Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa BULMACA SÖZLÜĞÜ -Sorulara göre- K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...) - Sayfa 2

K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...) - Sayfa 2

e-Posta Yazdır PDF
Makale İçeriği
K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Tüm Sayfalar
Kan bilimci.:HEMATOLOG

Kan damlası,keklik gözü gibi adlar da verilen,kırmızı yada sarı renkli çiçekler açan bir süs bitkisi.:ADONİS

Kan görmekten duyulan korku.:HEMATOFOBİ

Kan grubunda sabit işaret.Rhesus faktörü.(Bu faktörün isim babası bir maymun türüdür).:RH

Kan hücrelerinin kanseri.:LÖSEMİ

Kan işeme,idrarda kan tespit edilmesi.:HEMATÜRİ

Kan korkusu.:HEMATOFOBİ

Kan pıhtısı.:ALEKA

Kan pıhtısı.:TROMBUS

Kan ve lenf gibi vücut sıvılarında bulunan çekirdekli,yuvarlak hücre, lökosit.:AKYUVAR

Kan ve lenf serumunda bulunan albüminli bir madde.:FİBRİN

Kan yolu.:DAMAR

Kana kırmızı rengini veren çekirdeksiz,yuvarlak,küçük hücre.:ALYUVAR

Kana susamış,zalim.:HUNHAR

Kanaat ve düşüncesini sık sık değiştiren,sözüne güvenilmeyen,kaypak kimse.:DÖNEK

Kanaatkar.:YETİNGEN

Kanada Kayalık Dağlarının en yüksek tepesi.:ROBSON

Kanada’da bir göl.:RONGE

Kanada’da bir ırmak.:PEEL

Kanada’nın kuzeyindeki topraklara,Eskimoların Bizim Ülkemiz anlamında verdikleri ad.:NUNAVUT

Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü yada pamuklu,şal yakalı,kemerli kruvaze ceket. Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket.:KANADİYEN

Kanalizasyonda,yer altındaki temizleme parçalarını kontrol etmek ve çeşitli doğrulardan gelen boruları,başka bir doğruya yöneltmek için yapılan baca,lağım bacası.:RÖGAR

Kanama.:NEZİF

Kanarya adalarına özgü,ıslık dili de denilen,dört ünlü ve dört ünsüz harften oluşan dil.:SİLBO

Kanarya sevenler derneği.:SERİNOFİL

Kanat teleklerinin uzun ve serti.:TELEKE

Kanatları geniş,tüyleri kara renkte,tarla ve bahçelere çok zarar veren kuş.:KARGA

Kanatları küt olduğu için uçamayan,bacakları güçlü,Yeni Zelanda’da yaşayan bir kuş.Apteriks.:KİVİ

Kanatların bağlı bulunduğu kapı yada pencere çerçevesi.:KASA

Kanavcı otu,horoz gülü gibi adlar da verilen otsu bitki.:KEKLİKGÖZÜ

Kanaviçe veya telleri sayılabilecek türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılan özel bir işleme.Daha çok Fransa’da duvarlara asılmak üzere yapılan kabartma işlemeli resimli halı.:GOBLEN

Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen,genellikle genç kızlarda görülen kansızlık.:KLOROZ

Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı.:PLAZMA

Kanda asalak bulunması.:PARAZİTEMİ

Kanda hastalık yapan bir bakteri bulunmasından ileri gelen her türlü hastalık.:SEPTİSEMİ

Kanda ve öbür vücut sıvılarında asitlik düzeyinin anormal derecede yüksek olması.Kanda asit fazlalığından ileri gelen hastalık.:ASİDOZ

Kanda,lenfte,safrada v.s.’de bulunan bir protein türü.:GAMAGLOBÜLİN

Kandaki alkol oranını ölçmekte kullanılan birim.:PROMİL

Kandaki glikoz seviyelerini düzenleyen,pankreasta hücre kümelerinden meydana gelen bir hormon.:İNSÜLİN

Kandaki istenmeyen maddelerin ayrıştırılması işlemi.:AFEREZ

Kandaki şeker oranı.:GLİSEMİ

Kandaki ürik asit miktarı.:ÜRİSEMİ

Kanguru gibi,dişilerin karnında yavrularını taşımaya yarayan kese bulunan hayvanlar takımı.:KESELİLER

Kanguru ve koala ile birlikte Avustralya’nın en ünlü hayvanı olan ve kahkahaya benzer ötüşüyle tanınan kuş.:KOOKABURRA

Kanı fazla insan.:DEMENİ

Kanı oluşturan maddelerden biri olan iri moleküllü protein.:GLOBULİN

Kanı,kan yapıcı organları ve bunların hastalıklarını konu alan bilim dalı.:HEMATOLOJİ

Kanın hemoglobinle renklenmiş alyuvarı.:HEMATİ

Kanın pıhtılaşmasındaki bir bozukluğa bağlı kanama hastalığı. Kan dinmezliği.:HEMOFİLİ

Kanıtlanabilir bilimsel önerme.:TEOREM

Kanla beslenen. Kan asalağı.:HEMATOFAJ

Kanlı basur hastalığı,dizanteri.:İĞİNİK

Kanlı basur.:DİZANTERİ

Kanserde ışın tedavisi. İks (x) ışınlarının biyolojik etkisine dayanan bir tedavi yöntemi.:RADYOTERAPİ

Kansız. :ANEMİK

Kansızlık.:ANEMİ

Kanun koyma.:TAKNİN

Kanun kural mantık ölçülerine dayanmayan.:KARAKUŞİ

Kanun, santur gibi yatırılarak çalınan sazların ortak adı.:YATUK

Kanuna benzer bir çalgı.:NÜZHE

Kanuna benzeyen ve tellerine iki küçük tokmakla vurularak çalınan bir çalgı türü.:SANTUR

Kanuni Sultan Süleyman döneminde 14 yıl boyunca kaptanıderyalık yapmış, gösterdiği üstün savaş başarılarının yanı sıra çeşitli kentlerde yaptırdığı camilerle de tanınmış Osmanlı denizcisi.:PİYALEPAŞA

Kanuni Sultan Süleyman’ın şiirlerinde kullandığı mahlas.:MUHİBBİ

Kanunlarla belediyeye verilmiş emir ve yasakları belediye sınırları içerisinde takip etmekle görevli kolluk kuvveti.:ZABITA

