kurulu bir baraj ve hidroelektrik santralı.:HİRFANLI

Kızılırmak’ın önemli bir kolu olan akarsu.:ACIÇAY

Kızılyara adıyla da bilinen bir tür kan çıbanı.:ŞİRPENÇE

Kızlık zarı.:HİMEN

Kızoğlan kız,cinsel ilişkide bulunmamış kız.:BAKİRE

Kibir,kurum.:BÖBÜR

Kibirlenme,büyüklenme,kurum,çalım.:TEKEBBÜR

Kibirli,gururlu.:EKEMEN

Kibirli,kasıntılı. Yüksek görevli.:KASALAK

Kibirli,kendini beğenmiş.:MÜTEKEBBİR

Kil ve kum karışımı,sarı renkli verimli balçık. En çok vadilerde,yamaçlarda bulunan kil ve kum karışımı. Rüzgarın taşıyıp biriktirdiği toprak.:LÖS

Kil,balmumu gibi kolayca biçimlendirilebilen maddeleri yapılacak heykellere model hazırlamak üzere hacimli olarak biçimlendirme,taslak yapma.:MODELAJ

Kilidin dilinin yerleşmesi için açılan delik.:ZIVANA

Kilimanjaro Dağının en yüksek tepesi.:KİBO

Kilime benzer, el tezgahlarında dokunan renkli ve motifli uzun yolluk. Renkli motiflerin içlerinin doldurularak desen oluşturulması.:ZİLİ(SİLİ)

Kilis ilinde ünlü bir kale.:RAVANDA

Kilis yöresinde yetişen bir zeytin cinsi.:ATTUN

Kilis yöresine özgü zeytin,kırmızı biber,kekik ve nar ekşisiyle yapılan bir yiyecek.:EKŞİLEME

Kilis yöresine özgü,kemikli et,patlıcan ve nohutla yapılan bir yemek.:TEŞRÜBE

Kilise çanı.:NAKUS

Kilisede çan çalan kimse.:ZANGOÇ

Kiliseye aykırı düşüncelerinden dolayı diri diri yakılarak öldürülmüş ünlü İtalyan filozof,astronom ve matematikçi.:GİORDANO BRUNO

Kilit dili.:PERİCİK

Kilit,anahtar ustası.:ÇİLİNGİR

Kilit,tel,çivi,reze gibi ufak tefek metal eşya.:HIRDAVAT

Kilosaykılı simgeleyen harfler.:KS

Kimi su bitkilerinin, suyun altındaki organlarında bulunan ve hava boşlukları içeren dokusu.:AERANKİMA

Kimi Afrika kabilelerinde krala verilen ad.:KABAKA

Kimi ağaçlardan elde edilen kokulu bir reçine. Kahverengi, mor, esmer, vişne çürüğü renginde ağır,sert,ahşap kaplamacılığında kullanılan ağaç türü.:PELESENK

Kimi akıl hastalarında yangın çıkarmaya duyulan aşırı istek Yangın çıkarma hastalığı. Yangın çıkarma saplantısı olan.:PİROMANİ

Kimi alkali metallerin aydınlatıldıklarında elektron açığa çıkarma özelliğini kullanan yada başka maddelerin ışık etkisiyle direnç değişimi gösterme özelliğinden yararlanan ışık-akım çeviricisi.:FOTOSEL

Kimi Anadolu evlerinin üst katlarında dışa doğru çıkıntılı inşa edilmiş hela.:KİRNAS

Kimi av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş.:MÜHRE

Kimi Avrupa toplumlarında Yahudilerin gönüllü olarak yada zorlanarak yerleştikleri kent dışındaki yer.:GETTO

Kimi aygıtlarda ve işlerde para yerine kullanılan küçük marka.:JETON

Kimi Batı devletlerinde soyluluk sanı. Almanca toprak parçası anlamına gelen march sözcüğünden türemiştir.Marki eşine de Markiz adı verilir.:MARKİ

Kimi bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir cisim durumuna gelen bir tür şekerli özsu,kudret helvası.:ÇİS (ÇİSİ)

Kimi durumlarda orta hecede bulunan vurgusuz ünlülerin düşmesi.:HAPLOLOJİ

Kimi eklemlerde kemik arasında bulunan kıkırdaksı levha.:MENİSK

Kimi göçebe Türk boylarında birkaç aileye ait çadırdan oluşan topluluk ve bu topluluğun konakladığı yer.:AVUL

Kimi görevleri yürütebilmek amacıyla sürekli ya da geçici konaklanılan yer.Operasyon merkezi.:ÜS

Kimi güç doğumlarda çocuğun başını tutup dışarı çekmeye yarayan araç.:FORSEPS

Kimi hastalıkları tedavi amacıyla bir bez üzerine yayılıp vücudun kimi yerlerine konan koyuca lapa ya da eczalı parça.:YAKI

Kimi hayvanların özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.:AKITMA

Kimi hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde.:SAGU

Kimi ilkel kabilelerde,kadını gebe bırakmak için atalarının attığına inanılan kutsal taşa verilen ad.:NAMATUNA

Kimi İslam tarikatlarında büyük ve zilsiz tefe verilen ad.:MAZHAR

Kimi Kenya kabilelerinde kızların sünnet edilmesine verilen ad.:İRUA

Kimi maddeleri çözme özelliği taşıyan sıvı.:SOLVENT

Kimi mantarların büyüme ve üreme organı.:ASK

Kimi minerallere,kristallere ve kayaçlara özgü yarılma düzlemi.:DİLİNİM

Kimi ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme. Benzeşim,örnekseme. Bir sonuç çıkartma yolu :ANALOJİ

Kimi örtülerin yada çamaşırların kenarına makineyle yapılan bir tür süs. Makinede yapılan bir dikiş.:PİKO

Kimi sesli harflerin üstüne konan yan yana iki nokta.:TREMA

Kimi Slav uluslarında prens,kral anlamında kullanılan sözcük.:KNEZ

Kimi Türk topluluklarında nevruza verilen ad.:ÇAĞAN

Kimi Türk topluluklarında ve İran’da kullanılan bir soyluluk sanı.:MİRZA

Kimi yapılarda giriş kısmının yada kapı ve pencerelerin üstünde bulunan üçgen veya yarı değirmi süsleme .:ALINLIK

Kimi yerlerde kadınların boydan boya örtündükleri çarşaf.:CAR

Kimi yerlerin giriş kapılarında bulunan ve bilet sarılan yer.:GİŞE

Kimi yörelerde ahmak,sersem anlamında kullanılan sözcük.:DADAL

Kimi yörelerde babanın kız kardeşine verilen ad.Hala,teyze.:EMETİ

Kimi yörelerde beşikteki çocukların bacakları arasına yerleştirilen sidik şişesine ya da sidiği bir kaba akıtacak boruya verilen ad.:SÜBEK

Kimi yörelerde düğünde oğlan tarafından kız tarafına verilen hediye anlamında kullanılan sözcük.:HELET

Kimi yörelerde kaput bezine verilen ad.:ÇAPAN

Kimi yörelerde küçük derelerde balık avlamaya yarayan bir tür ağ.:POŞ

Kimi yörelerde külde pişmiş mayasız ekmeğe verilen ad.:TORTA

Kimi yörelerde mayası tutmamış hamur anlamında kullanılan sözcük.:ANİK

Kimi yörelerde uzun tüylü,süslü,güreşçi erkek deveye verilen ad.:TÜLÜ

Kimi yörelerde üç yada dört yaşına kadar olan dişi manda.:EVERE

Kimliği bilinemeyen,tanımlanamayan gök cismi.:UFO

Kimononun üstüne takılan,biçimi ve boyutu cinsiyete,yaşa,mevkisine ve bölgeye göre değişen,bir düğümle birleştirilen geniş ipek kuşak.Japon kemeri.:OBİ

Kimsenin eli olmadan ansızın meydana gelen zararlı olgu.:KAZA

Kimsesiz .:BİKES

Kimseye,hiçbir şeye ihtiyacı olmayan.:SAMED

Kimya göçümü.:ŞİMİOTAKSİ

Kimyada bir molekül içindeki atomların uzamdaki dağılım yada yerleşim düzeni,uzamsal biçimlenme.:KONFİGÜRASYON

Kimyada,bir tek formülle açıklanamayan bileşikler için kullanılan sözcük.:MEZOMER

Kimyasal bir yöntemle parlaklık verilmiş pamuk ipliği.:MERSERİZE

Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi.:POLARMA

Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde.:ELEMENT

Kinayeli konuşan,iğneli söz söyleyen.:KANİ

King adlı iskambil oyununda kupa papazına verilen ad.:RIFKI

Kinizme verilen bir ad.:SİNİZM

Kir,leke,bir şeyden kalan kötü iz.:ŞAİBE

Kir,pislik.:LEVS

Kira geliri getiren mülk.:AKAR(AKARET)

Kira öder gibi ev sahibi olmanın yollarını açan sistem.:MORTGAGE

Kiracı.:MÜSTECİR

Kiraya veren kimse.:ACİR

Kiraya veren.:MUCİR

Kiraz kuşu da denilen bir kuş.:ÇİNTE

Kiraz rakısı. Vişne veya kirazdan yapılan,pastacılıkta kullanılan su rengindeki alkol veya içki.:KİRŞ