Kanunsuz işlerle uğraşan kimselerden oluşan çete.:GANG

Kaolinden yapılan ,genellikle beyaz ve ince hamurdan,üzeri renksiz ve saydam sırla kaplanmış,inceldikçe yarı saydamlaşan ve yüksek ateşte pişirilen camsı seramik.:PORSELEN

Kap ağırlığı.:DARA

Kapadokya yöresine özgü yufka,tavuk eti,ceviz üzerine kırmızı biberli tereyağı gezdirilerek yapılan bir tür mantı.:KORİPAPARONİ

Kapadokya’da,peri bacalarının en güzel örneklerinin yer aldığı bir yöre.:PAŞABAĞI

Kapalı bir yerde seslerin dağılım biçimi. Ses dağılımı,yankılanım. Sesin titreşim sıklığı,süresi ve duyulma gücü bakımından taşıdığı nitelik.Yankı bilim.:AKUSTİK

Kapalı elin aldığı miktar.:SIKIM

Kapalı jimnastik ayakkabısı.:KES

Kapalı olarak yapılan veya söylenen,dolayısıyla anlatılan,kapalı,gizli.:ZIMNİ

Kapalı ve dört tekerlekli bir at arabası.:KUPA

Kapı kolunun altına monte edilen metal parça.:ROZET

Kapı mandalı,sürgü. Kapıyı sıkıca kapamak için arkasına enine sürülen demir veya ağaç.:TIRKAZ

Kapı önlerine yapılan masif seki.:ÇUTRA

Kapı sürgüsü.:KÜSKÜ

Kapı sürmesi. :JERFİN

Kapı ve pencerelerin ağaç,taş yada betondan üst eşiği,boyunduruk.:LENTO

Kapı ve pencerelerin üstüne atılan ağaç ya da beton destek.:ATKI

Kapı ve pencerenin kenarlarına geçirilen uzun,ensiz parça. Bir şeyin çevresine veya kenarına uzunluğuna eklenen dar kenarlık.:PERVAZ

Kapı ve pencerenin yerleştirildiği kasa,çerçeve.:SÖVE(SÜVE)

Kapı vs şeyleri kapalı tutmaya yarayan,döner tahta veya metal parça.:MANDAL

Kapı yada pencere boşluğu.:AÇIT

Kapı yada pencere gibi açıklıkların üzerine konulan ağaç,taş veya beton kiriş, lento.:BOYUNDURUK

Kapı zembereğinin mandalı.:HOROZ

Kapı, geçit, boğaz.:BAB

Kapı, pencere ya da kapak kenarlarına açılan dik açılı girinti.:LAMBA

Kapı,pencere üstüne kemer yerine konulan kalın ağaçlar.:ETEBE

Kapıcı.:BEVVAP

Kapılara takılan yaylı kapama düzeneği.:ZEMBEREK

Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol,sürme.:SÜRGÜ

Kapının,pencerenin dışarıdan açılmasını engellemeye yarayan ve çengele benzeyen küçük aygıt.:TIRKI

Kapitalizmin ilk sanayi girişimi dönemine özgü imalathanelere verilen ad.:MANÜFAKTÜR

Kapkara.:KUZGUNİ

Kaplama yada doldurma olmayan.:MASİF

Kaplamacılıkta kullanılan bir tür ince tahta.:ŞENDERE

Kaplamada kerestesinden yararlanılan çok sert bir ağaç.Hint meşesi.:TİK

Kapların halka biçiminde olan tutulacak yeri,tutamak.:KULP

Kaplıca bilim.:BALNEOLOJİ

Kaplıca, ılıca.:BANA

Kaplıca, ılıca.:ÇERMİK

Kaplumbağa kabuğu.:BAĞA

Kaplumbağa.:TOSBAĞA

Kapsam.:ŞÜMUL

Kapsama, içerme, içine alma.:TAZAMMUN

Kapsama, içerme, içine alma.:TEŞMİL

Kapsama,içerme.:İHTİVA

Kapsız yorgan. Yorgan kılıfı.:MİTİL

Kaptanın veya tayfaların, gemi sahibine ya da sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.:BARATARYA

Kaptırma da denilen kollu testere.:SIĞAÇA

Kaput,prezervatif.:KONDOM

Kar amacı gütmeyen NGO’lar (Sivil Toplum Kuruluşları) için internette kullanılan adres uzantısı.:ORG

Kar ayaklığı.Tokaçlı kar ayakkabısı.Kara batmamak için ayağa takılan bir çeşit örgülü ayaklık.:LEKEN

Kar maskesi.:BALAKLAVA

Kar ve pekmezle,bazen de şerbetle yapılan kar helvası.:BASMACA

Kar ve pekmezle,bazen de şerbetle yapılan kar helvası.:KARSAMBAÇ

Kar veya buz üzerinde kaydırılan tekerleksiz taşıt.:KIZAK

Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması.:KARIK

Kara boya.:ZAÇYAĞI

Kara elmas.:KARBONADO

Kara tarafı.:CANİBİBERRİ

Kara toprak.:ÇERNOZYOM

Kara ve demiryolunun kavşak yeri olan geçit.:HEMZEMİN

Kara yemiş ağacı. Süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç.:TAFLAN

Kara yolu. :BERREN

Kara yumuşakçası.:ENA

Kara,siyah.:ESVED

Karaağaç ve dişbudakta olduğu gibi perikarpı (en dış örtüsü) zarsı kanat biçiminde uzayan ve tek tohum içeren kuru meyve.:SAMAR

Karabaş da denilen ıtırlı bir bitki.:KEŞİŞOTU

Karabatak kuşuna verilen bir başka ad.:TUMAĞAN

Karabiber ağacı.:AVA

Karabuğdaygillerden ,20-40 cm yükseklikte,Amerika’da yetişen,bir çok türü bulunan,basit yapraklı,kökü toz durumuna getirilip hekimlikte ishal kesici olarak kullanılan bir ağaççık.:RATANYA

Karabuğdaygillerden ,hekimlikte kullanılan,iri gövdeli ve büyük yapraklı, beyaz çiçekli,çok yıllık otsu bir bitki.:RAVENT

Karabuğdaygillerden,dere kıyılarında,sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen, çok yıllık ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki.:EFELEK

Karabulut.:NİMBÜS

Karabük ilinde,Safranbolu ilçesinde bulunan Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri.:MENCİLİS(MENGİLİS)

Karabük’ün Yenice ilçesinde bir kanyon.:ŞEKER

Karaciğer iltihabı .:HEPATİT

Karaciğerin irileşmesi ya da körelmesi ile beliren hastalık.:SİROZ

Karada olduğu gibi suda da kullanılabilen araba,tank,uçak vs araç.:AMFİBİ

Karadağ’ın plaka imi.:MNE

Karadeniz bölgesinde yetişen bir zeytin cinsi.:MARENTELLİ

Karadeniz bölgesinde yetişen bir zeytin cinsi.:PATOS

Karadeniz bölgesinde yetişen bir zeytin cinsi.:SATİ

Karadeniz bölgesinde yetişen,hacı kadın denilen siyah renkli bir tavuk ırkı.:GERZETAVUĞU

Karadeniz bölgesinde yetiştirilen yerli tavuk ırkı.:HACIKADIN

Karadeniz bölgesine özgü bir zeytin cinsi.:GÖRVELE

Karadeniz Bölgesine özgü bir zeytin cinsi.:OTUR

Karadeniz bölgesine yerleşen Türkmen boyları.:ÇEPNİ

Karadeniz bölgesinin batı kesiminde ulusal park kapsamına alınan ve kayak merkezi olan bir dağ.:ILGAZ

Karadeniz bölgesinin dağlık kesimlerinde görülen dağınık kırsal yerleşme tipi.:DİVAN

Karadeniz bölgesinin Doğu Karadeniz bölümünde bir dağ ve geçit.:KOP

Karadeniz bölgesinin Doğu Karadeniz bölümünde,Trabzon-Erzurum karayolunda bir dağ geçidi.:KOP

Karadeniz Ereğlisi’nde bir şelale.:VARAGEL

Karadeniz Ereğlisi’ne özgü bir çilek cinsi.:OSMANLI

Karadeniz Ereğlisi’ne özgü,ketenle dokunan ve giysi yapımında kullanılan bir bez.:ELPEK

Karadeniz kıyılarında kereste taşımakta kullanılan bir tür küçük yelkenli tekne.:İNEBOLUKÜTÜĞÜ

Karadeniz kıyısı halkının giydiği dar paçalı potur.İç donu üzerine giyilir ve kalçaya sıkıca yapışır.Körüklü ağı bacaklara serbestlik sağlar.Genellikle şayak adlı dokumadan dikilir.:ZIPKA

Karadeniz kıyısında bir plaj.:ANAPA

Karadeniz sahillerinde trata ağıyla yapılan balık avcılığına verilen ad.:ANAMOTRATA

Karadeniz teknesi.8-12 m boylarındadır ve 5-10 ton yük taşıyabilir.:TAKA

Karadeniz yöresinde haşlanmış mısıra verilen ad.:KOLİVA

Karadeniz yöresinde kadınların kullandığı iki renk üzerine çubuklu pamuklu peştamal. İpekli peştamal.:FUTA

Karadeniz yöresinde patlamış mısıra verilen ad.:PAFULİ

Karadeniz yöresinde yetişen ve çorbası yapılan,ısırgana benzer yabanıl ot.:MENDEK

Karadeniz yöresinde,atmacayı tuzağa düşürerek yakalanmasını sağlayan kuşa verilen ad.:GAÇO

Karadeniz yöresine özgü bir tür erkek ayakkabısı.:ÇAPULA

Karadeniz yöresine özgü karalahana,fasulye,fındık ya da cevizle yapılan bir yemek.:DUDEĞİ

Karadeniz yöresine özgü yelkenli bir tekne.:GAGABURUN

Karadeniz yöresine özgü, ormanlık bölgelerde yontulmamış ağaç gövdelerinin üst üste oturtulmasıyla yapılan ev.:ÇANTI

Karadeniz yöresine özgü,balla yapılan bir hamur tatlısı.:ZIRIKTA

Karadeniz yöresine özgü,kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kalkık bir tür erkek ayakkabısı.:ÇAPULA

Karadeniz yöresine özgü,laz böreği de denilen ve yufkayla yapılan tatlı.:BUREĞİ

Karadeniz yöresine özgü,mısır ununa çeşitli sebzeler katılarak yapılan bir tür ekmek. İçine ıspanak,patates,peynir yada kıyma konularak yapılan bir tür pide.:LEMİS

Karadeniz yöresine özgü,peştamal ya da başörtüsü yapımında kullanılan dokuma. Başa,bele bağlanan yöresel örtü.Trabzon dokuması.:KEŞAN

Karadeniz yöresine özgü,yağı alınmış sütten elde edilen lor peyniri.:MİNCİ

Karadeniz yöresine özgü,yufkalar arasına fındık konularak yapılan bir hamur tatlısı.:YUFAKA

Karadeniz’de balıkçı teknelerine verilen ad. 8-12 m boylarındadır ve 5-10 ton yük taşıyabilir.:TAKA

Karadeniz’de çınar ağacına verilen ad.:KAVLAN

Karadeniz’de imal edilen balıkçı teknesi.:ALAMATRA

Karadeniz’de yaşayan bir yunus balığı.:TIRTAK

Karadeniz’de yetişen ve derideki tahrişleri iyileştirmekte kullanılan otsu bitki.:LİVERA

Karadeniz’den Marmara’ya en son göç eden uskumrular.:MAVRİKO

Karadeniz’in bazı bölgelerinde yetiştirilen bir tür koyun.:HERİK

Karadeniz’in doğusunda yaşayan halka verilen ad.:LAZ

Karadeniz’in kuzeyindeki iç deniz.:AZAK

Karagöz balığına benzer ,eti çok lezzetli bir Akdeniz balığı. Sırtı gri mavi,gözleri arasında sarı bir leke,kapakçığında kırmızı çerçeveli siyah bir leke bulunan kemikli balık. Çupra, çopra,alyanak.:ÇİPURA

Karagöz balığının yavrusu. :KAÇİKOROZ

Karagöz oynatan kimse. :HAYALİ (HAYALCİ )

Karagöz oyununda Çingene karakteri.:TODİ

Karagöz oyununda kambur cücenin adı.:BEBERUHİ

Karagöz oyununda perde.:AYNA

Karagöz oyununda şarkı,türkü ve semaileri söyleyen kişi.:YARDAK

Karagöz resimleri gibi deriden ya da başka bir maddeden kesilmiş resim ve şekiller.:ABAK