Kireç karıştırılan tekne.:TAVA

Kireç taşı.:KALKER

Kireç,sönmemiş kireç.:KİLS

Kireç,zeytinyağı,pamuk ve yumurta akının karıştırılmasıyla elde edilen,daha çok musluk ve su borularının deliklerini tıkamaya yarayan bir tür macun.:LÖKÜN

Kireçli bölgelerde kirecin erimesi yada yer altındaki karstlı bir çukur tavanın çökmesiyle oluşan doğal kuyu.:DÜDEN

Kiremit ve tuğla tozlarının kireç ve su ile karıştırılmasından elde edilen bir çeşit harç.:HORASAN

Kiremit rengi.:ANGUDİ

Kirlenme veya hastalık kapmaktan,pislikten aşırı derecede korkma.:MİZOFOBİ

Kirletme, pisletme.:TELVİS

Kirli sarı renk.:KAZBOKU

Kirli sularda bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan Eberth basilinin sebep olduğu ortalama üç hafta süren ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı.:TİFO

Kirli ve durgun sularda yaşayan,yassı gövdeli,bir gözeli hayvan.:TERLİKSİ

Kirli yada donuk sarı renk.:NOHUDİ

Kirli,pis,karışık,düzensiz.:MÜLEVVES

Kirliliği gösteren iz.:LEKE

Kirpi gibi tostoparlak olabilen bir tür karıncayiyen.Dikenli karıncayiyen.:EKİDNE

Kirpiotu, koniçiçeği gibi adlar da verilen ve vatanı Kuzey Amerika olup çay gibi haşlanarak içilen şifalı bir bitki.:EKİNAZYA

Kişiler arasında gözetilen saygı sırası.:KORAM

Kişiler, zatlar.:ZEVAT

Kişiliğin bir anlatımı olarak kabul edilen el yazısını yorumlama tekniği.:GRAMOFOLOJİ

Kişiliksiz,boş,serseri.:SAPISİLİK

Kişinin ağzının kokmasından duyduğu korku.:HALİTOFOBİ

Kişinin çocukluğunu geçirdiği yere dönmek için duyduğu dürtüsel gereksinme.Evinden,ülkesinden uzak yerlerde yaşayan insanlarda görülen,aşırı biçimde geriye dönme isteği.:NOSTOMANİ

Kişinin dış dünyayla ilişkiyi reddederek kendi iç dünyasına kapanması, otizm.:KAPANIM

Kişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu aşırı hayranlık. İnsanın kendi benliğini sevmesi.:NARSİSİZM

Kişinin yüzünün kızarmasından duyduğu korku.:ERİTOFOBİ

Kişinin,kendisini başkasının yerine koyarak onun duygularını, düşüncelerini, isteklerini anlayabilme yeteneği.:EMPATİ

Kişinin,kendisini kurt yada başka bir hayvan sandığı akıl hastalığı,kurt adam hastalığı. :LİKANTROPİ

Kişisel bilgisayarın kısaltması.:PC

Kişisel duyguların ilham yolu ile coşkulu ve etkili anlatımı.:LİRİZM

Kişisel ve genellikle özel bir konuya değinen kısa düzyazı çalışması.En büyük ustası Montaigne olan yazı türü.:DENEME

Kişiye ait,özel.:ZATİ

Kitabı Dede Korkut,Divanü Lügat-it Türk,İbni Mühenna Lügatı gibi yapıtların çevirileri,araştırmaları ve yayımları ile tanınmış yazar ve dilcimiz.:KİLİSLİRİFATBİLGE

Kitap biçiminde takvim.Yıllık.:ALMANAK

Kitap getirmemiş peygamber.:NEBİ

Kitap içindeki bir yazıyı açıklayan ya da süsleyen resim.:İLLÜSTRASYON

Kitap kılıfı.:ŞÖMİZ

Kitap korkusu.:BİBLİOFOBİ (BİBLİYOFOBİ)

Kitap okumayı çok seven kimse.:BİBLİYOFİL

Kitap yazan veya hazırlayan,bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse , yazar.:MÜELLİF

Kitap yazma. Bir eser üzerindeki hak.:TELİF

Kitap, takip, patik, katip örneğinde olduğu gibi,bir sözcük içindeki seslerin yerini değiştirerek elde edilen yeni sözcüğe verilen ad.Bir sözcüğün ya da cümlenin harflerinin yerini değiştirerek yeni bir sözcük elde etme.:ANAGRAM

Kitap,defter gibi şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için konan küçük kağıt.:ETİKET


Son Güncelleme: Pazar, 08 Haziran 2014 12:24