Karagöz ve orta oyununda Kastamonulu tiplemesine verilen ad.:BABAHİMMET

Karagöz ve ortaoyununda Ermeni tiplemesine verilen ad.:HAY

Karagöz ve ortaoyununda sarhoş ve kabadayı tiplemelerinden biri.:MATİZ

Karagöz ve ortaoyununda Yahudi tiplemesine verilen ad.:CUD

Karagöz,orta oyunu,tuluat gibi seyirlik oyunlarda lafı açan ve karşıdakine nükte yapma fırsatı vererek konuşan kişiye verilen ad.:ŞİRİNKAR

Karagöz’ün açılıp kapanabilen başlığına verilen ad.:IŞKIRLAK

Karahindiba’nın sebze olarak yenen yaprakları.:RADİKA

Karaimler de denilen Orta Asya kökenli ,Türk soylu Musevi topluluğu.:KARAYLAR

Karakalem resimde çizgiyi yada pastel boyayı yaymak için kullanılan,kendi üzerine sarılmış kağıt yada deri.:ESTOMP

Karakeçili de denilen bir Türkmen boyu.:ULUYÖRÜK

Karakter çözümlemesi ya da geleceği önceden bilmek amacıyla sayıların kullanılması.:NÜMEROLOJİ

Karakter, huy, yaratılış.:SECİYE

Karakteristik özellikleri yoğun elektronik gitar kullanımı,yavaş ya da hızlı ama mutlaka ısrarlı ve sürekli bir ritim ve genellikle çığlık çığlığa bir vokal olan rock müzik türü.:HEAVYMETAL

Karakteroloji. :IRABİLİM

Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu.:ASTRAGAN

Karalama.:MÜSVEDDE

Karaları çevreleyen ve karalardan sayılan, 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleri.:ŞELF

Karaman kentinin eski adı.:LARENDE

Karaman’da Yörükler tarafından dokunan bir cins halı.Yünden ve tiftikten el tezgahlarında dokunan uzun havlı (tüylü) halı.Örtü ve döşemelerde kullanılır.:TÜLÜ

Karaman’ı Mut ve Silifke’ye bağlayan karayolunda yüksek bir dağ geçidi.:SERTAVUL

Karaman’ın Ayrancı ilçesinde bir mağara.:HIŞLAYIK

Karaman’ın Ermenek ilçesinde,Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri.:MARASPOLİ

Karaman’ın Taşkale beldesinde,dik bir kaya kütlesine kat kat odacıklar biçiminde oyulmuş mağaralara verilen ad.:MANAZAN

Karamandola da denilen bir çeşit kumaş.:TİFİN

Karamanoğullar’nın en büyük atası olan Türkmen emiri.:NURESUFİ

Karameke de denilen bir tür yaban ördeği.:SAKARCA

Karamsarlık,çaresizlik, değersizlik duygusu,kendine güvensizlik, önemsiz nedenlerden ötürü suçluluk duyma ve kendini suçlama,sosyal yaşamdan çekilme, iştahsızlık ya da aşırı yeme,uykusuzluk ya da fazla uyku,fiziksel hareketlerde yavaşlama, yoğunlaşamama, neşesizlik, unutkanlık, kararsızlık, halsizlik, baş ağrısı gibi fiziksel şikayetler,normalde hoşlandığı etkinliklere veya yaşama karşı genel ilgisizlik, zevk alamama,aşırı durumlarda ölüm ve intihar düşünceleri v.b. ile tanımlanan ve belirlenebilir bir hadiseye bağlı olarak ortaya çıkan ruhsal bir çökkünlük durumu. Ruhsal çöküntü. : DEPRESYON

Karamsarlık,kötümserlik.:PESİMİZM

Karanfilgillerden,bazı türleri bahçelerde süs olarak dikilen,guguçiçeği de denilen bir süs bitkisi.:HÜSNÜYUSUF

Karanlık,gizli,belirsiz.:MUZLİM

Karanlıktan aşırı derecede korkma.:AKLUOFOBİ

Karanlıktan korkma.:SKOTOFOBİ

Karar veremeyen,mütereddit.:DURUKSUN

Karargah.:MAKAR

Kararlaşmış,kararlaştırılmış.:MUKARRER

Kararlılık.:İSTİKRAR

Kararname,tutanak.:MAZBATA

Kararsız.:MÜTEREDDİT

Kararsızlık, tereddüt.:İKİRCİK

Karasal. Karayla toprakla ilgili.:BERRİ

Karasergi de denilen, siyah, yuvarlak taneli ve ekşi bir üzüm cinsi.:KARAPARMAK

Karasevda,melankoli.:MALİHÜLYA

Karasu denilen göz hastalığı. Göz tansiyonu.:GLOKOM

Karate,judo gibi dövüş sporlarında vuruş,darbe anlamında kullanılan terim.:ATE

Karateci.Bilgisayar ekranında karate oyununda.:KARATEKA

Karatede yumruk ve tekme atma gibi dövüş tekniklerinin uygulandığı yarışma.:KUMİTE

Karayip Adalarında yaşayan yerli bir halk.:KALİNA

Karayollarının kenarında yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm.:ŞARAMPOL

Karayolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler.:KASİS

Karbon ,fosfor gibi maddelerin,fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.:ALOTROPİ

Karbon ve Hidrojen atomları karışımı.:ETİL

Karbon.:C

Karbonatlı kum taşı.:MOLAS

Karbonil grubuna iki alkol kökünün bağlanmasıyla türeyen bileşik.: KETON

Karda batmayan ayakkabılık.:HEDİK

Karda yürümek için ayakkabılara takılan kalbura benzer ayaklık.:PAÇİLE

Kardeş çocuklarının birbirlerine göre her biri.:BÖLE

Kardeş eşleri olan gelinler.:ELTİ

Kardeşi Bilge Kağan’ın tahta çıkmasına yardım eden ve onun komutanlığını yapan Göktürk prensi.:KÜLTİGİN

Kardinal başlığı. Bilim doktorlarının ve Kardinallerin giydikleri dört köşe külah yada başlık.:BARATA

Kardinal çiçeği de denilen otsu bir süs bitkisi. Salkım durumundaki mavi çiçekleri olan bir bitki.:LOBELYA

Kare.:DÖRDÜL

Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.:DAMA

Karelere çeşitli rakamları yerleştirme ilkesine dayalı,Japon kökenli bir mantık oyunu.:SUDOKU

Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir.:STRİKNİN

Kargagillerden,karnı beyaz,kanatları ve kuyruğu kül rengi diğer yerleri parlak,kara uzun kuyruklu kuş.:SAKSAĞAN

Karı ile kocadan her biri.:IRS

Karı kocanın baba ve analarının her biri.:DÜNÜR

Karı, eş. Kadın.:AVRAT

Karın duvarında yapılan ufak bir kesikten sokulan aletle karın boşluğunun görsel olarak incelenmesine olanak veren işlem.Karın zarı boşluğunun ışıklı bir aygıtla gözlenmesi ve ameliyatı.:LAPAROSKOPİ

Karın duvarında yapılan ufak bir kesikten sokulan aletle karın boşluğunun görsel olarak incelenmesine olanak veren işlem.:LAPAROSKOPİ

Karın içi organlarını örten saydam görüntülü ince bir zar. Karın zarı.:PERİTON

Karın üstü kaslarının veya boğazın kasılmasına yol açan,paniğe kapılma şeklinde görülen ruhsal ve fiziksel rahatsızlık.:ANGUAZ

Karın zarı iltihabı.:PERİTONİT(PERİTONEAL)

Karınca yiyen hayvan.:NUMBAT

Karınca yuvası.:KÖRE

Karınca.:MUK

Karıncaları inceleyen bilim dalı.:MİRMEKOLOJİ

Karından bacaklı bir yumuşakça cinsi.:RAPANA

Karındanbacaklı yumuşakça cinsi.:NERİTA

Karısı tarafından aldatılan erkek.:KERATA

Karısına söz geçiren erkek.:KAZAK

Karışık durum.:CURCUNA

Karışık renkli olan.:ALACALI

Karışık renkli,birkaç renkli pamuk iplikten el tezgahlarında dokunan bir kumaş türü. Beşparmak da denilir.:ALACA

Karışık,anlaşılmaz.:ÇETREFİL

Karışıklık, kargaşa.Evrenin düzene girmeden önceki uyumsuz ve karışık durumu.:KAOS

Karma, karışık.:MUHTELİT

Karmaşık sorunların çözümünde ve incelemesinde bilimsel ve özellikle matematiksel yöntemlerin uygulanması.:YÖNEYLEM

Karmaşık.:KOMPLEKS

Karnaval maskesi.:MASKARA

Karnaval.:FAŞİNG

Karnı şiş,altı düz su kabı.:FIÇI

Karnın açılması.:LAPARATOMİ

Karnıyarık yemeği.:KISTIRMA

Karpuz,kavun ve ham incir kurutulup pekmezle kaynatılarak yapılan bir tatlı.:İLENDE

Kars ilinde bir mağara.:KOBİEN

Kars ve Ardahan yöresinde yaşayan Türkmen kökenli bir halk.:TEREKEMELER

Kars ve Ardahan yöresine özgü bir tür yufka ekmeği.:FESELLİ

Kars ve Ardahan yöresine özgü,sac üzerinde pişirilen bir tür yufka ekmeği.:FESELLİ

Kars ve çevresinde yaygın Azerbaycan kökenli bir halk oyunu.:ARZUMANİ

Kars yöresinde çorba içmekte kullanılan büyük ve kulplu bardağın adı.:MERSEFE

Kars yöresinde 1880-1960 yılları arasında yaşamış Rus asıllı bir halk.:MALAKANLAR

Kars yöresinde ayçiçeğine verilen ad.:SIMIŞKA

Kars yöresinde,evleri ısıtmakta kullanılan büyük sobaya verilen ad.:GALANKA

Kars yöresine ait bir halk oyunu.:AKMA

Kars yöresine özgü bir halk oyunu.:ASKERANİ

Kars yöresine özgü mayasız hamurdan,kaymakla yoğrularak yapılan ve sac üstünde pişirilen bir çeşit ekmek.:NEZİK

Kars yöresine özgü tandırda pişirilen bir tür pide.:KALIN

Kars, Ardahan ve Iğdır yörelerinde yetiştirilen beyaz yünlü koyun cinsi.:TUJ

Kars, Erzurum ve Ağrı yöresine özgü türkülü bir halk oyunu.:ENZELİ

Kars,Ağrı ve Iğdır illerine özgü,et ve nohutla yapılan bozbaş da denilen bir yemek.:PİTİ

Kars’ın 8 km güneybatısında,kayalar üzerine yapılmış hayvan resimleriyle ünlü bir vadi.:BORLUK

Kars’ın Akyaka ilçesinde,yüzlerce kuş türünü barındıran bir göl.:KUYUCUK

Kars’ın Arpaçay ilçesinde bir göl.:MİŞKO

Kars’ın Digor ilçesinde 7. yüzyıldan kalma bir katedral.:MREN

Kars’ın doğusunda ünlü antik kent.:ANİ

Kars’ın Kağızman ilçesinde,ortaçağda yapılmış bir kale.:KEÇİVAN

Kars’ın Sarıkamış ilçesinde bir yayla.:ŞEHİTEMİN

Kars’ın Sarıkamış ilçesinde kayak merkezi olan dağ.:CIBILTEPE

Kars’ın Sarıkamış ilçesinde,ulusal park kapsamına alınan bir dağ.:ALLAHÜEKBER

Karstik bölgelerdeki erime ovaları,Gölova.:POLYE

Karstik kayaçlardaki küçük kanalcıklar.:LAPYA

Karşı cinsin kılığına girmiş eşcinsel.:TRAVESTİ

Karşı koyan , karşı çıkan.:MUARIZ

Karşı olan.:ALEYHTAR

Karşıdakine vurmak için parmaklara geçirilen demir parçası. Kunduracıların,derileri vurarak inceltmek için kullandıkları metalden tokmak.:MUŞTA

Karşılaşma sırasında boksörün bakımıyla ilgilenen kimse.:SÜVANYÖB

Karşılığı ödenmemiş bir poliçeden dolayı, hak sahibince sorumlu kişilerden birine çekilen yeni poliçe.:RETRET

Karşılık olma, karşılama.:TEKABÜL

Karşılık.:İVAZ

Karşılıklı alıp verme.:TEATİ

Karşılıklı iki kişi tarafından söylenen şarkı.:DÜET

Karşılıklı iki yandan her biri.:GEÇE

Karşılıklı konuşma.:DİYALOG

Karşılıklı konuşma.:MÜKALEME

Karşılıklı lanet okuma.:LİAN

Karşılıklı olarak birbirini etkileme işi.:ETKİLEŞİM

Karşılıklı olarak.:BİLMUKABELE

Karşılıklı yer değiştirme.:BECAYİŞ

Karşılıklı.:MÜTEKABİL

Karşılıksız edinim.:İVAZSIZ İKTİSAP

Karşılıksız yarar sağlanılan yer.:ARPALIK

Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan,geveze.:ÇAÇARON

Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması,temas.:KONTAK

Karşıt karşıtı iyileştirir ilkesi.Savaşılması gereken hastalığın belirtilerine karşıt belirtiler meydana getiren ilaçların verilmesini öngören ve en çok kullanılan tedavi yöntemi.:ALLOPATİ

Karşıtlık,çelişki.:TEZAT

Kartal,atmaca,çaylak gibi yırtıcı kuşlara verilen ad.:ÇALAĞAN

Kartalgillerden,50-55 cm uzunluğunda,Avrupa ve Asya’nın dağ,orman ve çalılıklarda yaşayan yırtıcı bir kuş.:ŞAHİN

Kartalgillerden,leşle beslenen yırtıcı bir kuş,sarsak doğan.:KERKENEZ

Karton,tahta veya plastikten yapılan,üzerine şerit,iplik vs sarılan koni veya silindir.:MASURA

Karyolanın yanına konulan,üstü masa biçiminde çekmeceli küçük dolap.:KOMODİN

Kas ağrısı.:MİYALJİ

Kas faaliyeti. :KİNEZİ

Kas yapılı ur.Kas dokularında görülen tümör.:MİYOM

Kas,kemik fonksiyonlarını geliştirme ve iyileştirmek için yapılan havuz tedavi programı. Kimi hastalıkları su ile tedavi etme, su tedavisi.:HİDROTERAPİ

Kasap,deve kasabı.Gaddar,zalim.:CEZZAR

Kasaplık bir sığır ırkı.:ANGUS

Kasaplık hayvanlarda karnın içinde,belkemiğinin iki yanından aşağıya doğru uzanan ve yumuşaklığı dolayısıyla beğenilen et bölümü.:BONFİLE

Kasaplık hayvanlardan elde edilen çeşitli yağların eritilmişi.:ÇERVİŞ

Kasaplık hayvanların budu.:JİGO

Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü yer,kesim evi,mezbaha.:KANARA

Kasaplık hayvanların kesilmiş ayağı.:PAÇA

Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ad.:UYKULUK

Kasatura, bıçak gibi kesici silahların uzun ve keskin demir bölümü.:NAMLU

Kasık biti.:KIRKAYAK

Kasık lenf bezlerinin iltihaplanması.:HIYARCIK

Kasık.:ANE

Kasım patına benzer bir çiçek.:PAT

Kasımpatına verilen bir başka ad.:KRİZANTEM

Kasları vücuttaki öbür organ ve dokulara bağlayan yapı,kiriş.:TENDON

Kastamonu ilinde bir baraj.:KARAÇOMAK

Kastamonu ilinde bir kanyon ve mağara.:KARACEHENNEM

Kastamonu ilinde bir sulama barajı.:ASAR

Kastamonu yöresinde yufka ekmeğine verilen ad.(Ter,ince anlamına geliyor).:TER

Kastamonu yöresinde,közde ya da sacda kebap edilmiş kestaneye verilen ad.:ABABURA

Kastamonu yöresine özgü bir tür lokma tatlısı.:ZELEM

Kastamonu yöresine özgü pirinç,bulgur ve mercimek karıştırılarak yapılan bir tür pilav.:ÜÇÜRDÜM

Kastamonu yöresine özgü,içine kıyma,patates,haşlanmış yumurta konularak yapılan bir börek.:SAMSI

Kastamonu yöresine özgü,mercimek ve pirinçle yapılan bir çeşit çorba.:ANAKIZ

Kastamonu yöresine özgü,pirinç ve yoğurtla yapılan bir tür yayla çorbası.:ECEVİT

Kastamonu’nun Abana ilçesinde bir iskele.:İLİŞİ

Kastamonu’nun Azdavay ilçesinde bir mağara.:MEDİL

Kastamonu’nun bir ilçesi. :ABANA

Kastamonu’nun bir ilçesi.:ABANA

Kastamonu’nun bir ilçesi.:AĞLI

Kastamonu’nun bir ilçesi.:ARAÇ

Kastamonu’nun bir ilçesi.:AZDAVAY

Kastamonu’nun bir ilçesi.:CİDE

Kastamonu’nun bir ilçesi.:DADAY

Kastamonu’nun bir ilçesi.:TAŞKÖPRÜ

Kastamonu’nun Cide ilçesinde bir vadi.:LOÇ

Kastamonu’nun Cide ilçesinde doğal güzelliğiyle tanınmış bir koy.:GİDEROS

Kastamonu’nun Cide ilçesinde,sarkıt ve dikitleriyle tanınmış bir mağara.:KILIÇLI

Kastamonu’nun Küre ilçesinde bir kanyon.:ERSİZLERDERE

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bir kanyon.:HORMA

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bir mağara.:EJDER

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bir mağara.:MUŞKULU

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bir şelale.:ILICA

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde kireç taşları içinde oluşmuş, iki katlı kolay girilebilen ünlü ve Türkiye’nin en derin mağaralarından biri.: ILGARİNİ

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde ünlü bir kanyon.:VALLA

Kastamonu’ya özgü bir cins bulgur.:SİYEZ

Kastamonu’ya özgü bir cins bulgur.Binlerce yıldır Anadolu’da ekilen bir buğday cinsi.:SİYEZ

Kastamonu’ya özgü tavuk ya da hindi eti ve yufkayla yapılan bir yemek.:BANDUMA

Kastamonu-Bartın Küre dağları milli parkında,mağaralarıyla ünlü bir kanyon.:ARIT

Kastanyet eşliğinde bir kişi tarafından yapılan İspanyol dansı.:OLE

Kaş boyası.:MASKARA

Kaş ilçesinin karşısındaki Yunan adası.:MEİS

Kaş ve Kalkan arasında Mavi mağarası ve doğal güzelliğiyle tanınmış bir plaj.:KAPITAŞ

Kaş-Fethiye arasında uzanan kumsala ve burada kurulmuş önemli bir Likya kentine verilen ad.:PATARA

Kaşık Adası’nın eski adı.:PİTA

Kaşındırıcı bir deri hastalığı.:LİKEN

Kaşındırıcı bir deri hastalığı.:UYUZ

Kat kat çakıl ve kumdan oluşmuş yer kıvrımı.:OS

Kat kat dizilmiş geniş hamur şeritlerinden oluşan bir tür İtalyan hamur işi. İtalyan mutfağına özgü bir cins makarna yemeği.:LAZANYA

Kat,büklüm anlamında eski sözcük.:TA

Katalonya’nın geleneksel dansı ve müziği.:SARDANA

Katar’ın başkenti.:DOHA

Katarakt hastalığına verilen bir başka ad.:AKSU

Katı ve sıvı yakıtları yakarak elektrik enerjisi üreten santraller.:TERMİKSANTRAL

Katı,eğilip bükülmez.:RİJİT

Katı,hoşgörüsüz düşünce.Başkalarının siyasal ve dinsel düşüncelerine karşı katı ve hoşgörüsüz davranan.:SEKTER

Katılaşmakta olan bir sıvıda cisimler kristalleştikten sonra arta kalan çökelti.:ANASU

Katılma,karışma.:İLTİHAK

Katılma.:İŞTİRAK

Katılmış, ulanmış parça.:EK

Katılmış,ulanmış,eklenmiş.:MUNZAM

Katır yavrusu.Kısrakla eşeğin çiftleşmesinden doğan katır sıpası.:GINCIRAK

Katışıksız,saf,yalın.:MAHZ

Katışıksız,saf.:HALİS

Katil balina” da denilen bir balina türü.:ORKA

Katip.:YAZMAN

Katipler,yazıcılar.:KETEBE

Katlanma.:TAHAMMÜL

Katma,fetihle alma.:İLHAK

Katman.:TABAKA

Katmanlar halinde dilinebilen, ince taneli ve kristal yapılı kayaç.:ŞİST

Katmanlarında içi içe daireler bulunan billurlaşmış bir kalker türü.:SİPOLİN

Katolik inancında Meryem Ana’nın Günahsız Gebeliği anlamındaki kutsal gün.:İMMACOLATA

Katolik kilisesinde bağış karşılığında günahlardan kurtulma.:ENDÜLJANS

Katolik Kilisesinin başkanı.:PAPA

Katolik ve bazı Anglikan diyakozların gündelik cüppelerinin üstüne giydikleri ayin cüppesi.:DALMATİKE

Katoliklerde ölüler için yapılan dua, bu duaya özgü müzik . Ölünün hatırasına yapılan tören.:REQUİEM

Katoliklerde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın.:SÖR

Katoliklerde,bir bölgenin din işlerine başkanlık eden,papazlığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi.Katolik ve Doğu kiliselerinde en yüksek ruhani unvana sahip olan din adamı.:PİSKOPOS

Katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından elde edilen,kolay kırılan,az ısı ile eriyen,katı siyah parlak madde.:ZİFT

Katran,petrol,neft gibi maddelerden çıkarılan katı,beyaz,yarı saydam,buharı parlak bir alevle yanan,kimyasal etkenlere karşı ilgisiz,katı hidrokarbon. Mumun hammaddesi.:PARAFİN

Katranla kıldan yapılan ve kalafat işlerinde kullanılan bir tür macun.:BİLAR

Katyon :ARTIN

Kauçuk ağacının ve bazı bitkilerin genellikle süt görünümünde olan öz suyu.:LATEKS

Kauçuk,yalancı meme.:EMZİK

Kauçuktan veya türlü maddelerden yapılan,içi sıcak su veya kimyasal bir madde ile doldurularak sürekli ısı sağlayan kap.:TERMOFOR

Kavga,dalaş.:HIR

Kavga.:DALAŞ

Kavgacı .:ÇATAK(ÇAKTAK)

Kavim.:BUDUN

Kavisli,eğri,eğmeçli.:MUKAVVES

Kavisli,kısa,uç bölümü geniş,kabzasına doğru daralan bir tür kılıç.:PALA

Kavram;bir şey hakkında kabul edilen genel fikir. Düzen, anlayış, görüş, tarz, kavram.:KONSEPT

Kavram;bir şey hakkında kabul edilen genel fikir.:KONSEPT

Kavramcılık.:KONSEPTUALİZM

Kavrayış. Algı. Anlama yeteneği.:İDRAK

Kavrayışlı,anlayışlı.:İHATALI

Kavrulmamış et,kavurma.:SIZGIT

Kavrulmuş Antep fıstığı özünden yapılan ve hazmı kolaylaştırması için tüketilen bir tür kahve.:MENENGİÇKAHVESİ

Kavrulmuş buğday taneleri.:KAVURMAÇ

Kavrulmuş soğan ve salça ile pişirilen,sade ya da etli yemek. Etli,sebzeli ve bol soğanlı bir yemek türü.:YAHNİ

Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa şeker ya da tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek.:KAVUT

Kavun,karpuz,kabak gibi bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.:KÖKEN

Kavuniçi ile pembe arası bir renk.:YAVRUAĞZI

Kavuşmak istenen şey veya kimse için üzülme,özlem.:TAHASSÜR

Kaya ardıcı da denilen göçmen bir kuş.:TAŞKIZIL

Kaya hanisi.:LAGOS

Kaya ve ağaç kovuklarında su birikintisi.Yağmur suyunun biriktiği çukur yer.:KAK

Kayabalığının bir çeşidi.:AZMANKAYA

Kayabalığının bir türü. :KOVİT

Kayaç katmanlarının kırılmadan yukarı doğru kabarması sonucunda ortaya çıkan biçimli yapıların ortak adı. Yuvarsı kemer.:DOM

Kayak ve kros ile ateşli silah nişancılığı dallarını kapsayan kış sporları karşılaşması.:BİATLON

Kayak sporunda bir yarış dalı.:SLALOM

Kayak.:SKİ

Kayakçıları ya da yayaları,sürekli hareket halindeki bir kabloya asılı oturma yerlerinde taşıyan bir tür teleferik.:TELESİYEJ

Kayakeleri” de denilen ,renk değiştirmesiyle ünlü 20-30 cm boyunda sürüngen.Bir cins kertenkele.:BUKALEMUN

Kayakeleri” de denilen bir cins kertenkele.:AGAMA

Kayalık tepe.:ASAR

Kaybettiği ısıyı,çekirdeğinde ürettiği nükleer enerjiyle ikmal eden dev gaz topu.:YILDIZ

Kaygan.:ZIYPAK

Kaygı,üzüntü,gerilim.İnsanın bedensel ve ruhsal dengesini bozan her türlü etkene verilen ad.:STRES

Kaygusuz Abdal’ın kimi şiirlerinde kullandığı mahlası.:SARAYİ

Kayı boyuna bağlı olan ve 15 inci yüzyıldan beri Anadolu’nun çeşitli yörelerinde yaşayan ve Uluyörük de denilen Türkmen boyu büyük bir aşiret.:KARAKEÇİLİ

Kayık,mavna ve küçük gemilerin kalafata çekildikleri yer,küçük gemi barınağı.:ÇEKEK

Kayık,mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer,küçük gemi barınağı.:ÇEKEK

Kayık.:SANDAL

Kayık.:ZEVRAK

Kayıkları yürütmek için kullanılan kısa ve ince saplı kürek.:PADIL

Kayıkta dümen kolu. Dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol.:YEKE

Kayıngiller familyasından,ılıman bölge ormanlarında yetişen,uzunca kalın gövdeli,çok ince kabuklu,küçük oval yapraklı büyük ağaç.:KAYIN

Kayıngillerden,ılıman iklimlerde yetişen,25-30 metre kadar boylanabilen,meyvesi pişirilip yenilen,kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı.:KESTANE

Kayınpederi olan Şeyh Edebali’den tefsir,fıkıh ve hadis dersleri almış,Osman Gazi adına ilk hutbeyi okumuş din bilgini ve şair.:TURSUNFAKİH

Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen küçük meyveli bir türü.:ZERDALİ

Kayısı ve kuzu etiyle yapılan bir tür yahni.:MİŞMİŞİYE

Kayısı ya da erik kurusuyla yapılan bir tatlı.:KAYSEFE

Kayısı, erik, zerdali gibi meyvelerin kurusu.:ÇİR

Kayıtlamalar,kısıtlamalar.:TAKYİDAT

Kayıtsız,ilgisiz.:LAKAYT

Kayıtsızlık,tembellik,ihmalcilik.:TESEYYÜP

Kaymak ve peynirle yapılan helva.Yağda kavrulmuş unun üzerine pekmez,bal ya da şeker dökülerek yapılan bir tür helva.:DOLAZ

Kaymakam.(1930’larda).:İLÇEBAY

Kaymakam.:KAİMMAKAM

Kaynağı mitolojik çağlara dayanan kirişli bir çalgı.Gövdesi ağaç veya kaplumbağadan yapılmıştır.:LİR

Kaynak taşı,su mermeri.:ALBATR

Kaynak,pınar.:BULAK

Kaynak,pınar.:EŞME

Kaynak. :MEMBA

Kaynaklar,kaynakça.:BİBLİYOGRAFYA

Kaynamış ve kabuğu soyulmadan özel fırında pişirilmiş iri patates.Halk dilinde patatese verilen ad.:KUMPİR

Kaynanazırıltısına verilen bir başka ad.:GARGARİ

Kaynar suda haşlanıp üzerine yağ gezdirilen mısır unu yemeği.:MAMALİGA

Kaynaşma. Nükleer birleşme.:FÜZYON

Kaynatılarak koyulaştırılmış,baharat ve şekerle karışık şurup.:MÜSELLES

Kaynatılıp kıvama geldikten sonra dondurulan meyve suyu tatlısı.:MURABBA

Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkartıldıktan sonra kırılan buğday.:BULGUR

Kaynatılmış buğday,bulgur,mısır gibi şeyler.:HEDİK

Kaynatılmış mısır ya da buğday,hedik.:ÇOKRATMA

Kayseri ilinde bir göl.:ENGİR

Kayseri ilinde,önemli bir kuş alanı olan göl.:YAY

Kayseri ilindeki ünlü höyük.:KÜLTEPE

Kayseri yakınlarında Kapadokya bölgesinde bir ilk çağ antik kenti.:ANİSA

Kayseri’nin Ağırnas beldesinde bir vadi.:KORAMAZ

Kayseri’nin Melikgazi ilçesine bağlı bir belde.:GESİ

Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde,Aladağlar Ulusal Parkında yer alan,doğal güzelliğiyle tanınmış şelaleler.:KAPUZBAŞI

Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesinde Hisarcık deresi üzerine kurulu baraj.:AKKÖY

Kaz dağında bir yayla.:KARTALÇİMENİ

Kaz dağında yaşadığına ve ermiş olduğuna inanılan efsane kişisi.:SARIKIZ

Kaz dağının mitolojideki adı.:İDA

Kaz yavrusu.:PEPİL

Kaz,ördek,keklik,güvercin gibi bazı kuş yavrularının civcivlikten sonraki durumu.:PALAZ

Kaza ile, rastgele.:EZKAZA

Kaza yada başka bir olayı karadakilere bildirmek için gemilerden denize salınan,içinde mektup olan şişe.:POTKAL

Kazak mutfağına özgü,at etiyle yapılan ve hem sıcak hem de soğuk olarak yenen bir yemek.:JAL

Kazak süvari birliği.:LAVA

Kazak Türklerinde dombra adlı çalgı eşliğinde söylenen türkü.:ENG

Kazak Türklerinin 20. asır başlarında Rus egemenliğine karşı başlattığı ulusal hareket ve aynı adla kurulan ilk siyasal parti.:ALAŞORDA

Kazak Türklerinin soyundan geldiklerine inandıkları,efsanevi Türk hakanı ve kahramanı.:ALAŞAHAN

Kazak ve Kırgızlarda göçebe boylardan ayrılıp kent ve kasabaların çevresine yerleşen yoksul çiftçi ve işçi sınıfı.:CATAK

Kazak ve Kırgızlarda saz şairlerine ,destan şairlerine verilen ad.:AKIN

Kazak ve Özbeklerde at etinden yapılan sucuğa verilen ad.:KAZI

Kazakistan ulusal edebiyatının kurucusu olarak tanınan şair.:ABAY

Kazakistan’a özgü,kabak kemaneye benzer telli çalgı.:KILKIYAK

Kazakistan’daki Baykonur Uzay üssüne verilen bir başka ad.:TYURATAM

Kazakistan’ın Astana’dan önceki başkenti.:ALMATI


Son Güncelleme: Pazar, 08 Haziran 2014 12:24